AV açıldı,Verilen Sözler Tutulmadı…
Bu yıl yapılan MAK toplantısında; Dokuz bölgeden MAK toplantısına katılan avcı üyelerin ve Türkiye Atıcılık ve Avcılık Federasyon başkanının domuz sürek avının serbest bırakılması isteğine Tarım Bakanlığı temsilcisi ve Doğa Derneği Başkanı da destek vermişti. Toplantıda, Doğa Koruma Milli Parklar Genel Müdür Yardımcısı Sayın Mustafa Akıncıoğlu; Her ilde bulunan Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlükleri, kendi ilindeki yaban domuzu envanteri yapacağını ve ilgili ile bağlı olan köy arazisinde acilen avlanma planı yapıldıktan sonra, köy tüzel kişilikleri ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlükleri protokol yapacağını. Sonra bu avlanma planı dahilinde, domuz sürek avı yapmak isteyen avcılar, köy tüzel kişiliğinden belli bir ücret karşılığında izin almak suretiyle yaban domuzu avını haftanın yedi günü yapabileceğini’ söylemişti. Yani yeni bir sistemden bahsetmişti.
Çevre ve Orman Bakanlığı Müsteşarı Sayın Zuhuri Sarıkaya ve DKMP Genel Müdür yardımcısı Mustafa Akıncıoğlu üyelere envanter yapılarak domuz sürek avının açılacağı sözünü vermişti. Bunun üzerine MAK kararlarına 12.ci maddeyi eklemişlerdi. MADDE 12- Yaban hayvanlarının doğal yaşam alanlarında yapılan plansız sürek avlarının, aynı habitatı paylaşan diğer memeli yaban hayvanlarına olumsuz etki yapması nedeniyle, yaban domuzu sürek avları sadece tescil edilmiş genel ve devlet avlaklarında avlanma planları doğrultusunda yapılabilecektir. Avlanma usul ve esasları Bakanlıkça belirlenecektir.
Bunun üzerine, bende Avdoğa dergisinde şunu yazmıştım; 12. maddeden de şunu anlıyoruz. Domuz sürek avını serbest bırakırım ama önce bir envanter ve avlanma planları yapacağım diyor ve avlanma usul ve esasları bakanlıkça belirlenecektir diyerek Merkez Av Komisyonunu ve Merkez Av Komisyonundaki üyeleri saf dışı etmiş oluyor. Bundan sonraki MAK toplantılarında bakanlık tüm yetkiyi aldığı için avlanma bedelinin tespiti konusunda olduğu gibi, domuz sürek avı gündeme bile gelmeyecek.
Bu konu bana göre bir gece içerisinde veya bir MAK toplantısında çözülecek bir sorun değil. Bana göre bu konu önce tartışmaya açılmalı daha sonra tüm tarafların bir araya geleceği birkaç toplantıyla etraflıca görüşülmeli daha sonra uygulanmalı diye düşünüyorum. Bana göre acele alınan bu karar sistemi çökertir, bakanlık bu kararını ertelemeli, olgunlaştırarak ve tüm tarafların görüşlerini alarak tekrar gözden geçirmelidir.
Ülkemizin yaklaşık dörtte birinde yaşayan domuzların envanterinin yapılması bana göre mümkün gözükmemektedir. Envanter bilimsel bir iştir ve zamana yayılarak yapılır. Ayrıca avlanma planları yapmanın da çok kolay iş olmadığını düşünüyorum. (bilimsel bir envanterin). Bu sezona yetişmesi imkansızdır. Ama 81 ilin müdürlerini telefonla arayıp oradaki domuz popülasyonu nedir diye sorarlarsa o ayrı!
Bakanlığın bir sayım, bir envanter çalışmasını yapamayacağını ve bu sezona yetiştiremeyeceğini yazmıştık. Envanter deyince aklıma devletin yaptığı yaşanmış Aziz Nesin’lik bir envanter çalışması sunmak istiyorum;
99 Yaban Domuzu Ne Oldu?
Devlet nasıl istatistik yapar? Alın size Aziz Nesin hikayelerini aratmayacak, eski zamanlardan bir cevap.
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nda bir bürokrat bize devletin eskiden nasıl istatistik yaptığını ve bürokrasinin işleri takip etmesindeki duyarlılığı çok güzel bir örnekle anlattı.
Bürokratın anlattığına göre bir dönem Tarım Bakanlığı, İl Müdürlükleri'ne bir yazı yazar ve "İlinizin bulunduğu bölgedeki karga, yaban domuzu, üveyik gibi tarımsal üretime zarar veren yabani hayvanların sayısını çıkartın bize yollayın" der. Der ve komedi bu noktada başlar. Sayım işleminin devamını Referans Gazetesinin başkent kulisinden aktarıyoruz:
İl müdürlerini alır bir düşünce... Adı üstünde zararlı ve yabani hayvan bunlar. Nasıl sayacaksın?
Sonunda kendi aralarında 'istişare' ederek bir formül bulurlar. Buna göre bölgenin büyüklüğüyle orantılı olarak her il müdürü bir rakam yazıp bakanlığa yollar. Kimi 30, kimi 20 yaban domuzu olduğunu bildirir. Aradan 1 yıl geçer, "Ses seda çıkmadı Bakanlık'tan..." diye sevinirlerken biz yazı daha... "Bölgenizdeki yaban domuzlarının son durumu nedir? Şayet sayıları 150'yi aşarsa 'sürek avı' başlatın." Sürek avı başlaması için gerekli bürokratik işlemler ve nasıl ekipler oluşturulacağı, vurulan domuzların kuyruklarının kesilerek ispatlanması gerektiği gibi formaliteler sıralanır. İl müdürleri yeni sayıyı, hayvanların çoğalabileceği varsayımıyla 5'er, 10'ar artırıp bildirmişler. İş, yıllarca böyle devam etmiş. Bürokratımızın tayini bir gün Tunceli Tarım İl Müdürlüğü'ne çıkmış. Göreve başlamasının ardından yine bakanlığın aynı yazısı... Hemen, bir sene önce gönderilen yazıyı çıkarmış ki ne görsün. Domuz sayısı 149... Domuzu 1 tane artırsa sürek avı başlamak zorunda kalacak. Hayvanların kuyrukları, ödenek... Kendi kendine (Ben bu sayıyı 50'ye düşüreyim, kimse fark etmez) demiş ve yazıyı göndermiş.
Bir ay sonra Bakanlıktan bir yazı. Yazıda (Geçen yıl bölgenizde yaban domuzu sayısı 149 idi. Siz 50 olduğunu yazmışsınız. Ne oldu 99 yaban domuzuna...) diye soruluyor. Bürokrat oturmuş ve düşünmüş, bir formül bulup Bakanlığa yazmış. Yazıda, (Evet geçen yıl sayı 149'du. Ancak sayıları artınca köylüler resmi olmayan yollardan sürek avı başlattılar, hiçbirini de vuramadılar. Domuzlar sınır ilimiz olan Erzincan'a geçti) demiş. Bürokratın belirttiğine göre "Hayvanları vurduk" dese, bakanlık kuyruklarını isteyecek.
Bakanlık hemen olayın takipçisi olmuş ve Erzincan il müdürüne bir yazı yazmış. Yazıda (Bölgenizde 100 yaban domuzu olduğunu yazıyorsunuz. Ancak Tunceli İl Müdürlüğü 99 adet domuzun bölgenize geçtiğini bildirdi. O hayvanları bulun. Sayı 150'yi aştığı için de hemen ekipleri toplayarak sürek avı yapın) diyormuş. Erzincan İl Müdürü düşünmüş ve Bakanlığa cevap yazmış. Cevapta, (Evet doğrudur. Tunceli'nin 99 domuzu sınırımızdan girdi. Ancak hızlarını alamayarak sınırımızı aşıp Erzurum il hudutlarına geçtiler) deyip işin içinden sıyrılmış. Bakanlık hemen Erzurum İl Müdürlüğü'nden hayvanların bulunup sürek avı başlatılmasını istemiş.
Erzurum İl Müdürü Erzincan il müdürünü arayıp olayı sormuş, akıl almış. Bakanlığa (Doğru. 99 domuz bölgemize girdi ancak peşlerine düştük, ancak Ağrı İl Sınırı'na girdiler) demiş. Bakanlık bu kez Ağrı il müdürlüğüne bir yazı yazmış. Ağrı il müdürü Erzurum il müdürünü aramış. Ve o da bakanlığa (Evet doğru bizim sınırdan girdi ama ülke sınırlarını aşıp Ermenistan'a geçti) diyerek olaya Tarım Bakanlığı nezdinde bir son vermiş. Bürokratımız (artık Dışişleri Ermenistan'ı aramış mıdır bilmiyorum. Ama biz envanter işinden böyle sıyrıldık) diye kurnazca gülümsüyordu...
Verilen sözlerin tutulması umuduyla….
Sevgi ve saygılarımla
Kamil ÜÇBAŞ