%100 Doğa Outdoor Yaşam Etiği

Yazarlar

Anasayfaya git Sonraki yazara git Önceki yazara git
  • Kişi beğendi
  • Yazı Boyutu :
    Yazıyı Büyüt Yazıyı Küçült
  • Paylaş :

Sosyal Medya

Ali Coşar - İsveç
info@yabantv.com

Seyahat Şirketlerinden Arkadaşlık Teklifi

Facebook seyahat sektörü için tavsiye, tüyo, iletişim, esinlendirme ve keşfetme kanalı. Bu kanallar bundan birkaç yıl öncesine kadar yoktu.

Son yıllara kadar küçümsenen ve üvey evlat muamelesi gören sosyal medya artık günlük yaşamda bir fenomen.

Çok çabuk bütün dünyaya yayılan haberlerin önemli bir bölümü de yolculardan geliyor. Fotoğraflar, seyahat öyküleri ve gidilen yerlerden tutun da otelde havlu olup olmadığına kadar her türlü bilgiyi ''müşteriler” yoluyla alırsınız.

Şirketlerin geleceğe yönelik yapılanmalarında sosyal medya çok gerekli bir araç olacağa benziyor.

2010 yılında İzlanda'da yanardağ patlayıp toz bulutları uçak trafiğini felce uğrattığı zaman Facebook ve benzeri iletişim araçlarının etkisi ciddi olarak anlaşıldı. Belki bu kaza seyahat şirketleri için de bir dönüm noktası oldu.

Ancak sosyal medyalardaki asıl patlama, sonraki yılda "Arap Baharı" diye tarihe geçen ayaklanmalarda kendini gösterdi. Diğer olağanüstü hal ve felâket durumlarında da sosyal medya yoluyla iletişimin ne kadar hızlı ve etkili olduğu görüldü. Mağduriyet yaşanan yerlerdeki gelişmelerle ilgili haberler, sosyal medyalar tarafından dünyanın her tarafına anında iletiliyor…

Ancak sosyal medya "madalyonu"nun bir de başka yüzü var!

Avrupa'da büyük bir seyahat şirketi Google’a girerek ''önemli'' müşteri kategorisinde saydıkları yolcu grubu arasında saydıkları insanlarla ilgili bilgi topluyor.

VIP müşterilerini incelemeyi ''Know me'' adı verdikleri şirket stratejisi dahilinde yaptıklarını söyleyen şirketin gerekçesi ise, müşterilerini daha yakından tanımak.
Merkezi bir bilgisayar sisteminde toplanan enformasyon, müşteri havalanır havalanmaz şirket personeline iletiliyor!

Bu strateji kapsamında, kendilerine müşteriler hakkında şahsi bilgiler iletilen uçak personeli, onlara ''şahsa münhasır'' ilgi gösterip, onları hatırlıyormuş gibi davranıyor! Bu ''kör randevu'' daha önceden tanımadığınız biriyle eğlence yeri, lokanta, vb. yerlerine gitmeye benziyor.

Müşteriler, bu tür google'lanmadan pek hoşlanmıyorlar.
Şirketin sizi izlemeye alması, Facebook'ta arkadaşlığa davet etmesi ya da twittleşmesi yeni yeni olgular. Aslına bakarsanız, bu davranışla siz şirketlerin gözüne kestirdiği potansiyel bir bilet alıcısından başka bir şey değilsinizdir...

Facebook ve diğer sosyal medyaların kişilerle ilgili bilgi toplayıp depolaması, konunun etik boyutunun yanı sıra, yasal zorlamaya kadar uzanan kişilik haklarının ihlali olarak da tartışılmaya başlandı...

Sosyal medyaların bu denli içimize girmesiyle George Orwel'in 1984 romanındaki "Büyük Birader"le şimdiden karşı karşıya mıyız acaba?..

Bu medyayı çok izlemek acı bir tat verebilir! ''Tanıdıklarınızın'' kayak gezileri, romantik yemekleri, yaşamın hep, ''aydınlık'' ve ilham veren yanlarını biraz abartılı yansıtma eğilimi insanlarda, ''başkaları hep bizden daha mutlu'' duyguları içinde kendilerini kötü hissetme ve kıskançlık eğilimleri geliştiriyor belki. Sosyal medyanın neden olduğu bu ''mutsuzluk'' fenomeni de çok yeni ve yaygınlaşacağa benziyor. Sosyal medyadaki bu kadar ''mutlu'' insan ve sokaktaki manzaralar arasında ciddi bir paradoks var, benden söylemesi...

Spekülasyon aracı olarak bakıldığında da sosyal medya hemen devreye giren, bazı durumlarda''kendisine'' gün doğan bir aygıt oluyor...

İyi kullanıldığında vezir, kötü kullanıldığında rezil eden bu ''asosyal medyanın'' bir başarısı da ; blöf, yalan yanlış bilgilerin, anında ''gerçek'' olabilme gücüne erişebiliyor olması.

Bağımlıları, güzel bir anı yaşamadan öne dokümantasyonunu yapıp, sosyal medyaya hızıyla yaydıktan sonra biraz rahatlıyorlar, daha rahatlık, b…. o haber eskimiş oluyor galiba. Bu ortalama ruh hali insanı ürkütmüyor değil.

Ne diyorsun Ekrem abi, iyi tarafından kullanmaya başlasak mı, başlamasak mı?

Karar sende...

Gönder