%100 Doğa Outdoor Yaşam Etiği

Yazarlar

Anasayfaya git Sonraki yazara git Önceki yazara git
  • Kişi beğendi
  • Yazı Boyutu :
    Yazıyı Büyüt Yazıyı Küçült
  • Paylaş :

MAK Yine Geldi Çattı

Mehmet Arpaz
info@yabantv.com

MAK zamanı yine geldi. 16 Mayıs’ta toplanacak. Hazırlanmış MAK taslağının aynen kabulü için ne gerekiyorsa yapılacak. Taslağın toplantı tarihinden 15 gün önce yayınlanması lazım. İş böyleyse öğrenmek için, meraktan kurtulmak için çok bir zamanımız kalmadı. Doğru dürüst avcıyı yanına alan, avcısız bir av düzeninin mümkün olmayacağını kanıtlayan bir MAK taslağı beklemekteyim. Zira Bakanlığın düzenlediği “Sürdürülebilir Av Yönetimi Eğiticiler Eğitimi” seminerlerinden iki tanesine eğitmen olarak katıldım. Serbest kaldığımız zamanlarda Av ve Avlaklar daire Müdürü Sayın Cemal Akcan ve şube Müdürleriyle sohbetlerimiz oldu. Onlar tarafından söylenenler “avcısız Türkiye’de bir av düzeninin olamayacağı” idi. Yukarıda yazdığım beklentim (avcı kullanılmadan) bu yüzdendir. Yoksa bu söylemlerin avcıyı kullanmaktan öte geçemeyeceği de bir gerçek olarak artık yerini alacaktır.

MAK toplantısına katılacak olan TAF Avcılık As Başkanı Sayın Atilla Tankut tarafından MAK’a sunulacak bir öneri için bu yazıyı kaleme alma ihtiyacı duydum. Sayın Tankut’un önerisi şöyle: Kınalı keklik, çil avları yine haftada 3 gün. Göçmen kuşların avları haftada 5 gün. Ama tüm av hayvanlarının avlanma süresinin 1 Şubat itibariyle sona ermesi. İşi basit aritmetiğe vurursak Şubat ayında avına izin verilen üç haftanın av günü 9 olarak hesaplanabilir. Oysa 5 aylık avlanma süresince verilen 2 gün fazlalıkla 40 av günü artmaktadır. Haftada 5 günlük av süresince zaten 5 gün av yapmak mümkün olmayacağına göre gün sayısının artmasıyla avlaklar da rahatlayacak 3 günlük av da olduğu gibi yoğun avcı baskısı altında kalmayacaktır.

Ocak sonunda kapatılacak avın en büyük faydası da domuz için olacaktır. Şubat ayı içerisinde yapılan domuz avları gerçekten bir vahşeti çağrıştırmaktadır. Vurulan dişi domuzların hepsinin gebe olduğu, vurulanların karınlarının yarılarak bir ay içerisinde doğacak her şeyiyle gelişmiş yavruların dışarı çıkarılmaları bu vahşeti bir kat daha artırmaktadır. Egeli avcıların şimdiden itiraz ettiklerini görür gibi oluyorum ama bu olaylara seyirci kalacaklarını da kendim bir Egeli olarak ihtimal vermiyorum.

Son Avrupa Federasyonlar Birliği FACE toplantısına Sayın Akcan da katıldı. Avrupa Şubat ayı avcılığını artık bitiriyor. Çok kısa bir sürede Türkiye’ye de bitirmesi konusunda baskılar başlayacaktır. Bu sene olmazsa seneye gerçekleşir. Bu sene gerçekleştirip kazançlı çıkmak akıl karıdır diye düşünürüm. Yaşam bölgesine dönen av hayvanlarının avlanmamasında bir görüş birliği içindeler. Önümüzdeki yıl bu uygulamayı yürürlüğe sokacaklar.

Bir önceki yazımda dile getirdiğim bölgesel yasaklar haricinde İL av yasaklarının devreye sokulmaması, keklik avının yasaklanmaması, avcının inisiyatifine bırakılması, komisyonda “biz ne yapalım ilden böyle istek geldi” deyip aklın önüne geçilmemesi en içten dileğimdir.

Avcımızı da ilgilendiren sadece av ne zaman açılıyor, ne zaman kapanıyor, hangisinden kaç tane vurulacak olmamalıdır. Madem ki avcısız olamayacağı söylenmektedir, her avcı fax ile e-mail ile görüş ve düşüncelerini Bakanlığa bildirmelidir. Bir dinlenmez, 2 dinlenmez ama sonra mutlaka kale alınır. Her avcı olana rasgele dileklerimle. 

Gönder