%100 Doğa Outdoor Yaşam Etiği

Yazarlar

Anasayfaya git Sonraki yazara git Önceki yazara git
  • Kişi beğendi
  • Yazı Boyutu :
    Yazıyı Büyüt Yazıyı Küçült
  • Paylaş :

Kırmızı Beneklilerin Hikayesi

İsmail Atalay
info@yabantv.com

Doğal Alabalık Türlerimizin korunması ve sürdürülebilir üretiminde her yıl tekrar tekrar başarı hikayeleri yazılmaya devam ediliyor.

Trabzon Maçka Doğal Alabalık Üretim Tesislerine, Bolu Abant’taki son derece modern Abant Doğal Alabalık Üretim Tesisinin de eklenmesiyle her yıl milyonlarca doğal alabalık yavrusu ait oldukları sulara kavuşuyorlar.

Kaynaktan binbir zorlukla alınan anaç balıklar yaklaşık bir yıl süren yavru alım ve büyütme aşamasından sonra bire bin katarak dönüyorlar derelerine, o soğuk sularına…

Abant Üretim Tesisi belki ülkemizin en son teknoloji ile üretim yapılan tesisi sayılabilir. Çok az bir kaynak suyu ile onlarca filtreden geçen ve yine geri dönüşümünde çok az bir atık su bırakan son derece doğa dostu bir tesis. Üretimdeki tüm aşamalar elektronik olarak izleniyor. Anaçlar mutlu mesut, derelere binlerce yavru hazırlıyorlar. Cem Suveren ve Fatih Ayancık tesiste çalışan mühendisler. Muhtemelen bu satırlar yazılıyor iken onlar buz tutan Abant Gölünde buzları kırarak anaç toplamaya devam ediyorlardır. Eğer Abant’ın güzelliklerini görmek için bu mevsimde ordaysanız, gölün üzerinde kenarında buz gibi sularda çalışan birilerini görürseniz kesinlikle onlardır.

Gelelim Maçka Tesislerinde yaşanan başarı hikayesine;

Hatırlarsanız bundan birkaç yıl önce sizlere Yaban ekranlarından Trabzon Maçka Tesislerinde yaşanan bir faciayı, binlerce anaç doğal alabalığın ölümü ile sonuçlanan felaketi aktarmıştık. Bir firmanın Sümela Manastırı yolunda yapmakta olduğu hafriyat ve beton dökümü sırasında aşırı yağışlardan dolayı Altındere’ye karışan beton artığı tesise kadar ulaşmış, suda çözünen çimento anaç alabalıkların boğulmalarına neden olmuştu. Onlarca ilin derelerinden binbir emek ve alın teri ile toplanan, tesiste çalışan teknik personelin belki çocuklarından daha fazla önemsedikleri tüm anaç balıklar ölmüştü. Olaydan hemen sonra tesise gitmiş ve faciayı yerinde görmüştüm. Havuzların başında çaresizce bekleyen personellerin hepsinin gözyaşlarına bizzat tanık olmuştum. Üretim sorumlusu mühendis Özgür’ün gözlerinde o acıyı görmüş ve çaresizliğin ne demek olduğunu hissetmiştim. Ben bile “artık bu iş bitti” derken her geçen yıl Maçka’dan çok güzel haberler aldık ve almaya devam ediyoruz. Yine ekipler ülkemizin dört bir yanına dağılmışlar ve anaç balıklar toplanmış. Üretim tekrar başlamış ve yine derelerin prens ve prensesleri ait oldukları sular ile buluşmaya başlamışlar. Milyonlarca yavru balık şu an tesislerde ait oldukları sular ile buluşmayı bekliyorlar. Parayla, pulla, maaşla yapılmayacak bir gönül işi bu. Bu sevdaya tutulan tüm DKMP ekibini ayakta alkışlamak lazım. Saygıyla önlerinde eğiliyorum hepsinin.

Tüm çevresel baskılara ve çevre felaketlerine rağmen doğal türlerimizin korunması ve sürdürülebilirliği için çalışan ve destek olan herkesi tebrik ediyorum. Eğer yıllar sonra hala bu memleketin sularında doğal türlerimiz var olacak ise bunun nedeni o sulara aşık mühendislerimiz, işçilerimizle birlikte yönetimde olan liyakat sahibi yöneticilerimizin yanısıra ve bizler yani bu ülkenin taşına toprağına, suyuna sevdalı insanlar ve Yaban TV gibi bir ekranımız sayesinde olacaktır.

Sağlıcakla kalın.

Gönder