%100 Doğa Outdoor Yaşam Etiği

Yazarlar

Anasayfaya git Sonraki yazara git Önceki yazara git
  • Kişi beğendi
  • Yazı Boyutu :
    Yazıyı Büyüt Yazıyı Küçült
  • Paylaş :

Sahip olduklarımız

Cem KARABAY
info@yabantv.com

Sevgili Yaban Sevdalıları,
Sizlere sahip olmak için mücadele verdiğimiz ve sahip olup da farkında olmadığımız nicelerden bahsetmek istiyorum.

Öyle ya hepimiz aklımızın erdiği yaştan beri bir şeylere sahip olmak için mücadele etmez miyiz? Hepimizin kendine koyduğu hedefler, ulaşmak istediği noktalar ve aşmak istediği engeller yok mudur?
Hangimiz diyebilir ki!

Ben bulunduğum bu yere, sahip olduğum bu değerlere hiç çaba göstermeden ulaştım diye.
Evet!
Mücadele, hedef koyma ve nihayetinde başarma.
Gerçekten hak ettiğin övgüye layık olma.
Değil midir ki “Marifet, iltifata tabidir” sözünü söyleriz o zaman gerçekten mücadele eden ve hedeflerine ulaşan herkesi takdir etmek gerekir.
İşte konumuz da burada başlıyor zaten;
Yıllarca mücadele verip yaşam kavgadır, kavga evrenseldir sözünden yola çıkıp hayatlarını sadece hedeflere ulaşmak, arzu ettiklerine sahip olmak için tüketen insanların hedeflerine ulaştıkları anda geriye dönüp bakmaları sonucunda hedefe ulaşırken yitirdiklerinin sahip olduklarını karşılayamaması mükâfatıyla yıkılmalarıdır.

Konumuz daha fazla para kazanmak için yavru ya da anaç demeden bulduğu balıkları toplayıp satan sonra da denizde balık kalmadı bu yunuslarda çok oluyor diyenleredir.
Ve bir çift sözümüzde sahip olduklarını yitirdiğinde ancak son görevi için tabutun başına gelenleredir.
Merhum hayatta iken senin korumana ve sevgine ihtiyacı varken söyle neredeydin? Şimdi çok geç… Artık altından kabristan da yapsan hatta konuya iştigal yasa da çıkartsan geç kalmışsan geç kalmışsın demektir. Ve geç kalmışsan tembelsin hatta üşengeçsin demektir. Ve unutmamalıdır ki bunlar kabahattir.
Hocam biraz ağır olmadı mı? Diyorsanız “lütfen biraz geriye doğru bakın, yakın zamanda neleriniz vardı ve nelere sahiptiniz sahip olmak istediklerinize yaklaşmak için hızla ilerlerken neleri ezip geçtiniz ve ya neleri yitirdiniz lütfen beş dakikalığına da olsa düşünün.

Ve yine bir kez daha aynı mesaj!....
Lütfen sahip çıkın bu hayata ve sahip çıkın sahip olduklarınıza. Zira fayda etmez sahip olduklarınızı yitirdikten sonraki pişmanlık, fayda etmez iş işten geçtikten sonra ki veryansınlar. Önemli olan değer vermektir, kıymetini bilmektir sahip olunanların. Değerini vermektir yaşayanların.

Anne, baba, kardeş, eş veya dost hatta iş, itibar, kariyer ve makam yitirilmedikçe anlaşılmaz değeri, ama o değer hayatın gerçeği ve hayat yaşam demektir yaşamın sürdüğü dünya demektir.
Kıssadan hisse, denizlerimizde av sezonu başladı ve tam gaz gidiyor ama pazar ve ya market tezgâhlarına baktığımızda 10cm lik Mezgit’ler avuç içi kadar Kalkan’lar var. Balıkların kökünü kazıma mantığı ile midir nedir talan edercesine av yapılıyor.
Kusura bakmayın ama YUH yani.

Hayır!..
Şimdi geride kalanlara, yaşayan değerlere sahip çıkma ve onlara hak ettikleri değeri verme zamanıdır. Şimdi at gözlüklerini atıp bu dünyadan göçerken yanımızda götüremeyeceğimiz ama sahip olmak için uğrunda öldüğümüz veya bilinçsizce öldürdüğümüz madde âleminden sıyrılıp, manevi değerlere sahip çıkma zamanıdır.

Her nerede sirküler dışında avlanma yapıldığını veya avlanmış balıkların satıldığını görürseniz vakit kaybetmeden 174 İhbar Hattını arayın. Ancak o zaman sürdürülebilir balıkçılığa tüketici ekseninin katkısı olabilir.

Son söz,
Sahip olduklarımızı yitirmediğimiz sürece, onlara sahibizdir.

Gönder