%100 Doğa Outdoor Yaşam Etiği

Yazarlar

Anasayfaya git Sonraki yazara git Önceki yazara git
  • Kişi beğendi
  • Yazı Boyutu :
    Yazıyı Büyüt Yazıyı Küçült
  • Paylaş :

MALZEME TANITIMI VE SEÇİMİ (yeni)

Jak Boeno
info@yabantv.com

MALZEME TANITIMI VE SEÇİMİ

Merhaba arkadaşlar,
Sualtı avcılığı; deniz sevgisi, paylaşmak, olgunluk, bilgi, deneyim, serbest dalış, avcılık becerileri ve daha birçok nitelik edinmeyi gerektirir. Bu nedenle de zaman içinde bir tutku haline gelir. Ancak eksik ve yanlış bilgilenmişseniz, bu iş tutku olmaktan çıkıp ızdıraba dönüşür.
Birçok arkadaşımızın bu güzel uğraşıdan soğuduğuna hatta nefret ettiğine şahit oldum. Çoğunlukla suç üretici ve satıcıya yüklenir. Doğruluk payı olsa da her şeyden önce biz çok iyi bilgilenmeliyiz. Ancak bu şekilde doğru malzeme satın alabilir, teknikleri kolayca öğrenir, bu uğraşıdan keyif alırız.
Sualtı avcılığını doğru yapabilmek için önce malzemelerimiz hakkında doğruları öğrenmemiz lazım. Halen sağda solda birçok yanlış bilgi dolaşıyor. Önce bunları düzeltelim.
Önem sırasına göre neopren malzemeden yani elbisemiz, yeleğimiz, eldivenlerimiz ve çoraplarımızdan başlayacağız.

Elbise nasıl olmalıdır?
Sualtı avcılığında fermuarsız, pantalon ve jaketten oluşan elbiseler kullanıyoruz. Pantalonunuz bahçıvan veya bele kadar olabilir. Her ikisinin kendine göre avantajları vardır.
Bahçıvan alacaksanız üst kısım en fazla 3mm olsun. Daha kalın askılar jaketle birlikte göğüs kafesinizi zorlar ve sıkıntı verir.
İç yüzey açık hücre (open cell) olmalıdır.
Dış yüzey jarse kumaş veya çıplak (smooth skin) olabilir.
Sualtı avcılığı elbisesi için fiyat ve kullanım kolaylığı açısından en uygun olanı, iç yüzü çıplak açık hücre dış yüzü jarse kumaş kaplı olanıdır.
Dış yüzeyi sertleştirilmiş çıplak neopren kumaşlara smooth skin diyoruz. Smooth skin elbiseler sudan çıktığınızda çabuk kururlar, yüzey sürtünme katsayıları jarseye göre daha azdır ve daha esnektirler. Buna karşın, kesilme ve delinmelere daha açıktırlar. Gerek kumaşın maaliyeti gerek işçiliğinin daha zor olması nedeni ile pahalıdırlar.

Hangi malzeme?
Sualtı elbiselerinin yapımında neopren’den imal edilmiş kumaşlar kullanıyoruz.
Neopren bir tür sentetik kauçuktur. İlgilenenler için, butadien chloroprene’nin polimerizasyonu ile elde edilir.
Neopren hamuru içine mikro hava kabarcıkları (micro bubble) verilir ve işlem tamamlanır. Sonra istenen kalınlıkta tabakalar kesilir. Bu tabakaların tek veya her iki yüzü çeşitli kumaşlarla lamine edilir. İşin püf noktası buradadır.
Neoprenin içinde ne kadar çok hava kabarcığı varsa, az gramajlı, çok kabartma tozlu kek misali kumaş o kadar hafif olur, fakat kalitesi ve fiyatı düşer.
Alış veriş yaparken farklı markaları elinizle şöyle bir tartın.

Hafif elbiselerde hava kabarcıkları her dalışta ezilecektir. Bir kaç kullanımdan sonra da incelmeye başlar.
“Elbisem çabuk inceldi” şikâyetinin sebebi budur. Kaliteli neopren kumaşlar daha yoğun ve ağır olur. Yeni nesil neoprenlerde ısı yalıtımı az hava kabarcığı ile de çözülmüştür. Bu elbiseler, daha uzun ömürlü ve konforludur.
Ülkemizde neopren üretilmiyor. Dünyada iyi kalite neopren üreten bir kaç firma var. Bunların başında sırası ile Yamamoto, Sheico ve Heiwa gelir. Kalite ve fiyat olarak daha aşağıda üreticiler var. Dupont firması tarafından üretilen malzemeler var ancak çok pahalıdır.
Bu firmalardan istenen kalite, kaplama, renk ve kalınlıkta kumaş ithal ederek, elbise imalatı yapılıyor.
Ayrıca unutmayın ki kumaş ne kadar kaliteli ve pahalı olursa olsun, kötü bir kalıp ve işçilik, bu kumaşı işe yaramaz hale getirir.

Hangi kaplama?
Neopren malzeme her zaman esnektir. Üzerine kaplanan örme kumaş (Jersey) bu esnekliği azaltır. Bu nedenle kaplama kumaşın, hangi iplikten ve hangi kalınlıkta dokunduğu çok önemlidir.
Kaplama kumaş ne kadar esnekse elbisemiz de o kadar esnek olacaktır.
İyi firmalar nylon veya microfibre polyester örme kumaşlar içinde esnekliği arttırmak için lycra kullanırlar.
Kaplama (laminasyon) işlemi ve kullanılan kimyasalın kalitesi de çok önemlidir. İyi yapılmamışsa, kumaş zamanla neoprenden ayrılır ve yırtılmalar başlar.

Hangi renk, hangi desen?
En çok tartıştığımız konulardan biri de kamuflaj ve renkler. Bu meseleye açıklık getirmek için temel kurallara bakacağız.
Balık peşindeyiz ve aramızdaki mesafeyi 3 metrelere indirmemiz lazım. (Bu konuya tekniklerde detaylı bakacağız.) Bunu başarmak için balığın bizden korkmamış hatta merak etmiş olması gerekiyor. Ancak içgüdüsel olarak kendinden çok daha büyük bir kütleden korkacaktır. Bu nedenle prensip olarak su altında mümkün olduğu kadar parçalı görünmekte fayda var.
Diğer yandan derinlik arttıkça renkler kaybolur. Önce turuncu ve kırmızı gider, ardından yeşiller kaybolur. Metreler çoğaldıkça gri ve mavi tonlar kalacaktır.
Elbisenin rengine tezgâhta yani gün ışığında bakıp karar vermek önemli bir hatadır. Tezgâhta gördüğünüz renk 5 metre derinlikten sonra değişecektir. Örneğin kırmızı ve turunculu renkler 8-10 metrede yeşillere dönüşerek mükemmel kamuflaj sağlar.
Diğer yandan ıslanan kumaş özellikle de likrasız polyester ise 5-6 ton koyulaşır.
Tezgâhta zaten koyu olan elbise suya girince siyaha yakın hale gelir. Kamuflajın bir anlamı kalmaz. Elbise alırken biraz su isteyip ıslatın ve renklerine öyle bakın.
 
(RESİM İÇİN TIKLAYINIZ)

Derinlik değiştikçe renklerin de nasıl değiştiğini yukarıdaki resimlerden görmek mümkün.
İlk resim satıhta, ikincisi 10, üçüncüsü 12 metrede ve sonuncu 16 metrede çekildi.

Göğüs pedi, dizlik ve dirseklikler
Tüfek kurmak için elbisenizde göğüs pedi olmak zorundadır. Göğüs pedinde dikkat etmeniz gereken iki şey var. Kabzayı dayadığınız dış kısım kaymaz olmalıdır. Aksi takdirde, tüfeğinizi kurarken kabza aşağı yukarı kayabilir, elbisenin yırtılmasına hatta çene ve yüzünüzde yaralanmalara sebep olabilir. Bu tip kazalara birçok kez rastladım. Pedin kayıp kaymadığını anlamak için ıslatmak gerekir. Islakken tüfeğin kabzası kayıyorsa sorun olur.
Diğer yandan gerektiği kadar sağlam ve kalın olmalıdır. Elbisenin iç yüzünde de ince bir tabaka ile desteklenmesi konforunuzu arttırır. Dizleri ve dirsekleri gerçek anlamda korumak için kesilme ve delinmelere gerçek anlamda dayanacak bir malzeme gerekir. Böyle bir malzeme sert ve kalın olmak zorundadır, aksi takdirde kolayca kesilir veya delinir. Diz ve dirsekler, en çok kullandığımız eklemlerdir. Bu bölgelerde fazladan malzeme kullanmak hareket kısıtlaması getirdiği gibi diz ve dirsek içlerinde kumaş ısırmasına ve deri tahrişlerine sebep olur. Bu nedenle sualtı avcılığı elbiselerinde gerçek koruma sağlayacak malzeme kullanmak konforu azaltır.

Elbise satın alırken nelere dikkat edelim?
Elbiseleri iki gruba ayıralım:
• Dışı jarse olanlar
• Dışı çıplak (smooth skin) olanlar

Jarse elbiseler dış etkenlere, yırtılma ve delinmelere daha dayanıklı, nispeten daha ucuz ve kullanışlı elbiselerdir.
Çıplak elbiseler su tutmadıkları için çabuk kururlar ancak dikkatli kullanmak gerekiyor. Karakıyı avında, taşlık meralarda çabuk yıpranırlar, jarse elbiselere göre çok daha pahalıdırlar.
Bütçenize göre karar verdikten sonra ilk yapmanız gereken doğru beden ölçüsünü bulmaktır.
Bunun için standart bir tablo veriyorum. Unutmayın ki bu ölçüler ortalama yaklaşık değerlerdir. Markalar arasında farklılıklar oluyor.
 
(TABLO İÇİN TIKLAYINIZ)

Boy ve kilonuzu bu tablo içinde buluyorsanız beden ölçüsü uyacaktır. Daha farklı ölçüler için kendinize elbise diktirmeniz gerekebilir.
Elbise vücudunuza oturmalı hatta biraz sıkı olmalıdır. Her insanın vücudu farklı ölçülerdedir. Elbise kalıpları, en çok rastlanan genel ölçülere göre çıkarılırlar.
Neopren kumaşın esnekliği avantaj sağlar. Ancak her vücut yapısına uyacak genel bir elbise kalıbı olamaz. Bu nedenle beden ölçünüz tutsa da bazı yerlerde biraz bolluk, bazı yerlerde biraz darlık olabilir. Buna katlanmak ve idare etmek lazım.
Tam bir konfor için bedeninize göre elbise diktirmek mümkün. Piyasada iyi kalite ve uygun fiyatlı bir elbise buluyorsanız, üzerinize de iyi kötü oturuyorsa gereksiz yere ciddi paralar ödemeyin.
Fiyatlara gelince unutmayın ki ucuz etin yahnisi yavan oluyor. Kaliteli elbise tabi ki daha pahalıdır ancak daha ucuza gelir. Dikkatli kullanıldığında, her giyimden sonra tatlı su ile yıkanarak gölgede kurutulduğunda ve askıda muhafaza edildiğinde en az bir kaç sezon kullanılacaktır.

Eldiven ve çoraplarımız
Eldivenler
Ellerimizin üşümemesi ve yaralanmaması için eldiven gereklidir.
Birinci şart mümkün olduğu kadar ince ve yumuşak eldiven kullanmaktır. Kabzayı tutmak en çok başparmağı yorar. Eldiven kalınsa avlanmak zorlaşır, konsantrasyonunuz kaybolur.
İkincisi, avuç ve parmak içlerinin kaymamasıdır.
Bu iki şartı yerine getirecek en iyi kombinasyon el üstü 2 mm jarse neopren, avuç ve parmak içleri gri suni güderiden yapılmış eldivenlerdir. Güderi ıslandığında mükemmel tutar.
Eldiven alırken de ıslatma işlemi uygulayacağız. Islak eldivenle kabza veya başka malzemeyi tutarak kayganlığına bakın. Eldiven konçu biraz uzun olmalıdır. Çok kısa eldivenleri elbise kolu üzerine kapatamazsınız, bilekleriniz
üşür.

Çoraplar
2, 3 ve 4 mm iki tarafı jarse kumaş kaplı neoprenden yapılmış her çorap iş görür. İki tarafta jarse kaplı olmalıdır. İçi open cel veya smooth skin çorap giymek için şampuanlamak lazım, ayağınız çorabın içinde gereğinden fazla kayar ve rahatsızlık verir. Konçu biraz uzun olmalıdır. Pantolon her zaman çorabın üzerine gelir. Malzeme kullanma bölümünde göreceğiz.
Unutmayın ki aynı paletle farklı kalınlıkta çoraplar giymek sorun olabilir. 3mm çorapla rahat ettiğiniz paletler 4mm çorapla sıkar, özellikle parmaklara daha az kan gider ve ısınayım derken üşürsünüz. İşin doğrusu yaz ve kış için iki farklı palet kullanmaktır.
Çorabın altı jarseden daha dayanıklı, kaymayan ama esnek bir malzemeden olmalıdır. Sert altlı çoraplar avda kullanılmaz.
Neopren malzemeler konusu kısaca bundan ibaret, sorular olursa elimden geldiğince yanıtlarım.

Neopren kumaşlarla ilgili bir not ilave etme gereği duyuyorum.
Yukarıda saydığım neopren üreticileri, teknoloji ve ar-ge konusunda en iyileridir.
Ülkemize İthal edilen elbiseler, bu firmaların neoprenleri ile imal edilmişlerse tüketici koruma kanunları gereği etiketlerinde zaten doğru olarak belirtilmiştir.
Burada imal edilen elbiseler için de bu firmaların kumaşlarının kullanıldığı söyleniyorsa satıcıdan bununla ilgili belge isteyebilirsiniz. Satıcının elinde olmayabilir ancak o da üreticiden talep edecektir. Bu konu önemli zira daha alt kalite ürünler için bu markaların telafuz edildiğini görüyorum. Kullanıcı ayırım yapabilecek bilgiye sahip olmayabilir.
 
Jak Boeno
Gönder