%100 Doğa Outdoor Yaşam Etiği

Yazarlar

Anasayfaya git Sonraki yazara git Önceki yazara git
  • Kişi beğendi
  • Yazı Boyutu :
    Yazıyı Büyüt Yazıyı Küçült
  • Paylaş :

"Murat, Havacılık Tarihinde Bir Efsanedir"

Ali Birerdinç
info@yabantv.com

Herkes “Murat Hoca için bir şeyler yazsana” diyor. "O senin en samimi arkadaşındı" diyorlar, ama yazamıyorum bir türlü.

Islanmasa şu klavye gözyaşlarımdan, bir şeyler düğümlenmese boğazıma, yazacağım tabi.

Geçtiğimiz günlerde başka bir hocamı Profesör Doktor Kutay Akpir hocamı kaybettim. Daha onun acısı geçmeden şimdide canım kardeşim,sevgili hocam Murat Öztürk’ü kaybettim.

B
urdur’da fermalı av köpekleri programını çekerken Murat’ın haberini duyduğumda yıkıldım, çöküverdim olduğum yere. 

Murat’ın babası da 1976 yılında uçak kazasında ölmüştü. İstanbul’dan, Antalya’ya giden Türk Hava Yolları uçağı Isparta’daki dağlara çakılmış, Murat’ın Adalet Partisi milletvekili babası hukukçu Kemal Ziya Öztürk, o uçak kazasında hayatını kaybetmişti.

Ne, ben o haberide Dünya Gazetesi Havaalanı muhabiri olarak yapmıştım.

Ne acı tesadüf ki, şimdi Murat için de yazı yazmam gerekiyor.

Oldu mu bu şimdi bu Murat Hoca? Diyesim geliyor içimde de, diyemiyorum.

Ben şimdi geceleri kimle dertleşeceğim?

Sırlarımızı kime anlatacağız?

Ya da ” pilot murat Hotmail.com” dan bana haber atmayacak mısın?

Delta Bravo Kilo kodlu uçakla uçamayacağız mı artık?

Bana “bas uçağın başını, ya da çek” diye fırça atmayacak mısın?

Benim, boğazda çektiğim yelken yarışlarının havadan görüntüsünü çekip bana atmayacakmısın?

Oldu mu şimdi bu Murat Hoca?

Hadi oldu diyelim de, erken olmadı mı be Hocam?

Demek Allahın sevgili kuluymuşsun ki göçüp gittin aramızdan.

Efsane gazeteci pilot Murat Öztürk 40 yıllık arkadaşım ve can yoldaşımdı.

Birlikte büyüdük birlikte çalıştık, birlikte kader arkadaşlığı yaptık.

Peki, Murat nasıl efsane olmuştu?

TRT ‘de muhabir olarak çalışırken,TRT’nin o kısıtlı imkânları ile muhteşem işler çıkarıyordu. Bende o yıllar da Günaydın gazetesinde muhabirlik yapıyordum. Daha sonra TRT ‘den ayrıldı ve havacılığa gönül verdi, ama gazetecilik aşkı da devam ediyordu.

Yeryüzünde Havacılığı da, gazeteciliği de delicesine seven başka bir insan yaşadığına inanmıyorum.

Yıllar geçtikçe pilotluğu öğretmenlik düzeyine gelen Murat Hoca ile Cem Uzan’ın kurduğu Star Gazetesinde birlikte çalışmaya başladık. Gecemiz gündüzümüz ayrı geçmiyor, ailece görüşmelerimiz de sürüyordu.

Kullandığı tek pervaneli uçağı ile havadan çektiği muhteşem fotoğraf ve videolar inanılmaz başarılıydı. Bir taraftan uçağı kullanıyor bir taraftan da fotoğraf çekiyordu.

Murat,1999 depremi olur olmaz İzmir’den beni aradı, ilk uçakla İstanbul’a geldi ve Hezarfen Havaalanından uçağına atlayıp doğru depremin merkezi Gölcük, Yalova, Çınarcık Düzce, Adapazarı ve İzmit’e geçip depremin o korkunç yüzünü gökyüzünden fotoğraflayıp faciayı dünyaya göstermişti. 

Gökyüzünde uçarken adeta bir hava polisi gibi etrafı gözlemliyor, haber olacak ve yerden görünmeyen her şeyi fotoğraflıyordu. Orman katliamları, orman yangınları, deniz kirliliği, tarihi eser kazılar görüntülüyordu. Görüntüleri çektiği kasetleri gecikmemesi için anlaştığız bir yere gelip uçağın camından atıyor, bende aşağıdan alıp gazeteye yetiştiriyordum.

Daha neler yapmadı ki Murat Hoca.

Tarihe ışık tutacak,”Yenikapı batıkları” kazılarını, Küçükçekmece’de bulunan "Bathonea" kazılarını havadan görüntüleyen ilk gazetecidir Murat . YABAN TV’ de yayınlanan bu görüntüleri tüm dünya Murat Öztürk‘ün kamerasından izlemiştir.

Uçağının kuyruğuna taktığı panolarla çeşitli duyuruları gökyüzünde gezdiren ilk pilottur Murat.

Murat Öztük, anlatılmakla bitmeyen bir insandır.

Yaptığı bu işlerden hiçbir menfaat ve çıkar beklemeyen, bir Allah'ın kulunun kalbini kırmayan sevgili kardeşim, geçtiğimiz Temmuz ayında uçağı ile bir kaza atlatmış ve leğen kemiği kırılmıştı, ancak “Yapma şu gösteri uçuşlarını” ricalarını dinletemedik.

Hatta son uçuşundan önce eşi Nilgün'ün ısrarla "yeter yapma şu uçuşları" uyarısına ” Ben gökyüzünde“ öleceğim" demişti. Öylede oldu.

Benim için Murat Öztürk Türk sivil havacılığına sağladığı katkılar nedeniyle Hezarfen Ahmet Çelebi, gibi bir adamdır.

Hatta, hiç ortada yokken Murat’ın ortaya çıkardığı Hezarfen Hava limanının adı “Murat Öztürk- Hazerfen Hava Limanı” olarak acilen değiştirilmelidir.

M
urat Öztürk, havacılık tarihinin bir efsanesidir.Onu bir yazı ile değil, kitaplarla  bile anlatamayız.

Seviyordu, çok seviyordu, kuş yürekli arkadaşım en sevdiği işi yaparken hayatını kaybetti. İşte tek tesellim budur.

Allah rahmet eylesin. Nurlar içinde yat.

Gönder