%100 Doğa Outdoor Yaşam Etiği

Yazarlar

Anasayfaya git Sonraki yazara git Önceki yazara git
  • Kişi beğendi
  • Yazı Boyutu :
    Yazıyı Büyüt Yazıyı Küçült
  • Paylaş :

Avcılığa Gönül Veren Bir Avcının Hikayesi

Nazife Yıldız SÜKAN
info@yabantv.com

Sayın yaban dostları bu sefer ki makalemin konusu; ava, avcılığa ve yaban hayatına kendini adamış değerli bir avcı ustamız, SİSAV doğa kulübü başkanı Sayın Mehmet Aydın Kalay’ın bizzat kendisinden dinleyip kaleme aldığım hayat hikayesidir.

Orman Genel Müdürlüğü’nde idari işler müdürü bir babanın oğlu olarak, Ankara Atatürk Orman çiftliği lojmanlarında ve orman içinde geçen çocukluk hayatım avcılığa heveslenerek avcı olmama sebep oldu.

1964 yılında ilk tüfeğimi Ali Usta'dan (cankarpusat-tüfekçi Cahit’in babası) alarak A.O.Ç liğindeki evimizin çevresinde ava başladım. Karadeniz yüzme havuzu, Karşıyaka mezarlık, ODTÜ orman sahası, incek, gazi fişek fabrikası'nın ahırlarından akan su boyu, çiftlik şarap fabrikalarının bağları, Söğütözü mesire yanındaki fidanlık sahası, uzak avlaklardan Dudulu, Alaçatı, Karşıyaka mezarlık, İvedik senelerce avlandığımız, avlaklardı. Bugün hepsi Ankara şehrinin merkezi konumunda.
1970 yılında 6/B-Avcılık şubesinden rahmetli ismet özer ile tanıştım ve onun yanında çalışmaya başladım.

Geçen süre içinde hem çalışıyordum hem okuyordum 1973 yılında değerli hocam rahmetli Nihat Turan ile tanıştım seni yeni kurulacak olan genel müdürlüğe alalım dedi. Ve genel müdürlükte göreve başladım .

Değerli hocam rahmetli Sabit Tarhan’da yurt dışından gelerek bize katıldı.

Sekreterimiz, Fatma hanım ile birlikte D.P.T kadro tahsis edinceye kadar her işi bizzat biz 3 kişi yaparak iş ayırımı olmaksızın çalıştık.

Şanslıydım ülkemizde gerçek av ve yaban hayatı bilgisine, tecrübesine sahip ve bu konuda yurt dışında eğitim almış 2 duayenle birlikteydim. Ayrıca, Nihat hocam AV DERGİSİNİ çıkaran kişi ve Türkiye’nin en büyük avcılık derneği, Türkiye avcılık derneğinin de yönetimindeydi.

Görevimin ilk döneminde, Prof. Dr. Zihni Erençetin, A.Ü. Veteriner Fakültesi Su Ürünleri balıkçılık ve av hayvanları kürsüsü başkanı, Prof. Dr.Avni Huş, Tansu Gürpınar, Mustafa Köktürk (1946), Bahtiye Mursaloğlu, (1964), İlhami Kiziroğlu, Zihni Erençetin gibi bir çok araştırma ve eser bırakan bilim adamları araştırmacıların yayınlarını okudum. Bazılarıyla tanıştım ve çalıştım.

O dönemde ülkemizde ihtiyaç olan ve gelişmemiş tahnit (taxidermy) konusunda kendimi yetiştirmeye karar verip Chicago tabiat tarihi müzesinin kurucusu John W.Moyer’den getirttiğim kitapları Türkçe’ye çevirterek deneme yanılma yoluyla çalışmaya ve Kanada’daki ablam vasıtasıyla müze ve Denver Colorado Üniversitesi ile birebir temas kurarak kaynak, bilgi ve malzeme konusunda destek alıp, av ressamı Nihat Turan hoca'nın da desteği ie tahnit sanatını öğrendim.

M.T.A. Tarihi müzesin de, sanaatkar çok değerli Fikret hocam ile 17 Ocak 1974 yılında Ankara Baypazarı bölgesinde vurulan son Anadolu parsını, doğal ortamıyla birlikte beraber sergiledik.

Diyaroma sanatını öğrenip bonservis aldım. Bu eğitim sonunda Sn.Müsteşarımız avcı Turhan Uğur beyin desteği ile Türkiye de ilk defa D.PT. Den taksidermist laborant kadrosu vererek beni onurlandırdılar. Daha sonra dünyaca ünlü Heilderberg üniversitesinden Dr. Matheus ile tür tesbiti ve dik kuyruk ördek projesi için defalarca, aylarca kayseri sultan sazlığı, Konya Hotamış, Akgöl gibi göllerde görev yaptım. Yıllarca göllerde adalarda göç sayımları yaparak elde edilen bilgileri uluslararası su kuşları araştırma bürosu (IWRB) ve Avrupa’ daki benzer kuruluşlara ve araştırmacılara gönderdik.
1950'li yıllarda araştırılmaya başlanan Akdeniz Foku'nun (monachus monochus) dünya çapındaki araştırmacısı Dr.Dikier Marchessaux'a Antalya, Finike ve Ege’de refakat ederek Türkiye’deki popülasyon ve türü saptadık. 1977 de su ürünleri sirküleri, 1998 de MERKEZ AV KOMİSYONU KARARI ile korumaya aldık.

Yaban hayatına katkılarım sürdü gitti. Yedi göller milli parkında kurulan geyik koruma ve üretme sahasına çevreden toplayarak koyduğumuz 12 geyikten birinin beni 50 metre sürüklemesi sonucu derilerim yüzülmüştü. Bu yüzden sayın genel müdürüm ve Türkiye tabiatı koruma derneği başkanı Hasan Asmaz bana ödül verip 15 gün Antalya'ya tatile bile yollamıştı.

Tatil yerine yine doğa için çalışmayı seçtim.. Antalya'da en nadide av hayvanlarımızdan ala geyik vardı, onu da kapalı alana alıp, üretip başka sahalara da aşılamamız lazımdı. Aylarca uğraştık. Sabit Tarhan, Nihat bey ve deli Süleyman lakaplı Süleyman Karakaya ile bunu da başardık. Termesos antik kentinin girişine tanıtım merkezi kurup, balayı iznimde bu minik müzeyi faunası, florası ile eşim ile birlikte ziyaretçilere açtık.

1975 te (DHKD) Doğal hayatı koruma derneği kurucularından Ömer Borovalı’yı tanıdım( 1966’da toplantılarda katılımcı ve aktif görev almış tecrübeli bir avcıydı) Sonra ki yıllarda müşterek çalışmalar yaptık.

Türkiye'nin ilk kara avcılığı istişari toplantısı 1966 yılında yapılmış, Zekai Bayer, Turhan Tamerler ve Nhat Turan'dan teşkil edilen başkanlık divanı ile Türkiye’nin, çağdaş kara avcılığı Kanunu'na ilişkin ilk prensipler bu toplantıda belirlenmiştir.

9-11 Nisan 1979'da toplanan Türkiye 2’nci kara avcılığı danışma toplantısı ve 5.5.1937 tarihli 3167 sayılı tarih olmuş kanunun değişimi için hazırlanan kara avcılığı yasa tasarısı taslağı, kelime kelime tarafımdan daktilo edilmiş, toplantı ve diğer tüm çalışmaları yaklaşık 1 yıl zamanımızı almıştı.

Personeli olduğum milli parklar, yaban hayatına, kuş gözlemciliğine, endemik türlerin tespitine, fauna ve flora konularında çok değerli çalışmalar yapan bir çok kişi ile temas halindeydi. Bu değerli insanlarla tanışma fırsatım oldu. Onlardan da çok şey öğrendim. Örnek olarak, Tansu Gürpınar, M. Zekai Bayer, Uygar Özesmi, Avni Nebioğlu, Sadi ve Nergiz Yazgan, Şahika ve Asaf Ertan, Prof.Dr.C.Kosswing, Türkiye avcılar atıcılar Kulübü'nün başkanı meslektaşım sn. Rana Avunduk bunlardan da sadece bir kaçı..

O dönemde hocam Nihat Turan ve Zeki Öktem Türkiye'nin ilk av Dergisi'ni çıkarmıştı . Tüm avcı ustalar dergiye yazılar yazıyor, çeviriler 'le makalelere bizleri bilgilendiriyorlardı.

Başkanımız Mustafa Coşkun, Nihat beyle birlikte bu av dergisini yaşatmayı başardı. Ben de Nihat bey'in dergi yazılarına yardımcı olup, daktilo ettim.

Bu sayede de, Sn,Sabahattin Sayınsoy, Mahmut Çalışkan, Mustafa Uz, A.İlhan Karamustafaoğlu, Cevat Elgin, Mustafa Onat, Aziz Bolel, Atilla Kirman, B.Cahit Boyacıgil, Fikret Selmanoğlu, Yücel Kılıçyaldır, Hayati Pirselimoğlu, Sabahattin Erdem, Galip Terim, Mustafa Kalkanlı, Ali Aslan, Avni Nebioğlu, Prog.Necdet Bozkaya, Selahattin Çakmak, Nevzat Başartan, Yavuz Gül, Mustafa Nattürker, Güneş Yunus,Ercan Ertuğ gibi ustalarla tanışıp, bir çok konuda bilgilendim ve birlikte olup dostluklarını paylaştım.

Çalışmalarımı bu işin eğitimini almadan yaptığımı öğrenen Dr.Matheus, Hamburg Üniversitesinden bana 2 yıllık bir burs ayarladı. Türkiye'ye ilk defa bu konuda eğitim almış diplomalı biri olarak dönüp, çok daha başarılı çalışmalar yapacaktım.


Maalesef oğlu Bülent Asmaz’ın düğün gecesi ölümünden sonra genel müdürlükten ayrılan, Sn. Hasan Asmaz’dan sonraki genel müdürüm ''sana ihtiyacım var en çok 6 ay izin verebilirim'' diye izin vermedi.

İçim yanarak 300 liradan 900 liraya çıkan maaşımı alıp istifa ettim. Evliydim 1 çocuğum vardı. Kasım 1979 da hemen diyaroma ticaret ve sonra da av-par av ve parça sanayi şirketimi, 4 yıl sonra AVPAR av malzemeleri pazarlama sanayi ticaret ltd.şti.ni kurdum.

Türkiye'deki ilk ciddi av fuarlarını AFEKS'le düzenleyerek büyük başarılar elde ettim. Bu aşamada dahi avcılık, avcılığın sorunları, yaban hayatı konularında faaliyetlerden uzak kalmadım.

Tüm toplantılarda, Milli Parklar derneklerin ve avcıların taleplerinde, kanun teklifi ve bizi ilgilendiren maddelerde düzenlemeler le, uygulamalardan doğan aksaklıkların giderilmesi konularında da aktif temsilci ve müdahil görevi yaptım. SİSİAD-Silah sanayicileri ve iş adamları derneğini kurdum. Ve başkanlığını yıllarca yaptım. Kızılcıhamam Pırnak keklik üretme istasyonunda hindi, tavuk, koyun ve inek beslenirken, buralarda av hayvanı yetiştirilmesini sağladık. Türkiye’de ilk defa dernek olarak, devlete ait bir istasyonu işlettik. Yüzlerce keklik ve sülün ürettik. Devlete buyurun devamını sağlayın dedik ve 19.000 USD harcadığımız tesisi geri verdik.

Dernek olarak, Avcılığın ve Yaban hayatın gelişmesinin ve başarısının eğitim ile olacağına inanıp, Sayın M.Emin Bora'nın kurmayı düşündüğü avcı eğitimi ve yaban hayvanı üretme vakfını 1993 yılında vakıf merkezini tüm müştemilatıyla kurduk. Avcı camiasını tek çatı altında birlik ve beraberlik içerisinde toplamak , çıkacak yasa ve uygulamaların daha akılcı ve avcı topluluğumuzun yararına olması için hazırlanan AVCI AVLANIR MI? Adlı kitaptan binlerce bastırıp dağıtımını sağladık. Sayın M.Emin Bora ile birlikte 1993-1995 yıllarında bir hayli mücadele verip, gerek Orman bakanlığına gerekse parlamenterlere sorunlarımızı anlatma imkanı bulduk. Bu dönemde sn. Ömer Borovalı, Sn. Mahmut Kulein, Sn. M.Emin Bora ile bu süreçte işbirliği yaparak avcılık ve yaban hayat için ciddi katkılar sağladık.

Maalesef yanlışlara 2 kez tepkimden dolayı tutuklandım. Eski dostlarım Sn. Metin Sertoğlu ve Süha Umarla’ da avcılara ve sektöre tavır değiştirdikleri için düşman olduk, tartıştık hatta mahkemelik olduk. Ama mahkemeyi kazandık.

Çeşitli gazetelerde ve tv kanallarında çalışan değerli dostum gazeteci ve TV muhabiri Engin Büyükavcı ile birlikte av sektöründe ki tüm hata ve yanlışları kamuoyuna yansıttık. Sn. Bülent Eşkinat ile HBB tv de ilk kez RASTGELE adlı av ve yaban hayatı, televizyon programını başlattık. Ve 2 yıl sponsorluğunu yaparak sürdürdük. Aldığı reytingle kanal bu programlardan 2 kez ödül aldı.

Avcı camiamıza çok yararı oldu. Ankaralı eski avcı dostumuz Rahmetli, Sn. Ufuk Güldemir’de bize özgü kanalı kurarak Yaban TV olarak devamlılığını sağladı. Ve katkısı halen sürüyor. Ayrıca silah sanayicileri ve avcıları bir araya getirerek, SİSAV’ı (Silah Satıcıları Avcılık Atıcılık ihtisas kulübü Derneğini) kurduk.

Dernek olarak, avcı eğitimlerinin ilk günlerinde Sn. Celal Acar'dan ve rahmetli değerli dostumuz Sn. Kayhan Torpil'in desteklerini gördük. Ayrıca, Sn.Kamil Üçbaş'ın derlediği sn. Görkem Ayman, sn. M.Emin Bora'nın hazırladığı 710 sayfalık Avcının temel eğitim kitabın'dan yüzlerce bastırıp dağıttık.

Yurt dışından gelen tüfek, fişek ve sair malzemelerin T.S.E. de AB ile entegre standardı olamadığından ithali mümkün olamıyordu ve sıkıntı çekiliyordu. Sn. Yılmaz Arıyörük silah komitesi kurarak, bizzat derneğimizi görevlendirdi. Belçika’dan getirdiğimiz ve çevirttiğimiz 880 sayfalık uluslararası standartlar ile yapılan çalışmalarımız sonucunda AB uyumlu standartlar oluşturuldu. Emniyet genel müdürlüğü ile yaptığımız çalışmalar sonucunda da patlayıcı maddelerle av malzemesi ve benzerlerinin usul ve esaslarına ilişkin tüzük oluştu.

SİSİAD derneğimizin başkanlığına Sn. Cemil Eryürek geçti ve o da yıllarca bu yolda mücadele verdi.
2007 yılında WFS-World forum on the future os sport shooting actives. ''Dünya sportif amaçlı atış sporlarının geleceği birliği'' Türkiye'ye 2 kez katılım için başvurmuş cevap alamamış, dünyada ki tüm dernekler, birlikler, organizasyonlar, silah üreticileri, federasyonların üye olduğu Birleşmiş milletlerde AB’de (consultant, adviser) danışman olan ve uluslar arası tüm kararlarda imzası olan bu kuruluşa katılmamış olmak, konuların dışında kalmak bence çok yanlıştı. Bu yüzden önerildik. Genel kurulda bir konuşma ve 45 dakikalık ülkemizin doğal güzellikleri, yaban hayatı ile ilgili film izlettik. Hayran kaldılar ayakta alkışlanarak üye olarak kabul edildik. Duygulandık ve tüm üyeleri hiçbir hazırlığımız yokken Türk gecesine davet ettik. Mükemmel bir sunuşla bitirdiğimiz gece sonunda herkesin elinde Türk bayrakları vardı ve bundan dolayı duyduğumuz gurur yeterliydi.

Son söz olarak;

Bu işin üniversitesi yok. Bu sebeple mektepli değil alaylıyız . Avcılık kariyerde değil, yoksa bu emeklerle ciddi bir unvanım olurdu diyen Sn. M.Aydın Kalay Bu çabalarımın gerekçesi sadece, SEVDA ve TUTKU ' dur...

Ava avcılığa gönül vermiş ve bu uğurda her türlü mücadeleye göğüs germiş, bilgi birikimi donanımı yüksek olan bir usta olan avcı ağbimizi, büyüğümüzü tüm avcı toplumumuza örnek olacak bu mücadelesinden dolayı tebrik ederim ve kendisine sağlıklı uzun ömürler dilerim.

Gönder