%100 Doğa Outdoor Yaşam Etiği

Yazarlar

Anasayfaya git Sonraki yazara git Önceki yazara git
  • Kişi beğendi
  • Yazı Boyutu :
    Yazıyı Büyüt Yazıyı Küçült
  • Paylaş :

Domuz Kovalarken

Ali Birerdinç
info@yabantv.com

Yerler ıslak, birkaç gün önce yağdı herhalde
Ama güneş var, öğlene doğru kurur diye düşünüyorum.
Cihan, her iki taraftan da köpekleri saldı.

Yerler iz dolu.
Köpekler kavlamaya başladı.
Erdoğan’ı Mustafa ile birlikte iki sene önce domuzları vurduğu yere bıraktık.
Başkan Mehmet, bir alt tarafım da. Cemil Başkanı mavzer atacağı yere bıraktık.
Ön sağımda İhsan var.

Sol üst tarafımda Cihan, tam alt tarafını işaret ediyor.
“Burada” diye.
Köpekler buldular onu, başındalar.
Oynamıyor yerinden.
Belli ki büyük bir şey.
Köpekleri sallamıyor.
20 dakikadır köpekler çıkarmak için zorluyorlar.
Kav, kav, kav .
Oralı değil, fakat köpekler inatçı, kav kav kavvv.
Dayanamadı, yürümeye başladı .
Ormanı kıra kıra geliyor.
Yüreğim ağzımdan çıkacak.
Kameraman Cem’ e, hazır ol diyorum.
Çatır çatır yaklaşıyor.
Direk üstümüze gelmesi lazım, ama sanki alt taraftaki kısa ormandan sıyrılmaya çalışıyor.
Sesi iyice yaklaştı.
Sürü değil, tek bu.
İçimden “Haydı çık bakalım” diyorum.
Çatırdı alt tarafımda.
Kokumuzu mu aldı hınzır?
Oysa rüzgâr ondan bize doğru
Hızlandı.

10 metre önümde ki kısa ormanın içinde, sırtındaki yeleyi görmemle birlikte kayboldu. Tetiği düşüremedim.
Yola çıkar diye, yola koştum. Başkan Mehmet’te yola fırladı o da görememiş.
Pusunun alt tarafına doğru kaydı.
Telsizlerle haber verdik ama ses yok, pusuyu yardı hınzır.
Alışmış buradaki pusulara.

Cihan geldi.
“Ağabey boş ver, atla arabaya yukarıdaki şerit keselim.” Yukarı dediği yer neredeyse 90 derecelik dik bir yokuş. Kameran öne, Doktor Derya ile ben arka koltuğa daldık.
Pikabın arkasına Gölmarmara’nın Başkanı Mehmet ve diğer arkadaşlar atladı.
Cihan, bastı gaza, başladık dikine tepeye doğru tırmanmaya. Bildiğimiz şerit mıcır çakıl karışımı, birde ıslak, Cihan, dört çekere taktı. Motorda, şanzımanda adeta kendini yırtıyor. Beş yüz metrelik şeriti yarıladık ama pikap hayır gidemem” Diyor.
Durduk.

Cihan “arkadakiler insin” diye bağırdı.
“Cihan çıkabilecek miyiz oğlum? Diyorum. “Her zaman çıkıyorum ağabey” diyor.
Cihan, aracı geri geri saldı, düze indik, tekrar yüklendi gaza, yolu yırta yırta yukarı neredeyse 90 derecelik tepeye adeta bir keçi gibi tırmanıyoruz. Off Rood yapıyoruz adeta.
İçimden bir an ters döneceğiz pikabın altında kalacağız gibi geldi. Neyse ki kazasız belasız tepeye vardık. Yukarı vardığımızda arkadaşlar “Burayı traktör bile çıkmaz.” Diyorlar.

Arkadaşlar arka tarafa atladı bastırdık gidiyoruz. Uçuyoruz adeta. Cihan bir taraftan GPRS e bakıyor "yan taraftaki şeriti domuz yarmak üzere". dedi. Motor alev alacak adeta. Arka taraftakiler haşat birikmiş suyun içinden geçince sırıl sıklımlar. Cihan, fren denilen pedalla alakası yok gibi. Sallan yuvarlan giderken bir el silah sesi, gravvv.
Şerite girdiğimiz anda pusuya giren domuzu bek yapan arkadaş indirmiş.
Durduk.

Arkadan ilk ses başkan Mehmet’ten geldi. “Cihan senin arabana bir daha binenin…” diyor.
Vallahi binmedi, yaya gitti aşağıya.

Akşamüzerine kadar girip çıkmadığımız orman yolu kalmadı, bir sürü domuz avlandı ama sonunda motor hararet yaptı. Motor hararet yapmasa ben hararet yapacaktım.
İki gündür böbreklerim ağarıyor. Taşlar o zaman oynadı galiba.
Sen çok yaşa emi Cihan…

Gönder