Sevgili Avcı Dostlar;
Haftasonu yeğenimin düğünü nedeniyle Kırşehir’e gittim. Ankara’dan çıktıktan sonra Kırşehir’e kadar tarlalar adeta alev alevdi, yol kenarında gördüğümüz tarlaların bir çoğu simsiyahtı. Bir çok yerden de hala dumanların çıktığını gözlerimizle gördük.
Yıllardır dergimizde anız yangınlarının doğaya verdiği zararları anlatıp duruyoruz, Yaban TV kurulduğunda ilk yaptığı yayınlarda anız yangınlarının zararlarına dikkat çekmişti ve hala bu konuda yayınlarına devam ediyor. Yine geçtiğimiz yıllarda bakanlıkları da dahil ederek anız yangınlarıyla ilgili bir poster hazırlayıp, avcı dernekleri ve internet siteleri vasıtasıyla Türkiye’nin dört bir yanındaki köy kahvelerine ve avcı derneklerine asılmasını sağlamıştık. Bu çabamızı bilen Tarım Bakanlığından bir yetkili geçenlerde beni aradı. Çevre ve Orman Bakanlığı, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Yaban TV, Avdoğa Dergisi ve avcı derneklerinin de içinde olacağı geniş kapsamlı bir mücadele yapmayı önerdi. Bu konuda benim koordinasyonu sağlamamı rica etti. Bizde bu sese kulak verdik ve kolları sıvadık .Çiftçileri anız yangınlarının zararlarıyla ilgili bilinçlendirme çalışmalarına başladık. Yaptığımız çalışmaları geniş kitlelere ulaşan kanalımız yabanda ve dergimizde sizlere sunacağız.
Bu yazımda, öncelikle basından anız yangınlarıyla ilgili örneklerle başlamak istiyorum, Anız yangınlarıyla ilgili bazı haberler;
Anız Yangını Onlarca Köyü Elektriksiz Bıraktı:
Güneydoğu’da anız yangınları ahşap elektrik direklerini yakınca, onlarca köy karanlıkta kaldı.
Bu olay Diyarbakır’ın Bismil ve Silvan ilçesi ile Terkan bölgesinde yaşandı. Diyarbakır - Silvan karayolunun 25. kilometresinde dün gece başlayan yangın binlerce hektar alanı kül etti. Tarlaların içinden geçen yüzlerce elektrik ve telefon direği de kül oldu.
Harran Ovası’nda Anız Yangınları :
Şanlıurfa’nın Harran Ovası’nda anız yangınları devam ediyor. Yetkililerin uyarılarına rağmen, onlarca çiftçinin tarlalarındaki anızları yaktığı bildirildi.
VALİ OKUTAN ÇİFTÇİLERİN ANIZ YAKMAMASINA İLİŞKİN UYARILARDA BULUNDU
Şanlıurfa Valisi Nuri Okutan, son zamanlarda artan anız yangınları için alınması gereken önlemler ve yapılması gereken işlemlerle ilgili bir genelge yayımladı.
Kilis ve İlçelerinde Hububat Hasadının Sona Ermesinin Ardından Anız Yangınları Arttı:
Kilis’te İtfaiye Müdürlüğü ekipleri günde ortalama 10-20 anız yangınına müdahale ediyor. İtfaiye ekiplerinin, ilçeler ve köylerde anız yangılarına yetişmekte zorluk çektiği belirtildi.
’’Anız yangınları uçuş güvenliğini tehlikeye düşürüyor”
ANIZ YANGINLARI (Çukurova)
Çukurova yöresinde buğday hasadıyla birlikte başlayan ve hava kirliliği başta olmak üzere bir çok problemi gündeme getiren anız yangınlarının, uçakların iniş ve kalkışlarında görüş mesafesini azalttığından uçuş güvenliğini de tehlikeye düşürdüğü bildirildi.
ANIZ YANGINLARI (Kayseri)
Kayseri’de çıkan anız yangını güçlükle söndürüldü. İtfaiye ekiplerinin günlük 25 ile 30 anız yangınına müdahale ettikleri bildirildi.
ANIZ YANGINLARI (Diyarbakır – Elazığ Yolu)
DİYARBAKIR Elazığ yolu üzerindeki anız yangınına zamanında müdahale edilerek, kent büyük bir faciadan kurtarıldı.Yetkililer, 20 kilometrelik bir alana yayılan yangının kentin doğalgaz tesisi ve likit gaz dolum tesisi gibi birçok tesis çevresinde çıktığını ifade ederek, “İtfaiye ekipleri yangını bir fabrikamızın yakıt deposuna 2 metreye kadar yaklaştıktan sonra ancak önleyebildi’’ dedi.
“Geçen yıl 106 anız yangını meydana gelirken, bu yıl sadece ilk altı ay içinde 413 anız yangını çıktı. Anız yangınları % 9’dan % 43’e yükseldi” dedi.
Anız yangınlarının telefon ve elektrik direklerine zarar verdiğini, Diyarbakır-Elazığ Karayolunda dumanların görüş mesafesini engellemesi nedeniyle 7 aracın birbirine girerek kaza yaptığını ifade etti.
CİZRE’DE ANIZ YANGINLARI DUR DURAK BİLMİYOR
Buğday Hasat zamanından sonra anızların ateşe verilmesi sonucu çıkan yangınlara her gün bir yenisi ekleniyor. Yangından çıkan dumanlar hava kirliliğine neden olurken toprağın verimine de zarar veriyor.
Cizre-Silopi yolu ile Cizre- İdil yolu üzerinde meydana gelen anız yangınlarının ilçe merkezine ve köylere sıçraması önlenirken; yetkililer yangınların toprağa zarar verdiğini açıkladı.
İDİL’DE 700 DÖNÜM EKİLİ ARAZİ KÜL OLDU
İdil ilçesine bağlı Sulak ve Elcani köylerine ait yaklaşık 700 dönüm ekili arazi yanarak kül oldu.
Anız Yangınları Halkı Tedirgin Ediyor: (Kulu – Ankara Yolu)
Kulu - Ankara Karayolu kenarında çıkan anız yangını itfaiyenin yarım saatlik çalışması sonucu söndürülebildi.
Kulu Makas istikameti arpa alım merkezlerinin bulunduğu mevkide bulunan anızlar, kimliği belirlenemeyen kişiler tarafından ateşe verildi. Rüzgarın etkisiyle kısa sürede büyüyen yangın nedeniyle Kulu-Ankara Karayolunda görüş mesafesi 15 metreye kadar azaldı. Çevreye sirayet edebilme tehlikesine karşı olay yerine çağrılan itfaiye ekipleri yangını yarım saat süren çalışma sonucunda söndürdü.
Anız Yangınları Uyarısı (Zonguldak)
Zonguldak Orman Bölge Müdürlüğü’ndeki Orman Koruma Şube müdürü Turgut Gül, bahçe temizliği için anız yakılmaması konusunda vatandaşları uyardı.
KULU’DA KORKUTAN ANIZ YANGINLARI
İlçemizde iki ayrı yerde çıkan anız yangınları, itfaiye ekiplerinin müdahalesi sonucu söndürüldü. İlk yangın Cumhuriyet Mahallesi Düden Gölü yolunda meydana geldi. Çocuklar biçilmiş buğday tarlasındaki kuru anızı ateşe verdi. İkinci yangın ise Kozanlı Beldesi yolu üzerinde meydana geldi. Toprak Mahsulleri Ofisi yanında bulunan biçilmiş buğday tarlasında belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Kısa sürede yayılan yangına itfaiye ekipleri müdahale etti.
ANIZ YANGINLARI (Gaziantep – Araban İlçesi)
Gaziantep’in Araban ilçesinde uyarıları dikkate almayan çiftçiler anız yakmaya devam ederken, İlçe Tarım Müdürlüğü, ilçe merkezi ve köylerde çiftçilere anız yakmamaları konusunda uyarılarda bulunuyor.
Anız yangınları tahta direkleri kül etti, onlarca köyde elektrik yok.
ANIZ YANGINLARI DEVAM EDİYOR (Emirdağ)
Emirdağ merkezi ve Emirdağ Köylerinde çiftçilerin hasat sonrası tarlada kalan anızı ateşe vermesi itfaiye ve Jandarmayı meşgul ederken, aynı zamanda oluşabilecek büyük çaptaki yangınlara davetiye çıkarmaya devam ediyor. Anız yakan çiftçilere yetkililer tarafından para cezası uygulaması yapılmıyor,
Anız Yangınları Korkutuyor... (Hatay - Amik Ovası)
Yetkililerin tüm uyarı ve yasaklamalarına duyarsız kalan çiftçiler, anız yakmaya devam ediyor. Amik Ovasında mahsulü kaldırdıktan sonra, ikinci bir ürünü ekmek için işin kolayına kaçan bazı çiftçiler, yetkililerin tüm uyarı ve yasaklamalarına rağmen, anızlarını gece karanlığında yakmaya devam ediyor.
Anız Yangınları Ürkütüyor (Kayseri)
Kayseri’de çıkan anız yangını güçlükle söndürülürken, itfaiye ekiplerinin günlük 25 ile 30 anız yangınına müdahale ettikleri bildirildi.
Gördüğünüz gibi doğaya ve ülke kaynaklarına zarar veren anız yangınları her il ve ilçede ekinler kaldırıldıktan sonra ortaya çıkıyor. Çiftçilerin bilinçsizce çıkardığı ve çıkarmaya devam ettiği anız yangını nedir ve neden yapılır? Bunu yapanların cezaları nelerdir, onları tekrar yazmak istiyorum.
ANIZI YAKMAK GELECEĞİMİZİ YAKMAKTIR...
Ülkemizin tarım topraklarındaki organik maddelerin ana kaynağı genelde tahıl grubu bitkilerdir. Zira ülkemizde tarım alanlarının yaklaşık yarısında hububat üretimi, üçte birinde ise sadece buğday üretimi yapılmaktadır. Bu alanlarda, hasat sonrası toprakta kalan ANIZ ise, gerçekte uzun süre kalıcı olan toprak organik maddesinin kaynağını oluşturmaktadır.
Son yıllarda tarımda makineleşmenin artması ve yeni ekili alanların geliştirilmesi suretiyle tarımsal faaliyetlerin hızlandığı bilinmektedir. Tarımsal gelişmeler ve makineleşme ile birlikte yaygınlaşan anız yakma işleminin yasaklanmasına rağmen son yıllarda yaygın olarak yapıldığını üzülerek görmekteyiz.
Çiftçilerimiz tarafından bazı yararlar umularak özellikle toprak işlemeyi kolaylaştırma; yabani ot, böcek ve diğer zararlıları yok edip bitki hastalıklarını önleme, toprak verimini arttırma, daha iyi bir tohum yatağı hazırlama, hasat sonrası hemen diğer bir ürünün ekimine geçilecek ise mibzerin istenilen bir şekilde ekim yapmasını ve anız sapları ile mibzer gözlerinin tıkanmamasını sağlamak, tekrar sürülmesi maliyetli olduğundan masrafsız olması gerekçeleri ile hasat sonunda tarlada kalan ürün artıklarının, yani anızların yakıldığı bilinmektedir. Oysa toprağın en önemli kısmını bitki artıklarının çürümesi sonucu meydana gelen organik maddeler teşkil etmektedir.
Tabiki bunun sağlayacağı fayda vereceği zararın yanında çok küçük kalmaktadır. Modern tarım tekniğinde anızı yakmak son derecede yanlış bir yöntemdir. Yakma sonucu karşılaşılan zararların çoğunu telafi etmek mümkün değildir.
Anız yakmakla doğan zararları bilim adamları şöyle sıralıyor;
- Anızın yakılması ile topraktaki organik madde yakılarak yok edilmektedir.
- Sap ve anızların yakılması ile bitki büyümesini teşvik eden karbon (C) ve azotun (N) kaybı da artmaktadır.
- Anız yakmanın diğer bir zararı toprak yüzeyinde bulunan mikroorganizmaları öldürmesidir. Oysa toprakta bulunan gözle görülmeyen bu canlıların faaliyetleri sonucunda organik madde parçalanır, ayrışır ve HUMUS dediğimiz şekle dönüşür.
- Anızların yakılmasının en önemli zararlarından birisi de, toprağı su ve rüzgar erozyonuna daha hassas bir duruma getirmesidir. Çünkü anız yağışların toprağa şiddetli düşmesini engeller; yüzey akış hızını azaltır ve toprağa sızmasını sağlar. Böylece erozyonu önler.
- Anızların yakılmasıyla, hayvan yemi olarak kullanılmasından başka birçok yararı olan sap ve samanlar yok edilmektedir. Sap ve samanların nerelerde kullanıldığına bir göz atarsak zararın büyüklüğü daha iyi anlaşılır.
- Anızların yakılması doğal dengeyi de bozmaktadır. Yangınlar sırasında arazide yaşayan pek çok yaban hayvanı (kuş, tavşan, tilki, çakal, yılan v.s.) yuvalarını terk etmekte veya ölmektedirler.
Bütün bunların yanında topraklarımızda zaten %1’den daha az olduğu belirlenmiş olan organik madde, bitkisel bir artık olan anızın yakılması ile giderek yok edilmektedir. Kısaca organik madde miktarının azalması veya yok edilmesi toprakları daha verimsiz ve erozyona daha hassas bir duruma getirmektedir.
Mesela bir dönüm arazide 300 kg. sap yandığında 1,5 kg. saf azot kaybı meydana gelmektedir. Bu miktar ise ancak 7 kg. şeker gübresi dediğimiz Amonyum sülfatı araziye vererek yeniden kazanılabilir.
Anızı yakmak suretiyle toprağın 1-3 cm.lik üst katmanında ısı 50 - 75 C dereceye yükselmekte ve bu nedenle de mikroorganizmaların % 70’ i zarar görmektedir. Biyolojik faaliyetlerin azalmasıyla toprağın fiziksel ve kimyasal özellikleri kötüleşmektedir. Bu durumda toprakta bitki kökleri yeterli gelişme gösteremez, yeterli solunum yapamaz, bitki sulama suyundan yeterli yararlanamaz, toprak yeterli su depolayamaz, havalanma yeterli olmaz, besin elementleri kaybı olur, bitkiler dengeli beslenemez, dolayısıyla verimde düşme olur.
Anızın yakılmasından sonraki ilk yıllarda, çiftçilerimiz yakmanın zararını erozyon dışında pek fazla görmezler. Ancak yıllar ilerledikçe verimli toprakların giderek verimsizleşmesi kara kara düşünmelerine sebep olacaktır.
Yakılan anızla birlikte çıkan duman hava kirliliğini arttırmakta, atmosferdeki karbondioksit oranını yükseltmekte ve yol kenarında yakılan anızlar karayollarında görüş mesafesini kısaltarak ölümle biten trafik kazalarına sebep olmaktadır. Ormanlara yakın tarım alanlarında yakılan anız ateşi, rüzgârın etkisi ile ormanlık alanlara ulaşarak yangınlara sebep olabilmektedir. Anız yakma, komşu tarlalardaki henüz hasat edilmemiş ürünlere, meyve ve bahçelere zarar vermektedir. Anız Yangınları; ürünün biçilmesi sırasında yere düşen ürün tanelerini yakmakta dolayısıyla bu ekosistemde yer alan hayvanların bu besinlerden mahrum kalmalarına yol açmakta, yakılan anız ateşi sonucu ahşap telefon direkleri de yanmaktadır. Ülkemiz için maddi ve manevi kayıplara neden olan anız yakma, telafisi mümkün olmayacak zararlar vermektedir.
Hasat sonrası tarla yüzeyinde kalan materyaller, toprağı tavında tutmakta ve bilhassa meyilli arazilerde su ve rüzgâr erozyonuna engel olmaktadır. Toprağın organik madde kaynağı yok edildiği için toprak daha çok EROZYON’a uğrar. Oysa ülkemizdeki toprakların en önemli sorunu erozyondur. Ülkemizdeki toprakların % 73’ü şiddetli erozyon tehdidi altındadır. Ülkemizde yılda erozyon sonucu tarım topraklarının 500 milyon tonu, tüm ülke genelinde ise 1.5 milyar tonu yok olmaktadır.BU DURUM TÜRKİYE’NİN ÇÖLLEŞMESİ YOLUNDA CİDDİ BİR TEHDİTTİR ... Ayrıca anız yakmalar, evcil hayvanların beslenmesinde kullanılan alanları tahrip etmekte, bu nedenle de meraların daha yoğun kullanımına yol açmaktadır. Ayrıca, havaalanlarına yakın mesafelerdeki anız yangınları uçakların kalkış-inişlerini engelleyebilmekte, bazen uçakların onlarca dakika havada dolaşmalarına neden olmaktadır. Yaban hayatının bir parçası olan yırtıcıların beslendiği canlı türlerinde, anız yakılması ile besin bulamaması sonucu bir azalma olmakta ve bunun sonucunda yırtıcı sayısı da azalmaktadır.
Bu kapsamda anız yakma, 9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanunu ve 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu ile yasaklanmıştır.
2872 sayılı Çevre Kanunu’nun Ek-1 inci maddesinin (c) bendinde; “Anız yakılması, çayır ve meraların tahribi ve erozyona sebebiyet verecek her türlü faaliyet yasaktır.” denilmekte ve aynı Kanunun 20 nci maddesinin (l) bendi gereğince “anız yakanlara her dekar için idari para cezası verilir. Anız yakma fiilinin orman ve sulak alanlara bitişik yerler ile meskûn mahallerde işlenmesi durumunda ceza 5 kat arttırılır.” hükmü yer almaktadır. Bu konuda da ilgili Kurum ve Kuruluşlara görev düşmektedir. Ancak sorunun çözümü için cezai işlem her zaman yeterli bir çözüm şekli olmayabilir. Nitekim, birçok yasal yaptırımların uzun yıllardır uygulanmaya çalışılmasına karşın, anız yakılmasının önlenmesi konusunda cezai anlamda çok da yol alındığı söylenemez. Cezai yaptırımın tavizsiz uygulanması yanında hasat sonrası ikinci ürün ekimine yönelik anızın uygun şekilde uzaklaştırlmasıyla ilgili alet-ekipmanın Tarım Bakanlığınca uygun koşullarda çiftçiye temininin sağlanması, anızı yakılmış alanlara ürün desteği verilmemesi gibi teşvik edici uygulamalar anız yakılmasının önlenmesi bakımından daha cazip olabilir. En etkili yöntem ise çiftçinin bilinçlendirilesidir. Bu konuda yaban tv ve avdoğa dergisi olarak bu konuyu devamlı gündemde tutarak, anız yangınlarının ülkeye vermiş olduğu zararları sürekli vurgulayacağız.
Sevgili gerçek doğa sever, avcı dostlar; av yapmak için gittiğiniz köylerde bulunan çiftçilere anız yangınlarının zararlarını anlatmanızı rica ediyorum.
Sevgi ve saygılarımla rastgele.
Kamil Üçbaş