%100 Doğa Outdoor Yaşam Etiği

Yazarlar

Anasayfaya git Sonraki yazara git Önceki yazara git
  • Kişi beğendi
  • Yazı Boyutu :
    Yazıyı Büyüt Yazıyı Küçült
  • Paylaş :

Atıcılık bir Spordur.Avcılık Spor Değildir

Nejat Üner
info@yabantv.com

Ufuk Arman – Sportif Atıcılık

Merhaba, öncelikle Atıcılık sporunu tanıtmak, toplumda gereken ilgiyi uyandırabilmek ve hatta biz de varız diyebilmek adına, cesur bir davranışla “poligonhaber “adlı paylaşım sitesini kurmuş olan Gökhan ÇELİK’e teşekkür etmek istiyorum. Ben de zaman zaman bu site içerisinde bana ayrılan sayfadan Atıcılık sporuna ait güncel konular, teknik bilgiler ve yarışma haberleri ile sizlerle birlikte olacağım.

Atıcılık sporuna gönül vermiş biri olarak bu sporun yeterli tanıtımının yapılmadığını üzülerek söylemek isterim. Bunu kimseyi suçlamak için söylemiyorum. Bu hata biz bu sporu yapanların ve yönetenlerin ortak hatasıdır. Sporun yeterli derecede tanıtılıp, sevdirilememesinin doğal sonucu olarak da sporcu potansiyelinin çok alt rakamlarda kalması gerçeği ile karşılaşmaktayız. Şu anda 70 milyondan fazla nüfusa sahip ülkemizde ancak 3.000 civarında lisanslı faal atıcıya sahip olmak, hatta bunların sadece yarısının yarışmacı olması üzücü bir gerçektir.

Atıcılık sporunun Yivli Tüfek dalında (hem ateşli, hem havalı) Milli Takım düzeyinde yıllarca yarıştım. Yarıştığım yıllarda ve daha sonra bana şu soru çok sık sorulmuştur; “Atıcılık da spor mu?” Bu basit sorunun altında pek çok şey gizlidir ama en önemlisi “bilgisizlik”. Böyle bir soruyu her seferinde dilimin döndüğünce şöyle yanıtlıyorum. “Evet, Atıcılık bir spordur, hem de Olimpik bir spordur. En az diğer spor dalları kadar fiziki uygunluk ve beceri gerektirir. Saatler hatta günler süren yarışmaları başarıyla tamamlayabilmek için çok iyi bir fiziki kondisyona ihtiyaç vardır. Sporcular vücut dayanıklılıklarını artırabilmek için haftanın en az üç günü koşarlar, 7-8 kg.’a varan tüfek ağırlığından etkilenmemek için (Yivli Tüfek ağırlığı) ağırlık çalışmaları yapar ve hatta yarışma heyecanına yenik düşmemek için psikolojik çalışmalar yaparlar, bunları biliyor muydunuz?” Dediğimde o zaman bu soruyu soranların yüzlerinin ne hal aldığını siz düşünün.

Atıcılık temelinde el – göz koordinasyonuna dayanan öğrenilmesi oldukça beceri ve zahmet gerektiren zor bir spor dalıdır. Bence bir sporun diğer spor dalları arasındaki yerinin anlaşılması için bütün sporların sergilendiği en önemli yer olan Olimpiyatlardaki durumuna bakmak gerekir. Olimpik yönü Atıcılık sporu için tam bir gurur kaynağıdır. Atıcılık Olimpik olma özelliğini ne zaman kazanmıştır biliyor musunuz? Modern Olimpiyatların ilki olan 1896 Atina Olimpiyat Oyunlarında, hem de Olimpiyat Oyunlarında yer alan 9 ayrı spor dalından biri olarak. Atina Olimpiyat Oyunlarına 13 ayrı ülkeden toplam 395 sporcu iştirak etmiş ve bu sporcuların 116’sını atıcılar oluşturmuştur. Modern Olimpiyatların tarihine bu denli önemli bir giriş yapan ve her olimpiyatta çoğalan branşlarıyla yer alan bir spor dalına “o da spor mu?” gözüyle bakmak biraz haksızlık olsa gerek. Medyanın günümüzde en önemli tanıtım aracı olduğuna inanıyorum, iyi tanıtım yapabilirsek bu tip soruları engelleyebileceğimizi düşünüyorum. İşte bu siteden karanlığa bir mum yakıp hiç değilse ulaştığı insan sayısı kadar aydınlık yaratmaya çalışalım. Bu sporla ilgili sorularınızı, duygu ve düşüncelerinizi site aracılığı ile paylaşabiliriz, bir sohbet ortamında bilgilerimizi paylaşmaktan keyif duyacağımıza inanıyorum.

Saygılarımla Ufuk ARMAN
 
Not:

Gazetelerde Ufuk Arman adlı beyin TAF başkanlığına aday olduğunu okuyunca, www.poligon.com sitesinde yaptığı söyleşiyi yukarıya almak zorunda kaldım. Bugünde başkan seçildiğini Yaban TV sütunlarında okudum. Dilimde tüy biterek hep anlatmaya çalıştığım, Atıcılığın bir spor olduğunu çok güzel bir şekilde anlatmış bu beyefendi. Yukarıdaki yazıdan anladığım kadar da bu beyin avcılıkla pek bir ilgisi olmadığı da belli gibi. Allah razı olsun. İnşallah avcı değildir.

Köylü bir toplum olduğumuz için herkes zaten doğuştan avcıdır bu ülkede. Kendini kurttan kuştan korumak için eline silah alan herkes zaten doğal avcıdır!!!!!!! Hele hele yarışmalara davet edilen devlet erkanı kaymakam veya valinin ilk söylediği şey, bende avcıyım demek olur!!!!!. Ellerinde o günün sponsoru olan silah firmasının tüfeği ile de poz verirler. Bu tabii ki çok büyük bir hamaset ve çok büyük bir palavradır her şeyimizde olduğu gibi.

Avcılık o kadar farklı bir kavramdır ki. Bu nedenle karşısında hiçbir rakip olmadan TAF başkanlığına seçilmiş olan bu beyden ricam(bunu da anlamak mümkün değil ya), TAF’ın logosundan şu Avcılık kelimesini hemen çıkarması. Ondan sonra Allah kerim. Çok dua alır vallahi gerçek avcı ruhuna sahip avcılardan. Avcılık zaten bitirildi bu ülkede. Belki birileri farklı bir politikayla bu güzel uğraşı canlandırabilir ve merkezi yönetimin sultasından da kurtarabilir. Dilimde tüy bitti bu konuda yazmaktan. Türkiye avcılığı için hiçbir şey yapmamış ve benim vergilerimi yalnız ve yalnız Atıcılık sporu için kullanan bu kurumun logosunda ve statüsünde Avcılık kelimesini kullanmaya asla hakkı yok. Bu da böyle biline. Bu sütunlarda her zaman yorum hakkı var herkesin. Hadi bakalım hodri meydan.

Gönder