%100 Doğa Outdoor Yaşam Etiği

Yazarlar

Anasayfaya git Sonraki yazara git Önceki yazara git
  • Kişi beğendi
  • Yazı Boyutu :
    Yazıyı Büyüt Yazıyı Küçült
  • Paylaş :

AVA DAİR HER ŞEY (Yeni)

Öğr.Gör.İlhan Deveci
info@yabantv.com

          Avcılık şüphesiz bizler için vazgeçilmez bir tutku. Bu tutkuyu çok üst düzeyde bir bağlılığa dönüştüren ise; aslında ava dair her şey…  

         Bu anlamda bir avcıyı tarzından, aracından, konuşmalarından, kılık kıyafetinden ya da kullandığı aksesuarlarından, ruhuna ve öz benliğine yansıyan hal hareket ve davranışlarından tanıyabilirsiniz. Yaşamımızda çoğu zaman avdan ve vurmaktan çok, doğaya katkı, hoş bir av sohbeti, mükemmel bir av ziyafeti, yeni bir av köpeği, güzel bir tüfek, kaliteli bir av malzemesi, bir dağ evi, bir şömine başı, eşsiz bir manzara  bizler için çok büyük  bir mutluluk kaynağı olabilmektedir. 

         Doğada olmak, yeşilin onlarca tonunda kaybolmak, serin berrak sularda kendimize gelmek, buz kesen karlı günler, yağmurda ıslanıp çamurda kirlendiğimiz, soğuktan donduğumuz anlar… Av için yola koyulduğumuz andan itibaren unutulan tüm dertler… Bizleri avcılığa bağlayan en önemli nedenlerden sadece birkaçıdır. 

         Avcılığı bir yaşam tarzı olarak seçmek, içimize sindire-sindire yaşamak anlamına gelen bu tüm değerleri algılamanın yanında vurmak, aslında en son önem derecesine sahip bir olgudur. Çoğu zaman kamuoyunun bizleri algılamaktan uzak yaklaşımı, önyargılı olarak yalnız bu noktada yoğunlaşır. 

         Bununla birlikte, vurma ve adet saplantısı ile avcılığı dar bir çerçevede değerlendiren bohçacı zihniyetinin sonuçları da, bu ön yargılı yaklaşımın  zeminini oluşturmaktadır. Avcılığı ve avcıyı temsil edemeyen bu yaklaşım, ön yargıların dışında ülkemizde avcılık aleyhtarı fikirlerin oluşmasının da temel nedenlerindendir. 

         Avcılığın bunca güzelliklerinin yanında, sözde bir diğerinden üstün olmanın işareti sayılan, limitleri aşan çok vurma gibi yanlış hevesler, yaşanan ya da yaşanacak güzellikleri de örtmektedir. Çoğu zaman bohçacılar arasındaki bu gereksiz yarış, gerilime, kırgınlığa, avcılığın amacı dışına çıkmasına ve maalesef doğaya zarar verme noktasına gelebilmektedir. Bu anlamda kendi içimizdeki farklılıklarımız zenginliğimiz olarak algılanmalı, gruplaşmalarımız fazla vurmaya değil güzellikleri paylaşmaya vesile olmalıdır. 

         Gerçek avcı; bu yarıştan uzak, avı, avcıyı, köpeği ve doğayı en iyi algılayan, dostluk ve kardeşlik bilincine sahip, gereksiz yarış ve kıskançlıklar yaşamayan, limit takıntısı asla olmayan, koruma bilincine sahip ve bu anlamda doğal yaşama katkı sağlayan, avda ve av dışı zamanlarda sosyal kişiliğe sahip dürüst kişidir. 

         Bu anlamda varsa yanlışlarımızdan dönmeli, avcılığımızı bir bütün olarak rakamlardan uzak değerlendirmeliyiz. Avda ve av dışındaki zamanlarımızda paylaşıma, dostluğa, doğaya ve avcılığa katkı sağlayacak faaliyetlere yer vermeliyiz. Şüphesiz bizlere de yakışan bu olacaktır. 

         Saygılarımla

Gönder