%100 Doğa Outdoor Yaşam Etiği

Yazarlar

Anasayfaya git Sonraki yazara git Önceki yazara git
  • Kişi beğendi
  • Yazı Boyutu :
    Yazıyı Büyüt Yazıyı Küçült
  • Paylaş :

BU GÜZELLİKTE BU ÇİRKİNLİKLER

Mehmet Arpaz
info@yabantv.com

Hava aşağılarda 30 derece veya daha fazla. Yer Çamlıhemşin’in 25 kilometre üstü. Yayla. Ayder yaylası daha bayağı aşağılarda. ELEVİT Yaylası. Tabelasında rakım 1800 metre yazıyor. Kaçkar’ların eteği. Milli Park’ın içi. Daha da yukarılara çıkıyoruz. Belki 2500 metrelere. Doğa bir harika. Ladin çamlarının göğü delercesine sık, geçit vermeden kalem gibi düzgün yükseldiği yerler. Yeşil bu kadar tonlarda ancak boya atölyelerinde özel karışımlarla elde edilebilir. Her yer su, su, su. Bir dere başka bir dereye, o başka bir dereye, o da başka bir dereye bağlanıyor. İnsanın aklına “dünyada su bitse burada bitmez” diye geliyor. Çığ bazı yerlerde yeşili bıçak gibi kesip toprağı ortaya çıkarmış. Belirli bir yüksekliğe gelince ağaç bitiyor. Kaçkar tüm ululuğuyla ortaya çıkıyor. Kayaları ve geçit vermez yamaçlarıyla. O yamaçlara 5 evlik 10 evlik yayla evleri serpişmiş. Ama hepsinin kapısı, penceresi daha kapalı.

 

Ormanın kenarındaki bir yeşillikte anne ayı ile 2 yavrusunu 400-500 metre ileride yaklaşık bir saat seyrediyorum. Çığda yıkılmış bir ladin ağacının çürümüş kabuklarını soyuyor. Belli ki yavrularına protein lazım. Böcek arıyor. Şamua görmek ve fotoğraflamak için Kaçkar’ın kayalarına bakarken gözlerimiz acıyor. Arkalarında oğlaklarıyla bu mevsimde çok bol olarak görüldüğünü söylemişlerdi. Ama bir tane bile göremiyoruz. Öyle bir anlatmışlardı ki şamuaları ve oğlaklarını göreceğimden emindim.

 

Elevit yaylasının çok uzun yaklaşık 10 kilometre uzunluğunda bir kayak parkuru olduğunu öğrendim. Kaçkar’ın tepesine o karda kışta çıkmak imkansız. Kolayı bulunmuş. Helikopterlerle günde 6-7 kez kayakçılar bu parkurun tepesine bırakılıyor, kayarak aşağıya iniyorlarmış. Helikopter kalkış yeri Ayder’deki otellerin önünden oluyormuş. Turizm güzel, Dolar, Euro güzel ama doğa hepsinden güzel ve kıymetli. Doğanın eski haline gelmesi belki imkansız. Ama turizm orada olmazsa veya bu tür aktivitesi olmazsa da olur.

 

Elevit Muhtarı Naci Bey anlatıyor. “Kışın günde 6-7 kez helikopter buraya gürültüyle gelip kayakçı bırakıyor. Bırakıp gitse bir derece. Dağların yamaçlarında dolaşıyor. Şamuaları fotoğraflamak için yaklaşıyor.Yüklü olan hayvanlar kendilerini taştan taşa vuruyor ve yükünü atıyor. (Yavruyu atıyor) O yüzden biz 2 senedir buralarda yavrulu Şamua görmüyoruz. Hayvan herhalde buraları terk ediyor. Ondan geçtim, huş tavukları telef oldu. Helikopter sesinden çılgın gibi aşağılara uçuyorlar. Konacakları yerde kara vurunca gömülüp boğuluyorlar. Kara saplanınca dışarı çıkamıyorlar. Kar kalkınca ölüleri ortaya çıkıyor.”

 

Bu güzellikler içinde bu çirkinlikleri duyunca belki yarım saat konuşamıyoruz. Canımız hiç bir şey yapmak istemiyor. Yemek bile yemek istemiyoruz. Burası Milli Park. Huş tavuğu koruma altında. Şamualar kendilerini Milli Park içerisinde güya korumada sanıyorlar. Bu konuyu Yaban Tvde de dile getireceğim. Ancak  şimdi buradan Milli Parklar Genel Müdürlüğü’ne ve Avcılık Daire Başkanlığına ihbar ediyorum. Lütfen araştırsınlar ve ilgilensinler.

Buradan bizi kendi evinde misafir eden Muhtar Naci Bey’e çok, çok teşekkür ediyorum. Verdiği bilgilerle bizleri aydınlattığı için ve belki buna mani olabileceğimiz için daha bi çok teşekkürlerimi sunuyorum.

Gönder