Güneşin batmasına bir saat kala Şarköy’deki kamp yerine ancak varabiliyoruz.
Terzi Muammer, bir gün önce gelip her şeyi ayarlamış.
Yemek masamıza üzerimize tente bile germiş. Helal olsun.
Derhal çadırlarımızı kurup, yarın avlanacağımız yeri belirlemek için Doktor Derya, ile mera tespitine çıkıyoruz.
Zaten Tekirdağ’daki köftecide beni tanıyan genç garson Şafak’ta burayı tarif etmişti bize. Sonrada dayısıyla yeğenine havale etmişti bizleri.
Hava kararırken kampa döndük ve Selahattin amcadan ilk fırçayı yedik.
- Neredesiniz be?
- Geldik amca.
Masa hazır, köfte hazır, Muratla, Doktor Derya, tarafından acilen yapılan salatada hazır.
Bende yemeğe hazırım.
- Hadi ilk gecenin şerefine hoppaaa.
Trakya ezgileri eşliğinde ormanın kenarında, hafif rüzgârlı ve nefis bir mehtap altında yemek yemeği o kadarda özlemişim ki. Oh hayat bu işte.
Sami ile damat Mehmet, gece yarısı kampa intikal ettiklerinde, ben istirahata çekilmiştim bile.
Gün doğmadan Selahattin, amcanın sesiyle uyandığımda vücudumun kaskatı olduğunu hissetim. Lanet olası yatağım sönmüş, toprağın üzerinde sabahlamışım. Ama olsun bugün avın ilk günü ve hiç moralimi bozamam.
Nefis bir kahvaltıdan sonra kılavuzumuz Gölcük'lü Hüsnü ağa ve oğlu Özkan’la birlikte Gölcük derensinin yanındaki ayçiçeği tarlalarındayız. Her yerden tüfek sesi geliyor, şenlik yeri gibi olmuş burası.
Üveyikler geçmeğe başlamış bile.
- Hadi rasgele dostlar.
Deyip, ilk karavanayı atıyorum. Peşinden bir daha, bir daha. Eee, antrenmansızız olacak o kadar derken Sami, bağırıyor.
- Aaauvv
Ters tarafımdan savrulan bir üveyik üstümden geçerken tetiği kesiyorum, aynı anda sola dalıyor, ikincide namluda ve sezonu ilk üveyi çantada.
Siftah yapmanın heyecanıyla yerini iyi marke edemediğim üveyiği bulmam on dakikamı alıyor.
Telsizden Doktoru arıyorum.
- Bende üç tane var. Diyor.
Vadi, tüfek sesleriyle inliyor. Kulaklarımın pası silindi vallahi. Barut kokusunu doya, doya içime çekiyorum.
Köylü Hüsnü, geliyor yanıma
- 3 tane aldım. Diyor.
Alt tarafımızda Şarköylü avcılar avlanıyor. Onlarda sürekli tetik kesiyorlar. Av bereketli geçeceğe benziyor.
Üveyik iyi çalışıyor. Geçen senede burada avı açmıştık, kuş çok azdı.
Üveyiklerin uçuşlarını, yıldızdan geçişlerini izlerken dalıp gidiyorum.Hep atacak değiliz ya.
F-16 uçağı gibi uçuşlarını izlemekte büyük keyif derken, kuş kesiyor.
Dostlara soruyorum hepsi üçer beşer tane yapmışlar. Bereket versin deyip yer değişiyoruz.
DEVAM EDECEK