%100 Doğa Outdoor Yaşam Etiği

Yazarlar

Anasayfaya git Sonraki yazara git Önceki yazara git
  • Kişi beğendi
  • Yazı Boyutu :
    Yazıyı Büyüt Yazıyı Küçült
  • Paylaş :

Avda En Çok Sevdiğim Şey

Dr.İnan Vardar
info@yabantv.com

Daha önceki yazılarımdan birinde gitmekten en çok zevk aldığım avları saymıştım. Burada da ilk sıraları kaz, keklik, ördek ve çile vermiştim. Elbette yaşadığınız yörede en çok hangi av hayvanı varsa doğal olarak onun avına gidiliyor, ancak benim ölçülerime göre avlanmaktan heyecan duyma derecesi, avda mücadele etme oranı ile ilgili, yani en çok gayreti hangi avda gösteriyor ve orada yoruluyorsanız benim için en güzel av o avdır...

Bu durumu örnekle anlatmaya çalışayım: keklik avı dağda ve engebeli arazide yapılan bir av, ilk iş ise arazide kekliği bulmak; kalabalık gruplar için bu durum biraz kolay olsa da bizim gibi bir kaç kişilik küçük grupların kekliği bulması biraz zaman alabiliyor ve daha zor oluyor. Küçük grup derken şunu anlatmak istedim: "avcılıkta iki kişi az, üç kişi çoktur..." diye bir deyiş vardır, misafirimiz yoksa bizim yıllardır uyguladığımız avcı sayısı da genelde bu kadar olur. İşte bu durumda avı bulmak için çok yer gezmeli, süratli olmalı ve normal bir avcının sarf ettiği eforun çok üzerinde efor sarf etmeliyiz ki kekliği bulabilelim. Bunun yanında araziyi çok iyi bilmek, mevsim, hava durumu ve saatin kaç olduğunu bile değerlendirerek nokta aramalar yapmak kaçınılmaz oluyor, hele benim avcılık hayatımda hiç köpek beslemediğimi de hesap ederseniz işimin ne kadar zor olduğunu tahmin edersiniz.

Süratli bir şekilde gezdiğimiz kekliğin bulunması muhtemel yerlerde bir şey bulamazsak en kısa zamanda buluşup daha önce belirlediğimiz yakındaki diğer avlağa gidiyoruz. Tabii ki ava çıkmadan önce gideceğimiz mıntıkada bu şekilde intikal edeceğimiz 3 - 4 ayrı avlağın olmasına dikkat ediyorum. Keklik alayını bulmuşsak yılların alışkanlığı ile daha alay kalkarken kaç keklik olduğunu sayar veya en yakın tahmini yaparız. Sonra kaç tanesi nereye gitti onu değerlendirir ve sırayla her grubun peşine düşeriz. Avlağı bilip daha önce orada avlanmış olmanın bütün avantajlarını da kullanarak bir alay keklikle saatlerce avlanırız. Köpek olmayınca, dağılmış kekliklerin olması muhtemel her çalıya, her meşeye bakmak ve tüfek menzilinde bulunmak gerekir, onun için ümitli gördüğümüz bütün dere ve otluklara bizzat girip iyice ararız: işte benim mücadele dediğim şey budur: hız, hareket, sabır ve mukavemet...

Elbette bu performansı göstermek için çok güçlü ve iradeli olmak lazımdır ve bu özelliklerde kısa zamanda kazanılamaz, ancak av açık olsun olmasın, her zaman büyük fedakarlık yaparak formda kalır ve ava hazır olabilirsiniz. Kısacası avcılık günlük yaşantınıza yön verirse bu mücadeleleri kazanabilirsiniz. Bu konuda anlatacak daha çok şey var ama ileriki yazılara da biraz konu bırakalım. Ayrıca kaz ve ördek avında yapılan farklı mücadeleleri de başka haftalarda sizlere aktarmaya çalışacağım.

Diğer taraftan mesela bıldırcın avında belli bir arazide bıldırcının olması muhtemel yerlerde yavaş yavaş yürür, sizden veya köpeğinizden kalkan bıldırcına atış yaparsınız, avın sürekliliği, takibi ve heyecanı sınırlıdır.

Üveyikte de uygun bir yerde oturur, geçit yapan üveyiklere atış yaparsanız, burada da mücadeleden bahsedilemez. Bu arada ben atış becerisini hiç konu etmiyorum, anlatmak istediğim, avlanmaya başladığınız an ile ava tetik çektiğiniz an arasında doğayla, araziyle, hava şartlarıyla ve avla yaptığınız mücadele...

Bazı avcı dostlarımızın en çok bıldırcın veya üveyik avını sevdiklerini de biliyorum ve onlara hak veriyorum ama ben mücadeleyi sevdiğim için hangi avda mücadele ve beceri var, hangi av tecrübe istiyor onu anlatmak istiyorum. Elbette mücadeleyi ve avın zorluğunu tercih eden bir avcı olarak ta avı kolaylaştıran yöntemleri; kanuni veya gayri kanuni, ne olursa olsun, kullanmak istemiyorum. Ancak, ördek ve kaz avlarında başarıyla çalınan düdükleri ve uzun tecrübeler sonucunda kazanılmış manke atma tekniklerini de beceri saydığımı belirtmeliyim, hatta güzel bir su gümesi yapmak veya kaz çukuru kazmak bile ciddi bir tecrübe ister...

Gönder