%100 Doğa Outdoor Yaşam Etiği

Yazarlar

Anasayfaya git Sonraki yazara git Önceki yazara git
  • Kişi beğendi
  • Yazı Boyutu :
    Yazıyı Büyüt Yazıyı Küçült
  • Paylaş :

Kabak Lastik !

Yaşar Burak Uslu
info@yabantv.com

Gözün aydın ey Türk Avcısı MAK kararları açıklandı, kotaların çıktı artık binlerce yıldır sahip olduğun bu kültürünü gururla ve mutlulukla yaşa diyemiyorum tabi ki de bu yıl da…

Diyemiyorum da benim asıl merak ettiğim göz göre göre bu kabak lastikle daha ne kadar gideceğimiz?

Malumunuz araba kullanan herkes gayet iyi bilir ki araçların yolda hareket edebilmesi için halk tabiriyle lastik gerekir. Yine dağdaki çoban da şehir deki şoför de çok iyi bilir ki lastiklerin bir ömrü vardır ve belli bir kilometreden sonra tutunmayı sağlayan diş derinliği 3mm altına düştüğünde artık değişmesi gerekir zira artık o noktadan sonra tehlike arz eder ve bu hale gelmiş lastiğe halk arasında ‘’ ‘ KABAK LASTİK ’ denir…

Böyle kabak bir lastikle ne düz yolda gidebilirsiniz, ne güvenle fren yapabilir ne de yokuş çıkabilirsiniz …

Yıllardır adına MAK dediğimiz başlangıçta oluşturulma amacı; sürdürülebilir bir avcılığı ( ! ) doğanın dengesini ve avcıların avlanma kültürünü yaşatabilmesi yolunda bizi güvenle götürmesi amaçlayan yapının artık ömrü bitti artık kabak…

Tıpkı uzun yıllar kullanılan lastik gibi ihtiyaç duyulduğunda havası indiğinde hava basıldı, delindiğinde yamandı, hatta kamyon lastikleri gibi üzeri kaplandı…

Ama artık her tarafından yanak yapmış, diş derinliği kalmamış bu kabak lastik gibi MAK ve kararları da tamir tutmuyor…

Hele şu AVBİS ile artık rot – balansı da gitti fena halde sarsıyor, sağa sola çekiyor avcımız rahatsız ...

Yıllardır aman yasaklayalım, avlatmayalım koruruz, ürer çoğalır ‘ zannedilen ‘ av hayvanı stokumuz bir türlü batı da ki gibi artmıyor hâlâ Polonya’nın bir köyünün yıllık kotası kadar Karaca’yı tüm Türkiye de ancak veriyoruz, Yaban Koyunu, Ala Geyik, Şamua, sülün, keklik, çil’in hali ortada… Üstelik tehdit edici şekilde artan kontrolsüz yapılaşmanın aşırı baskısı ile yaşanan habitat kaybı otoyol köprü havaalanı gibi alt yapı çalışmalarının Ç.E.D. raporlarının hilafına yarattığı tablo, zirai ilaçların oluşturduğu tahribatla birleşince hakikaten ızdırap verici bir tablo ortaya çıkıyor…

Peki, ne olacak ?

Olacak olan şu, inadı bırakıp bilmediğimizi, başaramadığımızı kabul edip bilenlerden yardım isteyeceğiz ama uymak için, bildiğimizi okumak için değil… !

Sevgili ağabeyim Ömer Borovalı yıllar öncesinde bu kaçınılmaz sonu görüp; ülke de bilime dayalı, kültür ile desteklenen dünya normlarına uygun bir av yaban hayatı bakış açısını bu ülkede oluşturabilmek adına C.I.C. ye üye yapmadı mı Türkiye’yi…

Ben ve Ahmet Bağcı kurul arkadaşlarımız ile birlikte ; kendi görev süremiz için de sevgili Latif Aral Aliş başkanlığında F.A.C.E. ye A.B. üyelik sürecinde avcılarımızın da katılımını sağlayabilmek için T.A.F. ’ın tam üyeliği projesini hayata geçirmedik mi …

Allah (c.c.) aşkına inadı bırakın göç bitti bundan sonra gideceğimiz başka bir vatanımız yok, lütfen aklımızı başımıza alalım…

Bir an önce Av ve Yaban Hayatına bakışımızı konunun eğitimini dahi akademik anlamda almamış yapıyı terk edip ‘AV ’ ve ‘AVCI ’ odaklı sürdürülebilir bir yaban hayatı yönetimini başlatalım zira unutmayalım ki ‘AV ’ ve ‘AVCI’ nın devamlılığı sağlanarak yaban hayatı var olabilir…

Seksen milyonluk ülkede ne sosyoloji kabul eder sadece 130 bin avcı olduğunu ne de yivsiz av tüfeği satış rakamları ve akıl, kimse birbirini kandırmasın bu haliyle mevcut MAK odaklı avcılık sistemi ’…

Kaçak avcılığın oluşmasına zemin oluşturan bir kaynak …’ haline dönüşmüş görüntüsü vermektedir...

Herkesin kendi arasında söylediğini bir kez de ben yüksek sesle söylüyorum.

Beyler lastik artık kabak ve biz ilerleyemiyoruz.

Av ve Avcı odaklı, uluslar arası kabul görmüş bilimsel verilere dayalı, modern, başarısı tüm dünya da kanıtlanmış evrensel normlara sahip Av ve Yaban Hayatı idaresini binlerce yıllık geleneklere ve kültürel derinliğe sahip Türk Avcıları ile birlikte ‘ eşit şartlarda ‘ oluşturmayı daha fazla ertelemenin zararı telafi edilemez bir noktaya gidiyor, yol yakınken gelin hep beraber bir an önce değiştirelim şu kabak lastiği…

Rastgele…

Yaşar Burak USLU

Gönder