Sevgili YABAN Aşıkları;
Sizlerde de aynısı mı olur bilmiyorum ama ,ne zaman yeni bir av mevsimi başlasa içimi garip bir heyecan sarar.
Tarif edemediğim kıpırtılar,bir telaş alır benliğimi.
Ve daha ava başlamadan günler öncesinden, akşamları başımı yastığa koyduğumda, başlar çocuksu hayal kurmalarım...
Uykuya da öyle dalar giderim.
Bu nasıl bir duygu anlat deseler anlatamam.
Ava giderken evden çıkıldığında gecenin kokusunu içine çekmekle başlar bu güzellikler.
Evet dikkat ediniz gece sabaha karşı başkadır gecenin kokusu; Sabah seher vakti başka kokar doğa.
İşte bu kokuları ayırdedebilmekle başlar avcılık.
Av arkadaşlığı ile dost kazanma sanatı veya sporu olarak gelişir. Avdan dönerken de gün boyu metamorfoz geçiren bu değişik duygular melankolik bir hüzüne dönüşür.
Bir av mevsimi sürer gider bu rüya.
Bizleri geç ihtiyarlaştıran da bu sevdamıdır ne dersiniz?
Dikkat ettim de hiç av vurmaktan veya vuramamaktan bahsetmemişim bu yazıda.
Eksiklik olabilir mi bu sizce sevgili YABAN ve Doğa Aşıkları?
Sağlıcakla kalın ama YABAN'da kalın...