%100 Doğa Outdoor Yaşam Etiği

Yazarlar

Anasayfaya git Sonraki yazara git Önceki yazara git
  • Kişi beğendi
  • Yazı Boyutu :
    Yazıyı Büyüt Yazıyı Küçült
  • Paylaş :

Sudan Bıkmış Balık...

Mustafa Helalpara
info@yabantv.com

Dört ya da beş yıl önce bir röportajda... ‘’Avcılık ata sporumuzdur derler, siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?" diye sorduklarında:

‘’Olsun, hep sporcu kalmak da az eziyet değildir! Avcılığın Ata Sporumuz olduğunu söyleyip sürdürülebilir avcılık düşüncesini hayatta tutacaksak rahat rahat uyuyacaksak ve kâbus değil de, güzel rüyalar göreceksek; razıyım, avcılık Ata Sporumuz olarak hep anılsın. Ona da ihtiyacımız var ‘’ demiştim.

Geçen gün avcılığın yeniden yapılandırılması adına izlediğim birkaç konuşma kafama iyice dank ettirdi ki: Güzel rüyalarla hiçbir ilişkisi kalmamış bizim Ata Sporumuzun. Yapılandırılacak Projeleri bile avcının cebinden parayı nasıl alırız üzerine kuran bir baskı ve otorite zihniyetinin hakimiyetini üzülerek gördüm. Yaban hayatının korunması adına yapılan çalışmaların avcıyı köşeye sıkıştırmak ve 2016 hedefine doğru hazırlamak olduğunu izledim. Zira 2016 da tüm avlaklar paralı olacaktır.
Avcı camiamızın önde gelenleri ve diğerleri avcılık adına adalet istiyorlar.

Üzgünüm ama kimse adil değil. Gerisini siz düşünün artık...Medyası, dernekleri, federasyonuyla paralı avcılık ve limit artışı zehrini kanımıza öyle bir zerk ediyorlar ki, yurdum avcısı olarak kan ter içinde uyuyor, av yokluğu ve yasakların verdiği kâbusların rahatsızlığından başımızı kaldıramıyoruz.

Şimdi medya geçmişime bakıyorum:

Türkiye’nin birçok avcılık dergisinde köşe yazarlığı yaptım. Eh ;-otuz kusur -yıllık ta avcılığım var. Çürüme noktasına doğru ağır ağır ilerlediğimizi hissettiğim için yazılarımda ve söylemlerimde sürekli bilinçsiz ve limitsiz avlanmanın bizi gün geçtikçe daralan bir kıskaç içine soktuğunu anlatıp uyarmaya çalışıyorum. Ara verdiğim zamanlarda tutup kolumdan geri çektiler. Bazen avcılık sevgim ağır bastı, bir iki güzel proje, bir iki umut verici gelişme beni kandırdı, döndüm. Son nokta değim sırada Pırıl pırıl bir fikirle YABAN Tv. Öncülüğünde başarıya ulaşan keklik yemleme kampanyası yaban hayatı için umut ışığı olacaktır.

Fakat şimdi... En aklı başında sandığım yöneticilerin bölgesel ya da kişisel çıkarları adına bütün ahlaki değerleri ayakları altında çiğnediklerini; en yakın dostlarımın "Biz olmayacaksak, kimse olmasın" mantığından, olumsuzluklardan gizli bir zevk aldıklarını gördükçe az buçuk avcı medyasına bulaşmış camiada üst düzey görevler almış biri olarak yüzüm kızarıyor.

Bildiğim bir şey var ki:Bitti bu iş!

Şimdi geldiğimiz noktada keklik varmış veya yokmuş, ödenen harçlar iki katına çıkmış , araziler parsel, parsel paralı oluyormuş, Türkiye de av karneye bağlanmış paralı olmuş ya da avcılık atıcılıktan ayrılıp kendi kendini yönetecekmiş!

Hepsi hikâye! Bitirdiler çok sevdiğimiz gurur duyduğumuz Ata Sporunu

Belki yanılıyorum ...

Belki de ben sudan bıkmış balık gibi bulanık suları sevmiyorum artık

Saygılarımla

Gönder