%100 Doğa Outdoor Yaşam Etiği

Yazarlar

Anasayfaya git Sonraki yazara git Önceki yazara git
  • Kişi beğendi
  • Yazı Boyutu :
    Yazıyı Büyüt Yazıyı Küçült
  • Paylaş :

Keloğlan

Ali Coşar - İsveç
info@yabantv.com

İsveçliler; Noel, yılbaşı ve istavroz ( haç çıkarma) yemek ve dinlencelerinden çıkar çıkmaz yaz tatilini düşünürler.  Ocağın ilk haftasında: Oteller, uçak biletleri, gurup seyehatleri arama hareketliliği başlar. 

Uzak ülkeler, egzotik adalar hayali ile başlayan taramalar çoğu zaman Alanya'da ucuz fiyatlı bir otel, bütçeye uygun her şey dahil bir tesis, ya da Girit adasında küçük bir motelde son bulur. Bu ruh halini iyi bilen büyük seyahat acentelerinin aktörleri o tarihlerde indirimli kampanya düğmesine basarlar. Kurtuluşu yok, o ağlardan birine  takılırsınız.

Tıpkı ekonomide kriz belirdiğinde altın alma-satma trendine benzer ortak bir davranış biçimidir bu. Bir tık ötede derken, birileri bizi izliyorsa! Bilgisayar ortamı toplumdaki bu  toplu davranış eğilimlerini ele veriyordur. Kasım ayında ''ışın tedavisi''  veya ''yaz ortası'' bayramında ''tekel'' kelimelerini tıklayan bunu kolayca görür.

Tatillere esintileri doğrultusuna giden, ''banka hesaplarımın içini boşaltırlar'' korkusuyla bilgisayar ortamında alış-veriş yapmaktan kaçınan, eski kalibre bir seyahatçi olmama rağmen, Ocağın ilk haftası bu ortamdan etkilenip yarı hayaller kurdum. Ne yalan söyleyeyim...

İnsan sevdiği ile Karayip Adalarına bir crusie gezisine çıksa diye...

Bu güzel düşler, İtalya'da Giglio adası açıklarında karaya oturup yan yatan, ''Costa Concordia'' gemisinin görüntüleri ile son buldu. kafada sıcak keyfi, baharat kokuları, 24 saat dansa davet eden müziğin ritmi uçuşurken, ''Marks kardeşlerin'' filmlerini aratmayacak türden ölümlerle biten gemi kazasını izlemek yanımıza kar kaldı.

Nükleer enerji kazaları olduğu zaman, ''insani faktör'' deyimini sıkça duyarız, yani insanın yanlış yapma gücü, sınırları... Ne derseniz deyin. Bu kaza da baştan değil ama sonra insani faktörle açıklandı.

Bu faktör aslında insanlık tarihindeki pozitif-negatif gelişmenin de temeli. Ancak yanlış yapma gücünüzün ötesine geçtiğiniz zaman bu deyim olumsuz çağrışımlar yapıyor.

Navigasyon yanlışlığı filan denilse de kazanın  asıl nedeni ''İnsani''.

Kaptan  adalılara gemisini göstermek için sahile yakın sürmüş! Gece  ışıklandırıldığında Bakü şehrine taş çıkartacak cinsten lüks gemiyi akşam üzeri adalılar yakından görsün derken  karaya oturtmuş. Kaptan 4200 insanı ölüme götürürken, ilk işi gemiyi hemen terk etmek olmuş. Adaya bu kadar yaklaşmak neredeyse rutin bir eğlence imiş. Çeşitli dedikodular çıktı hatta:

Belediye başkanından tebrik mesajı, adalılardan komisyon alırmış! Adanın reklamını yapıyor,  ileride turist çeker diye...

Yok içki, yok uyuşturucu, stres, yorgunluk derken neredeyse  kaptanın çalışma şartlarının kötü olmasına kadar götüreceklerdi işi.

Kurtarmadan çok kaosun yaşandığı can pazarı operasyonunun pratik yanlarını geminin aşçısı idare etmeye çalışmış. Kendi çabaları ile çarşaflardan ip merdivenler yapıp kurtulan dahi olmuş. Balayı için gemide bulunan, 30 saat sonra kazanın farkına varan Güney Koreli bir çift birbirlerine söz vermişler.'' Bir daha bu tür seyahatlere tövbe, kurtulursak ömür boyu birbirimize karşı saygılı bir çift olalım'', diye...

Geminin bağlı bulunduğu şirket davacı olmamaları için yolcu başına 10 bin avro üzerinde para vermeyi teklif etmiş...

İsviçre'nin Zürih kentindeki bir turizm fuarında hâlâ bu gezinin biletleri satılıyormuş. Tabi ki indirimli fiyata...Standın arka planında ise, ''Costa Concordia'' gemisinin 30 metre yarık açılıp kayalıklara vuran yan yatmış hali değil de göz kamaştırıcı büyükçe bir resmi. İnsanlar uzunca ucuz bilet kuyrukları oluşturmuş!

Neyse ki kelepir seyahat peşinde ama uyanık bir müşteri uyanmış ta, turizmciler hemen toparlanmışlar. 

Bütün bunlar olurken, gemi saatli bir bomba gibi bir o yana bir bu yana yakıt dolu tankerleri ile kayalıklara çarpıyordu!

Düşsel güzellikteki bu Akdeniz sahillerini, oradaki kuş ve marin yaşamı, tankerleri boşaltma konusunda ; İtalyanların ne kadar organize dir acaba? Diye düşünenler nefeslerini tutmuşlar.

Bu ara pekte alışık olmadığımız şeylerle karşılaştık:

Gemide bulunan,'' Titanik dehşeti yaşadık'' diyen 9 Türk vatandaşına hemen ulaşıldı ve sağlık durumları ile ilgili anında açıklamalar yapıldı.

Ekrem abi,

''Marks kardeşlere'' takılırısın belki. Bizdeki Keloğlan gibi, güler misin? Ağlar mısın?  Türünden filmleri ile tanınırlar. İtalya'daki kötü karakter ve al birini vur diğerine mantalitesine bakarsan.''hepimiz aynı gemideyiz'' demeye getiriyorlar lafı...

AC.

 

Gönder