%100 Doğa Outdoor Yaşam Etiği

Yazarlar

Anasayfaya git Sonraki yazara git Önceki yazara git
  • Kişi beğendi
  • Yazı Boyutu :
    Yazıyı Büyüt Yazıyı Küçült
  • Paylaş :

DİĞER MALZEMELERİMİZ (Yeni)

Jak Boeno
info@yabantv.com

Üzerimizde taşıyacağımız malzeme konusunda sırada paletlerimiz, maske ve şnorkelimiz, balık ipimiz, bıçağımız ve şiş kakıcımız var.

Paletler

Palalar, sıkça tartışılan ve doğrusu herkese göre değişen bir konudur. Palet ayaklıkları için söyleyecek fazla bir şey yok. Bir çok firma ayaklık üretiyor. Hepsinin kalıpları farklı, ayağınıza en uygun olanı deneyerek bulacaksınız. Ayaklık denerken, neopren çorabınızı da giyin. 3mm çorapla iyi geliyorsa 4mm le sıkacaktır. 2mm le bolluk yapar. Ayaklığınız tatlı sıkı oturmalı.

Bol ayaklık öncelikle ses yapar. Ayağınız içinde oynayacağı için, bacak hareketiniz, palaya tam olarak aktarılamaz. Randıman alamazsınız. Ayağınızı sıkıyorsa üşümenize neden olacaktır. Ekstremite olarak adlandırdığımız el ve ayak parmakları, uç noktalardır.

Apnea esnasında, kalp atım ritminin düşmesi ve soğukla birlikte, bu noktalar daha az ısınır. Bunun üzerine ayağınızı sıkan bir ayaklık kullanmışsanız üşümeniz kaçınılmaz olur.

Çok yumuşak ayaklık almaktan kaçının. Konforlu gibi görünse de  palet vururken ayak altı ve üstünde aşırı esneme nedeni ile boşluklar yaratır. Gücünüzü palalara aktaramazsınız.

Palet palaları polyacrilic, polycarbon, cam elyafı, polyester elyafı ve carbon elyafı  gibi bir çok farklı techno-polymer kimyasal yapıda üretilirler.

Malzemeler arasında, tepkime süreler açısından fark vardır.

Tepkime kabiliyeti, palanın hangi malzemeden ve hangi dizaynda üretildiğine göre değişir.

İyi dizayn edilmiş bir pala için, kimya, hidrodinami ve akışkanlar mekaniği, vakum pres teknolojileri vs. gibi nitelikli ar-ge ve imalat olanakları gerekiyor. Bu nedenle en iyi palanın değil sizin için doğru olan ve iyi fiata en işe yarar palanın peşinde olmak gerekiyor.  

Pala karakteristiği

Teknik beceriniz

Antropometrik karakteristiğiniz

Antrenman kaliteniz 

Kullanmanız gereken ideal pala yukarıda saydığım dört değişkene bağlı olduğu için, en iyi pala diye bir mevhum pek söz konusu değildir. En pahallı palayı yanlış kullanıyorsanız, hiç bir işe yaramaz.

Yerli imalatçıların ürünleri piyasaya satılmakta, bu nedenle malzeme ve isim telafuz etmek yanlış olacak.

Şahsi fikrimi ifade edip konuyu toparlayacağım.

Sualtı avcılığı konusunda kendinize karşı dürüst olmalısınız. Apnea beceriniz, algılama ve gözlem yeteneğiniz, fizik ve mantal kondisyonunuz, dinginliğiniz ve hırslarınız hatta genel kültürünüz ve etik yapınız gibi bir çok konuda nerede olduğunuzu dürüstçe bilmeniz kısaca kendinize itiraf edebilmeniz gerekir. Bu seviyeye ulaştığınız zaman bir basamak çıkmış olmanın yanısıra, daha doğru malzeme satın alır, ciddi para tasarrufu da yapmış olursunuz.

Sığ sularda avlanan arkadaşlar içinde, markasından dolayı gereksiz pahallı küçük hacimli maskeler, karbon palalar, smooth skin elbiseler kullananlar var.  

Malzeme koleksiyonerliği hepimizin zayıf yanıdır. Bütçeniz elveriyorsa mesele yok. Ancak bu tür hatalara da düşmemek lazım.

“Aşağıda hamur gibi oldu” benzeri deyimlerle desteklenen yanlış yerleşmiş fikirlerden biri de derinlik arttıkça daha sert pala kullanmak gerektiği ile ilgili.

Palalar, dolu malzemelerdir. Derinliğe bağlı basıncın artışı, bu malzemenin esnemesi veya performansına etki etmez.

Palanın sertliği, kas yapınızın, antrenmanlı oluşunuzun ve palet vurma tekniğinizin, bu sertliği ne kadar verimli kullanacağı ile doğru orantılıdır. Uyumsuz seçim yapmışsanız, kramplar, ayak bileğinde ağrılar, aşırı yorgunluk ve stres gibi problemler yaşarsınız.

Avlandığınız mera ve kas gücünüze göre farklı sertlikte pala seçmenizde yarar var ancak ağırlık hesaplarını doğru yapmamışsanız artan derinlikle birlikte yüzerliğinizin negatif olması yüzeye çıkışınızı zorlaştırır. İlk palet vuruşlarınız işe yaramıyor gibi gelir. Halbuki sorun palalarda değil sizdedir. 

Doğru pala ve ayaklığın nasıl olması gerektiği ile konuyu tamamlıyalım.

Palanın, ayaklık içine giren parçası düz olabilir ancak açılı olmasında fayda var. Bu açının ideali 27o dir.

Palayı ayaklıktan çıkmış hali ile ölçüyoruz. Boy olarak 80-85 cm uygundur. Daha uzun palalar, palet vururken bize gerekli olan tek S biçiminden fazlasını yapacaklardır. Gereksiz sürtünme ve güç kaybına neden olurlar.

Palanın her iki yanı mümkünse ucuna kadar T bar ile kapalı olmalıdır. Bu raylar, pala sathından suyun iki yana kaçmasını engelleyerek maksimum performans sağlar.

Plastik malzeme ile üretilen palalar zaman içinde sertliklerini ve tepkimelerini kaybederler.

Karbon elyaftan dokunmuş kumaşlarla yapılan palalar iyi dizayn edilmişlerse, tepkime sürelerinin kısalığı ile daha fazla performans sunar. Ancak kullanım alanları daha dardır.

Orta sertlikte cam elyafı pala, sığ ve orta derinlikler için oldukça yeterlidir.

Palanın uca doğru incelmesi, performansı arttırır. Işığa tutun, uca doğru inceldiğini görürsünüz. Kolayı iki ucundan kıvırmaktır. Palanın kalınlığı her yerde aynı ise daire şeklini alır. Elips şeklini alıyorsa doğru dizayn edilmiştir.

Ayaklıktan itibaren incelerek gelen yan bantlar da palanın uca doğru kavislenmesini sağlar.  

Maske ve şnorkelimiz

Pazarlama ve satış politikaları doğrultusunda, üreticiler seçiminize binbir çeşit maske ve şnorkel sunmaktadırlar.

Sualtı avcılığında fazla seçeneğiniz yok.

Maskeniz darbelere dayanıklı temperlenmiş cam ve silikon malzemeden yapılmış olacak. Renk siyahtır.

Maske camının basınca dayanıklı olduğunu soran ve hatta söyleyenler var. Maske camı ile basınç artışı arasında hiç bir alaka yoktur. Cam dışındaki basınç ile cam içindeki basınç aynı olmak zorundadır. Bu nedenle maskemizi eşitliyoruz. Bunu yapmazsak gözün koroid tabakasında kanamalar olur.

Camın sağlam olması, darbelere karşı kırılmayı önlemek için gereklidir.

Maske eşitleme konusu, seçimi etkiler. Eşitleme için ciğerlerimizdeki havadan kullanacağımıza göre, maske iç hacmi ne kadar küçükse o kadar az hava yeterli olacaktır.

Bu nedenle derinde avlananlar nispeten küçük hacimli maskeleri tercih ederler. Maske küçüldükçe görüş alanı ister istemez daralır. Bu dezavantajı ortadan kaldırmak için, camı küçültmek yerine, yüze yaklaştırmayı deneyen bir kaç marka var. Kirpikleriniz değiyor nerede ise. Bence oldukça başarılılar.

Şnorkele gelince, unutmayın ki basit olan mükemmeldir. Sualtında bu kural yüzde yüz doğrudur ve uygulanmalıdır.

İçine biriken suyu tahliye etmek için diyaframlı olanlar, esnekliği arttırmak için akordeon mafsallı olanlar, çırpıntıda su almamak için klapeli olanlar vs. gibi çok çeşitli şnorkel boruları mevcut.

Siyah esnek ve yumuşak silikondan yapılmış, yüz şekline uygun yani ağzınızdan çıkıp kavisle, baş arkasına eğimlenecek formda, 25-28mm çapında 25-28cm boyunda boru iyidir. Maps da aynı malzemeden olmalıdır. Sert dişlikler, dişetlerinizi tahriş eder. 

Balık dizgisi

Balıkları üzerimizde taşıyacaksak bir taşıma ipine ihtiyaç var.

Bu malzemeyi kemerimizde taşıyoruz. Kemer için klepseler var. Hem ağırlıkların uçtan kayıp düşmelerini önlersiniz hem de balık ipinizi takabilirsiniz. Bu klepsin ucuna paslanmaz bir halka ve 5mm karabina gerekiyor. İpin diğer ucuna 25 cm ucu sivri paslanmaz bir şiş takıyoruz. Bu şiş balığı kolayca öldürmeye, ipe geçirmeye ve kayıp düşmelerini önlemeye yarayacak.  

Balık ipimiz muhakkak kolaylıkla kesilebilecek malzemeden olmalıdır. Örme veya kalın çelik tel kullanmak sakıncalıdır. İp ucundaki şiş, taşaltında veya yattığımız yerde üzerimizden düşüp boşta kalırsa kolayca bir yerlere takılabilir. Kesip atabilmelisiniz. 

Bıçak

Bıçağımıza gelince, unutmayın ki ona her an ihtiyaç duyabilirsiniz. O anda, bıçağın hangi pozisyonda durduğu, hangi elinizle almaya çalışacağınız ve ne yöne çekeceğiniz hiç belli değildir. Böyle bir seçim imkanınız da olmayacaktır. Bu nedenle, alengirli dizaynlar, parmaklarınızın kavrayışına tam uyan arkası düz önü parmak girintili asimetrik saplar, gösterişli boyutlar vs gibi abartılardan kaçının.

Bıçak sapı her iki yanında simetrik olmalıdır.

Kılıfından kolayca çekilebilecek, 12-13 cm boyunda, bir tarafı düz diğer tarafı tırtıllı, sivri uçlu olması yeterlidir. Bıçak kınlarını alırken dikkatle inceleyin. Bıçağın kolaylıkla düşmesini önlemek için dizayn edilmiş kilitli olanları var. Gerçekten bıçağın düşmesini önlerler ama refleksle bıçağınızı almak istediğinizde, vermeye de pek istekli olmazlar.

Bıçak sapının ucuna geçen lastik halkalı bıçak kınları oldukça pratik.

Bıçağımızı nerede taşıyalım sorusu, belirli standartlara dayanır.

Bu standartları, alışkanlıklarınızla birlikte uygulayıp doğru yeri bulun. Nerede taşımamalı sorusuna cevap daha kolay. Sonuç olarak çıkıntılı yapısından dolayı çaparize müsait bir malzeme olduğuna göre, bacağımızın dışı gibi yerlerde taşımamalıyız.

Bacağın alt içi uygundur. Kemerde de taşınır ancak, kılıf kemere sabitleneceği için, kemerinizi karada taşırken sağa sola çarpmalardan korumak, yere bırakırken dikkatli olmak lazım. Bu gibi durumlarda bıçak düşebiliyor. Üst kolda taşınanlar var. Bunların boyutları küçük olmak zorunda.

Çok önemli bir diğer malzeme şiş kakıcıdır. Özellikle taşaltında avlanıyorsanız, şişin takılması çok muhtemel. Taşa gelen sağlam bir atış sonunda şişin ucu körelir, gövdede eğilmeler olur ama şiş taşa saplanmaz.

Şişin aşağıda takılmasına neden çoğunlukla, dar bir aralıktan geçtikten sonra kelebeğin açılması ve sıkışmasıdır. Bazı sert organizmalara da girdiği oluyor.

Kurtarmak için şişi sağlam tutup ekseni etrafında çevirebilmek ve çekebilmek lazım. Eldivenli ellerle 6,5 mm çapında bir çubuğu bırakın çekmeyi çeviremezsiniz bile.

Çözüm şiş kakıcıdır.

Tetik çekicinin oturduğu oyuğu içine alan bir yarıktan ibaret, basit bir malzemedir. Şiş kakıcını bileğinize veya kemerinize bağlamayın. Gerektiğinde çıkarmak için uğraşırsınız. Kolunuzun içinde taşıyabilirsiniz. Şişin arkasına taktığınızda, tirbuşonla şişe mantarı açar gibi

rahat bir pozisyonda, şişi çevirebilir, istediğiniz kuvvetle iter veya çekersiniz. 

Sualtı avcılığında üzerimizde taşıdığımız gerekli malzemeler bu kadar.

Tüfeğimizi ayrıca inceleyeceğiz.

Gönder