%100 Doğa Outdoor Yaşam Etiği

Yazarlar

Anasayfaya git Sonraki yazara git Önceki yazara git
  • Kişi beğendi
  • Yazı Boyutu :
    Yazıyı Büyüt Yazıyı Küçült
  • Paylaş :

AV KANUNU MU?

Yaşar Burak Uslu
info@yabantv.com

Tekrar merhaba sevgili dostlar,

Malumunuz bu günlerde bir avcılık yasa tasarısı muhabbeti sürüp gitmekte . Bilindiği gibi 4915 sayılı Kara Avcılığı Yasası birkaç senedir hazırlanan çeşitli tasarılar ile değiştirilmeye, modifiye edilmeye çalışılmakta.

Kanun şimdide 1/824 sayı ile  Çevre Plan ve Bütçe Komisyonuna geldi ve 24.3.2010 günü saat 10:15 de T.A.F.’ın da katılımıyla  görüşüldü. Komisyona elden geldiği ölçüde tasarıdaki Avcıları rahatsız eden maddeler ve konular aktarıldı, muhataplarınca gerekli notlar dikkate alınmak üzere not edildi. Artık sonucu beklemeye başlıyoruz ve umuyoruz ki önerilerimiz dikkate alınsın.

Yasa tasarısını incelediğimde  avcılıktan çok orman kanunu, orman kanununda yeni bazı birimlerin kurulması, orman teşkilat kanunu, bazı arazilerin kamu kurumlarınca kullanımı ile bunların özelleştirilebilmesi ve bunun gibi maddeleri de görmek beni yadırgattı ne yalan söyleyeyim…

Yeni bir uygulama ile devlet ve genel avlak tanımının yapılışı ve benim çok önemsediğim Yaban Hayatı Koruma ve Geliştirme Sahalarının da ava açılabilmesine yol açacak düzenlemeler mevcut bu tasarıda.

Öncelikle şunun altını bir çizelim ; Yaban Hayatı Koruma ve Geliştirme Sahaları ‘‘ Gen Havuzu ’’ yani bilimsel literatürde tanımı ile ‘‘ Biyogenetik Rezerv Alanları ’’ statüsünde sahalardır, bu alanlarda koruma altındaki türü yaşatır ,sağlıklı bir popülasyon oluşturur ve saha dışındaki uygun meşcerelere yani doğal ortamlarına yurt genelinde damızlık bireyler nakleder ve memleketi yavaş ,yavaş abad edersiniz…

Yolladığınız bireyler maksimum beş yıl içinde uygun popülasyon değerlerine  ulaşır (ama öyle 20 sene çit altında tutup hala nesli tehdit altında düzeyinde olmadan ) ve sizde idare olarak bu alanda gerçek verilere dayanan etüt envanter çalışmasını masa başı değil, sahada bilim adamları ve uzman personel ve de eğitim almış avcılar ile yaparak, avlanma planı oluşturur her yıl bir kota belirler ve avlatırsınız ...!

Yani dünyanın hiçbir memleketinde koruma ve geliştirme sahası ya da kaba tabiri ile ANA SERMAYE avlak ilan edilip ava açılmaz …!

Peki ne yapılır, meşhur Avrupa Birliği der ki; Natura 2000 sahaları olarak adlandırılan koruma sahaları vardır bunların esasları da bellidir, siz bu sahalarda kuş ya da habitat direktifine göre avcılığı düzenleyen direktif kapsamında av yaptırabilirsiniz.

Yani AB bu işi düzenlemiş ve biz de bu direktifi Türk Mevzuatına aktardık ama her nasılsa  bizdeki Natura 2000 sahaları ile ilgili yönetmelik de avcılık mümkün değil sanki AB’de yasakmış da ondan  bizde de yasaklanmış gibi…! 

Peki  şu Amerika’yı yeniden keşfetme merakımız bir işe yaradı mı bu güne kadar...?

Ben görmedim, görene de rastlamadım.

Hadi AB mevzuatını ülkemiz mevzuatımıza çeviren kıymetli bürokratlarımız   avcılıkla ilgili mevzuatta avcılara da fikir sormak zorunda olduklarını bilmezler de ilgili AB bürokratları da mı bilmez buna da akıl sır ermiyor vesselam…!

Gelecek yazımda tekrar buluşuncaya kadar  Avına Sahip Çık Türkiye…!

Saygılarımla

Yaşar Burak Uslu

Gönder