Yaşar Türkleş Bey'in kaza geçirdiği ve ağır yaralı olduğu haberi bana çok tatsız bir pazar günü ulaştı.
Akşam saat 10 sıralarıydı.
Son zamanlardaki en kasvetli günlerimden biriydi. Sabahtan beri bir kez olsun gülümsemedim desem yalan olmaz.
Tıpkı "yağmurdan önce" filmi gibi. Ne olacağı herkes tarafından bilinen acı sona, kimsenin hiçbir şey yapamamasını anlatıyordu film. Sonunda yağmur yağıyor, olanlar oluyordu.
İzleyici için ağır olan şey bu acı sonu görmek değildi, acı sonun bile bile gelmesiydi. Sabahtan itibaren yaşadığım ruh hali demek ki, bana erken hissettirilen bu acı haberin ta kendisiymiş. Önce duygusu gelmiş, aksam ise haberi geldi.
Ne kadar üzüldüğümü anlatamam...
Evde bilgisayarımın başına oturdum. İlk andan itibaren hastanede başında duran Mustafa Akıncıoğlu Bey'den aldığım bilgilerle haberi yazdırıyordum arkadaşlara.
Mustafa Bey anlattıkça üzüntüm daha da arttı. "Melih Bey, artık bu noktada sadece ona dua edebiliriz. Durumu çok ağır. O'na dua edin, biz de bunu yapıyoruz şu anda" diyordu.
BEKLEDİĞİM GELİŞME BU DEĞİLDİ
YABAN TV'den altyazı akmaya başladı: Yaşar Türkleş'in durumu ağır.. Gelişmeleri aktarmaya devam edeceğiz."
"Gelişmeler" sözcüğünden benim beklentim "iyi gelişmeler"di. "Durumu iyiye gidiyor" diye haberler vermeyi hayal etmiştim.
Fakat öyle olmadı. Saat 23'te önce Kamil Bey, ardından Sebati Bey ne yazik ki "Yaşar Bey'i kaybettik" dediler.
ÖNCEDEN HİSSETMİŞ GİBİ
O anda gözüm masamın ucunda bulunan YABANSTORE kutularına gitti.
Hayat, ne kadar ilginç.
Orada 3 kutu bulunuyor.
Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'ne yeni atanan Yaşar Dostbil Beyi ziyaret etmek, hayırlı olsun demek, tanışmak istiyordum. Giderken de elim boş olmasın, YABAN'dan bir iki küçük hediye götüreyim istedim. O üç kutuda, Yaşar Bey, Mustafa Bey ve Yaşar Bey'e götürmek için hazırladığım shirtler vardı.
En üstteki kutuda Yaşar Türkleş Bey'in tshirleri vardı.
Kalktım, Yaşar Bey'e gidecek kutuyu elime aldım. Baktım... Baktım...
Yaşar Bey'e götürmek istediğim mütevazi hediyem elimde kalmıştı.
Kalbimin üzerine çöken ağırlığı anlatamam...
Daha bir kaç gün önce onunla konuşurken, bedenini sormuştum. "Melih Bey, lütfen zahmet etmeyin, biz sizi özledik, gelin sohbet edelim, bu bize yeter" diyordu. Ben gıyabında öğrendim bedenini. Ama demek ki bir bildiği,hissettiği varmış. Demek ki, benim ona götürmek istediğimin ona ulaşamayacağını hissetmiş.
KALBİME KURŞUN YEDİM
Şu anda gecenin 3'ü. Ben uyuyamıyorum...
İçimden bir parça koptu. Kalbime kurşun yedim. Meğer, ne kadar derin izler bırakmış bende. Meğer ne çok sevdirmiş kendisini.
Bir yanda avcıların talepleri, beklentileri. Öte yanda başka zorluklar.
Bu ikisi arasında çırpınan, iyi birşeyler yapmak için didinen, kimseyi kırmamak için gülümsemeyi yüzünden eksik etmeyen bir Anadolu İnsanıydı Yaşar Bey.
Büyük avcı camiasını çok iyi tanıyan, bilen, ne yapılması gerektiğine son derece hakim ama yapmak istediklerini bir türlü arzu ettiği ölçüde yapamayan, bunları yapamadığı için de mahcup olan bir gönül insanıydı O.
Bürokrasinin kendisine verdiği güçle değil, sevgiyle, dostlukla, diyalogla ilişki kuran, olmayacak şeyi bile en tatlı şekilde anlatmayı bilen biriydi.
"SAYIN" DEĞİLDİ...
Ben gazetecilik mesleğim ve yöneticilik görevlerim nedeniyle çok sayıda Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakan, Müsteşar, Genel Müdür, Daire Başkanı tanıdım. Bir çoğuna çok yakın oldum. Bir çok kişinin hayal edemeyeceği yerlerde ağırlandım. Büyük makamlarda oturan birçoklarına "sayın"" diye hitap ettim, onlar şimdi yoklar. Kalbimde bir yerleri olmadı.
Kimilerini ise sevdim. Rütbeler, makamlar gelip geçiyor, herşey gibi onlar da fani. Ama içtenlik, şahsiyet, dostluk, tevazu kalıyor. Onlar gönlümüzde özel bir yer ediniyorlar.
Yaşar Bey, işte öyle biriydi. Ben büyük makamlarda oturan Cumhurbaşkanları, Başbakanlarla yakın olmakla değil, Yaşar Bey gibi insanlarla tanışıp dost olmakla övündüm.
Bizim küçük kafalı, dar görüşlü, sığ medya Yaşar Bey'i tanımaz. Milli Parklarda, Orman Genel Müdürlüğü'nde, Av dairesinde çalışan, aslında hergün mucizevi işlere imza atan Anadolu çocuklarını tanımaz. Bakın göreceksiniz, kimse onu yazmayacak, kimse onun nasıl bir insan olduğunu anlatmayacak. İşte bu nedenle bitiyor o medya. Halk bundan güvenmiyor o medyaya.
Ama biz yapmalıyız. Biz hakkını teslim etmeliyiz Anadolu çocuklarının.
BÜYÜK LAFLAR YETMEZ
Bizim avcılık camiası büyük laflar söylemeyi sever. Bize yakışan sadece büyük laflar söylemek değil, büyük davranışlar da göstermektir. Bunun en başında da vefa gelir.
Avcılık camiası Yaşar Bey'in hatırasına sahip çıkmalıdır. Çıkmalıdır ki, dost düşman bizim sevgimizin ne olduğunu, kalbimizin ne kadar güçlü olduğunu çok iyi bilsin.
Bir kulübümüz onun adına güzel bir yarışma yapsın. Bunu onyıllarca sürdürsün.
Bir başka kulübümüz onun adını bir tesise versin.
Bir başka kulübümüz onun adına yaban hayvanları için bir çalışma yapsın.
Bir dergimiz onu kapağa çıkarsın. Bir başka dergimiz onun güzel bir kolajlı resmini bassın, alsın avcı dostlarımız kahvelerinin, kulüplerinin en güzel köşesine assınlar.
Atıcılık Avcılık Federasyonumuz, ulusal bir etkinliğe O'nun adını versin.
Konfederasyonumuz büyük bir teşkilata, güçlü, faal üyelere sahip. O'nun adına yakışır bir faaliyeti fevkalade yapabilir.
YABAN TV'deki arkadaşlar Yaşar Bey adına özel bir oturum tertip etsin.
Eli kalem tutan her yazarımız onun adına bir yazı yazsın.
Bilemiyorum, sizler daha iyi düşünürsünüz, herkes birşeyler yapmalı. Fikirler üretmeli.
Horlanan, yok sayılan bu camiayı dinleyen, değer veren biriydi Yaşar Bey. Son MAK toplantısında avcıların bazı talepleri gerçekleşti diye ne kadar sevindiğini, bazıları gerçekleşmedi diye ne kadar üzüldüğünün en yakın şahidi benim. Sanki yapılamayan herşeyin sorumlusu yalnız başına o imiş gibi kendini sorumlu hissededen biriydi o.
Yaşar Bey'in adını da yaşatamıyorsak, "biz büyük bir camiayız" gibi büyük lafları bırakıp, bu defteri kapatalım daha iyi.
Ruhun şad olsun, mekanın cennet olsun Yaşar Bey.
Biz seni sevdik, gerisi umrumuzda değil.
Melih Meriç
YABAN TV Yönetim Kurulu Başkanı
Mühim NOT: Öte yandan kazada aynı araçta bulunan Değerli Dostum Kanal A Televizyonu Genel Müdürü Alper Tan , Avukat Mustafa Dokumacı ve Ramazan Püsküllü Beylere de geçmiş olsun diliyor, Cenabı Allah'tan acil şifalar temenni ediyorum. İnşallah en kısa sürede tedavi olur, yakınlarına kavuşurlar.
ÖNEMLİ DUYURU: RAHMETLİ YAŞAR TÜRKLEŞ İÇİN MEVLİD OKUTULACAK. DETAYLAR İÇİN TIKLAYINIZ.