Müzikte es, trafikte kırmızı... Yani durup bakabilen mutlaka görür; seyretmeyi bilen düşünmeyi de bilir. Günümüzde modern avcılık ve sürdürülebilir avcılık yol ayrımına geldi, “yeni dünya düzeni” bu ikiliyi birbirinden kopardı.
Biri, sınırları tel örgülerle belirlenmiş suni bir ortamda... Amaç sadece zaman geçirmek. Diğeri ise; duygu ve sevgiyle doğanın kalbinde, doğayla iç içe...
Doğayı seyretmek ya “haz” eylemi ya da tembellik olup çıktı.
Düşünmek mi? O da, zihnin yorgunluğunda hızlı hareket etmek artık.
Zihnimde bir şeyler oluyor ışık sızan bir pencere içimde uykuda olan yaban sevgisini canlandırmaya yetiyor. Yaban hayatını uzun süre izlemek, gözümüzün ve kalbimizin kapalı kapılarını açıyor.
Geçen bir seyahat sırasında dışarıda yağan yağmura aldırmadan aracın el frenini çekip fırladım dışarıya, açtım kollarımı yemyeşil ormana... O yolun kenarında boşluğu dolduran ormanın toprakla karışan kokusunu, ciğerlerim acıyana gözlerim kararana kadar çektim içime... Bu benim var oluş amacımdı...
İşte orada penceremi buldum.
Yalnız bir şeyler eksikti, hiç çiçek meyve kokusu yoktu... Neden? Oysa “her yer yeşil çam ormanı” diye aklımdan geçirmeden edemedim...
Toprak bir yol ilişti gözüme, verdim sinyali girdim ucu görünmeyen eğri büğrü yola... Fakat tek bir meyve ağacı göremedim ne yol kıyısında, ne de arazide...
İşte orada sordum; “Ne yapabilirim, ağaçlandırmada avcının rolü ne olabilir?” diye...
Bilindiği gibi ülkemizde Av Yaban Hayatının Yönetimi, 4856 Çevre ve Orman Bakanlığı Teşkilatı ve Görevleri Hakkında Kanun ve 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu gereği Çevre ve Orman Bakanlığı’na verilmiştir.
Yetkili birimlerce yapılan çeşitli araştırma ve tespitler doğrultusunda ülkemizde yaban hayatının olumsuz etkilenmesinde çeşitli tezler, sebepler öne sürülmüştür.
Sulak alanların kurutulması, çarpık kentleşme, usulsüz avcılık gibi konular zaman zaman dile getirildi fakat en önemli etken hep gözden kaçmıştı.
Avcılarla her fırsatta iş birliği yapmayı dile getiren Çevre ve Orman Bakanlığı Yaban Hayvanlarının habitatlarının rehabilitasyonu konusunda her nedense yeterli önemi göstermemektedir. Tüm ülke genelinde tek türle ağaçlandırma yapılmakta buna karşın yapraklı ve meyveli türlerin önemi gözden kaçmaktadır.
Örnek vermek gerekirse;
Fındık, ahlat, yabani kiraz, kızılcık, kestane, kuşburnu gibi meyveli ağaçları ve bunların dikiminin artırılmasını sayabiliriz...
Bazı kuş türlerinin büyük kısmının besini bitki kökenlidir.
Fakat bu bitki ve ağaç türlerinin azaldığı aşikârdır.
Çevre ve Orman Bakanlığı’nın her yıl dikimini yaptığı çam ağaçlarının, tek düze ve altında yaşayan bitki örtüsünü, yaban yaşamını olumsuz etkilediği bilinmektedir.
Yaban hayvanlarının habitatlarının rehabilitasyonu ve aynı zamanda ormanlarda biyolojik çeşitliliğinin artırılmasına bağlı olarak Çevre ve Orman Bakanlığı ve ilgili kurumlarının ağaçlandırma çalışmalarında bölgenin iklim ve arazi yapısı da göz önüne alınmalıdır.
Yazımızda bahsettiğimiz meyveli ve yapraklı ağaçların arttırılması konusunda Merkez Av Komisyonu’nda avcılarla işbirliği kararı alınarak, yenilenebilir doğal kaynakların bir parçası olan av hayvanlarının yaşam alanlarının düzenlenmesi için meyveli ve yapraklı ağaçlandırmanın M.A.K. kararlarında yer alarak ağaçlandırma çalışmalarını yapacak birimlerin ve avcıların harekete geçirilmesi, ormancılık faaliyetleri yapılırken de doğal boşlukların oluşturulması gerekmektedir.
Mesela; orman yangınlarının sıçrama yapmaması için ormanlarda açılan koridorlar bu iş için hedef bölgeler olmalıdır. Sanırım bu, maliyeti düşük en güzel çözüm olacaktır.
Bu meyve ağaçlarında yuvalanan kanatlı türler çam ağaçlarına musallat olan pek çok zararlı böcek için de masrafsız çözüm olacaktır.
Her yıl tüm illerimizde Orman Genel Müdürlüğü’müzün belirleyeceği bir sahada Ağaçlandırma Genel Müdürlüğü’nden temin edilecek yaban hayvanlarının besin niteliklerine uygun türlerin fidanları ile avcıların da ağaçlandırma çalışmalarına katılacağı bir etkinlik düzenlenerek yılın bir gününün “Av ve Doğal Yaşamı Destekleme Günü” ilan edilmesi de düşünülebilir.
Her sene MAK Toplantılarında pilot sahalar belirlenmelidir.
Sanırım geçtiğimiz yıllarda Çevre ve Orman Bakanlığı’nın bu konuda çalışma başlatılması hususunda bir genelgesi vardı.
Evet, sürdürülebilir avcılığın ana temalarından olduğunu düşündüğüm meyveli ve yapraklı ağaçlandırma konusunun Merkez Av Komisyonu’nda konuşularak ivedi eylem planının çıkarılması gerekmektedir.
Bu yıl toplanacak ve yeni kararlar alacak Merkez Av Komisyon üyelerine başarılar ve açacakları pencereden alacakları her kararda, av yaban hayatına bir çekirdek, bir meyve fidanı diliyorum…
Ey av yaban dostu, ormanlarıma geleceksen eğer, bir meyve çekirdeği, bir fidan getir ki , yabanın sesini duyup seyredebileceğin bir penceren olsun...
Saygılarımla