Türkiye'nin muhteşem seslerinden biri olan Fatih Erkoç Bodrum'daki guletlerin yaptığı gürültüden yakınıyor ve ekliyor: Bazıları öylesine ses çıkarıyor ki cennet koyları "Barlar Sokağı"na çeviriyor...
Fatih Erkoç, sonradan olma bir Egeli. Ama buraları benim diyen yerliye taş çıkartacak kadar çok seviyor; özellikle de Bodrum'u... Röportaj için kendisini aradığımda "Öncelikle Ege'yi konuşacağız" demiştim. İlk sorum da bu konu ile ilgili oldu:
- Sürekli Bodrum'da mısın?
- Evet, artık yaz kış Bodrum'da yaşıyorum. Bazen iş nedeniyle 1-2 günlüğüne dışarı gidiyorum ama geri dönüyorum.
- Bodrum'da nerede kalıyorsun?
- Türkbükü'nde kalıyorum, evimiz orada. Bazen de marinada teknede kalıyoruz. Arkadaşlarımızla yemeğe gittiğimiz, bazen de teknede oturup sohbet ettiğimiz zamanlar oluyor. Genellikle yemekten sonra Türkbükü'ne dönmeyip teknemizde kalıyoruz.
- Tekne konusuna tekrar döneceğim ama merak ettiğim bir şey var. Son zamanlarda özellikle Alaçatı ve Çeşme daha popüler olarak dillendiriliyor. Bir sanatçı olarak sana göre nasıl görünüyor?
- Ben Çeşme'ye de birkaç kere gittim, çaldım da. Ama ben hala Bodrum'a aşık olanlardanım. Aslında gittikçe kalabalıklaşıyor, kalabalıklaşınca da kültür olarak bozuluyor her yer. inşallah bu yozlaşma sabır sınırlarımızı aşmaz. Bodrum'da hala sınırı aşmadı o yüzden hala seviyorum diyebiliyorum. Özellikle temmuz -ağustos ayları dışındaki aylar Bodrum ve Ege çok güzel. Tekneyle gezmek için de bahar ayları kalıyor. Haziran - mayıs, bir de eylül- ekim... Keşke 12 ay böyle gidebileceğimiz bir yer olsaydı ama temmuz- ağustos aylarında trafik ve şnsan yoğunluğu beni yoruyor.
- Deniz trafiğini mi kast ediyorsun?
- Ağırlıklı olarak. Şimdi guletler birtakım yeni kurallar koydular. Bir koya girerken müziği kesiyorlar. Allah'tan bu uygulama başlamış; ama bazıları yine de çalıyor. Belki biliyorsunuzdur
- Bir müzisyen olarak isyan ettiğinize göre sorun ciddi olmalı.
- Evet, Aslına sadece bu gürültülerden değil her türlüsünden şikayetçiyim. Olmaması gerektiğine inanıyorum. Gürültülerin yapılacağı yerler "Barlar Sokağı"dır, oraya gitsinler. Çünkü oraya giden eğlenmeye gidiyor. Kimse bundan rahatsız olmuyor.
- Koyları barlar sokağına mı çeviriyorlar diyorsun?
- Neredeyse öyle oluyor. Köşe yazarları da bunu yazıyor. Geçenlerde sayın Aydın Ayaydın yazısında dokundurmuş mesela. Bir de denizi kirletenlere çok kızıyorum. Allah'tan hala koylarımızın çoğu güzel ve bakir... Kısacası ben burada olmaktan, Ege'de olmaktan çok mutluyum.
- Denizcilik nasıl gidiyor? Geçtiğimiz yıl 11 metre boyunda bir tekne alıp ufak ufak denize açılmaya başlamıştın.
- Denizciliği ilerletmeyi çok istiyorum. Seneye de haftada iki gün programım olur mu bilemiyorum. Çok isterlerse onları kıramayabilirim. Ama seneye daha çok gezmek istiyorum. Geçen sene Sadun Bora'yla karşılaşmıştım, "Teknem var" deyince "Geziyor musun" diye sordu. Dedim ki "haftada iki gün burada çalıştığım için çok fazla gezemiyorum". "Ama beş güngidebilirsin" dedi bana. Şimdi her fırsatta denize çıkıyorum. Bu aşamada birkaç arkadaş tekne olursa çok daha kendime güvenim gelecek.
- İlk ürkekliği atlatamadın mı?
- Hala var biraz. Tüm yelkenleri tek başıma açamıyorum. Çok uzaklara hala gitmişliğim yok. Geçen sene kısa mesafeli yerlere gittik. Kendi teknemle 3-3,5 saatlik yolculuklar yapıyorum.
- Ekimde Mavi Ralli var. Seni de götürelim toplu halde..
- İki günlük programım Ekim'in sonuna kadar sürecek. Keşke olsa da gelsem.
- Eşin Mehlika Hanım denize alışabildi mi?
- Tekne dediğim zaman kimle konuşsam "Deli misin?" diyordu. Hele yelkenden milletin ödü patlıyor. Eşim de baştan tavrını, "Ben iplerle miplerle uğraşmam. Eğer istiyorsan bir motoryat al" diye koydu. Fakat insanlarla konuştukça, makaleler yazılar okudukça benim sempatim arttı ve Türkbükü'nde motoyatlara baktım, sonra kararımı "Ben bir yelkenli alacağım" diye verdim... Geçtiğimiz yaz başında da teknem geldi. Amatör denizci belgemi de 2 yıl önce almıştım. İlk yolculuğumuza çıktığımızda Mehlika, "cenova ile demir işini ben hallederim" dedi ve mükemmel bir şekilde halletti. Arkadaşlarımız da manevralarımızı beğendi.
"İş çıkacak da başka yere gideceğim" diye aklım çıkıyor
- Tekneden sonra yaşamınızda neler değişti?
- En önemlisi artık Bodrum'da daha iyi yaşıyorum. Gece marinada teknemizde kalıyoruz. İnanılmaz huzurluyum. Yelkenlerdeki hışırtı, teknenin dalgaları yararken çıkardığı ses beni rehabilite ediyor.Yalnız benim değil Mehlika'nın da sağlığına katkıda bulundu. Geçtiğimiz yıl sigarayı bıraktı. Gece nefes alamıyordu. Şimdi son derece rahat. Ben de bir mide rahatsızlığım vardır. Yıllar sonra ilk kez sekiz gündür ilaç almadan durabiliyorum. Şunu da söyleyeyim; bazıları marinadan çıkmadan yaşıyorlar. Ama denizin keyfi koyları dolaştığında, denizde yelken seyri yaptığında çıkıyor. Şimdi bakıyorum Bodrum'a üç-dört günlüğüne gelen, bir haftalığına mavi yolculuğa çıkanlar var. Geri dönerlerken tadı damaklarında, akılları burada kalıyor. Ben şanslıyım. İşimle teknemin arası on adım. Bitir işini çek git denizlere.
Hatta öyle ki Allah'ın gücüne gitmesin bir iş çıkacak da, bir yere gitmem gerekecek diye ödüm patlıyor. Neyse şaka şaka.. İş olsun da çalışalım