%100 Doğa Outdoor Yaşam Etiği

Yazarlar

Anasayfaya git Sonraki yazara git Önceki yazara git
  • Kişi beğendi
  • Yazı Boyutu :
    Yazıyı Büyüt Yazıyı Küçült
  • Paylaş :

Çulluk Avı

Dr.İnan Vardar
info@yabantv.com

Öncelikle şunu belirteyim, ben çulluk avcısı değilim. Bunun nedeni, Eskişehir'de gerek benim avcılığa başladığım 50 yıl önce, gerekse daha sonraki yıllarda özel çulluk avına giden hiç olmadı diyebilirim. Bizim nesilde böyle gördü, ancak bir avcının her avı yapması gerektiğini düşündüğüm için her yıl bir kaç kere özel çulluk avına giden ve Eskişehir'de bu avı başlatan da ben ve arkadaşlarım olduk. Yoksa benim avcılığa başladığım yıllarda köy kökenli avcılar bıldırcına bile tüfek atmazlardı, bizim İç Anadolu'da hala çulluğu bilmeyen pek çok avcı vardır, onlar için varsa yoksa tavşan ve keklik...

Avcılık yıllarımda Kasım, Aralık aylarında meşeliklerde yaptığımız keklik avlarında rastladığım sayılı çulluğu avlamışımdır, bir de her yıl Eskişehir'in kuzeyindeki Bozdağ'da çulluk olduğunu bildiğimiz belirli bölgelere bir kaç defa ava gider, çeşit olsun diye köpeksiz çulluk arar ve boşta gelmezdik...

Daha sonraki yıllarda ise çulluk için Bozdağ'ın da kuzeyinde kalan ve Sakarya nehrinin geçtiği 200 metre rakımlı, zeytin, pamuk, enginar hatta Antep fıstığı yetişen Sakarya vadisine gitmeye başladık. Eskişehir'e 40 km mesafede olan ancak dağı aşmak için kış aylarında biraz sıkıntı yaratabilen yolun sonunda, dağlar arasında yılın her ayında tarım yapılabilen bir sebze, meyve cennetine varırsınız. Dağların meşelik ve çamlık olması dolayısıyla bu bölgede çok sayıda domuz, geyik, kurt ve ayı yaşar, keklikte boldur ama arazi sarp ve bitki örtüsü sık olduğundan avcılık zordur.

Bu vadiye kar yağmaz, yağdığı nadir zamanlarda da bir kaç saatte erir, (Ancak bu kış çok kar yağdı ve seralar ile bahçeler çok zarar gördü) yazları çok sıcak, kışları ılımandır. Dağlara çok kar yağdığı zamanlarda ise dağlarda bulunan çullukların tamamı vadinin tabanına iner. Bir de Eskişehir'de hava sıcaklığının -10 ve daha soğuk olduğu zamanlarda kar olsun olmasın çullukları yine tabanda Sakarya nehrinin kıyılarında bulmak mümkün olur.

Bu durumda nehir kıyısındaki böğürtlenlerin ve gazellerin arasında bol miktarda çulluk kaldırılıp fişek atılır. Ben, iki arkadaş, iki gün üst üste gittiğimiz avlarda öğleden sonra işlerimize yetişmek kaydıyla yarım günde 30-35 çulluk kaldırdığımız avları hatırlıyorum.

Köpeksiz avlandığımız için çulluğu kaldırmak kadar vurduğumuz avı almakta zor oluyor elbette. Bir defa sıklıklara kendimiz giriyoruz ki, en çok ta ben girerim, bu yüzden her çulluk avından ellerim, kulaklarım, yüzüm yırtık dönerdim. Vurulan çulluğu gördüğüm halde böğürtlen dikenlerinden yanaşıp alamadığım avlar da oldu. Ayrıca burada en önemli konu da Sakarya'ya doğru uçan çulluklara atış yapmamak, çünkü suya düşen çulluğu almak imkansız...

Daha sonraki yıllarda yetiştiği yörede çulluk avına giden avcıların işleri nedeniyle Eskişehir'e yerleşmeleri ile bu avı daha doğru yapan arkadaşlar geldi ve bu avcılar civarda daha değişik avlaklar buldular, köpekle avlandılar ve Eskişehir'de de çulluk avı kültürü oluşmaya başladı.

Ancak bahsettiğim Sakarya vadisinde son yıllarda seracılığın hızla artması ve hemen her bahçeye köylülerin ev yapıp yaz kış oralarda ikamet etmesi neticesinde bu arazilerde avcılık yapmak ne yazık ki imkansız hale geldi.

Biz, 2006 yılından beri KIF (Köpek Irkları Federasyonu) Başkanı, sevgili kardeşim Ümit Özkanal ile ikimiz ava gidiyoruz. O bir köpek tutkunu, ben ise hiç köpekle avlanmamış bir avcı... Ümit çulluk avını da çok seviyor, böyle olunca son bir kaç senedir ikimiz meşeliklerde bereketli avlar yapıyoruz, bazen misafirimiz de oluyor. Ümit'in Setteri Lea bize çok güzel çulluk buluyor, ben de hem avın keyfini çıkarıyorum hem de Lea olduktan sonra elimi yüzümü yırttırmaktan kurtuluyorum...

Gönder