%100 Doğa Outdoor Yaşam Etiği

Yazarlar

Anasayfaya git Sonraki yazara git Önceki yazara git
  • Kişi beğendi
  • Yazı Boyutu :
    Yazıyı Büyüt Yazıyı Küçült
  • Paylaş :

Son 15 Yılın En Sessiz Gününe Uyandım

Ali Birerdinç
info@yabantv.com

Sabah saat o5.30, dışarıda çıt yok.

Kar hafif hafif yağıyor. Her yer bembeyaz.

Fakat en önemlisi 15 senedir anıran şehir, bu sabah anırmıyor, çünkü kar var, araçlar trafiğe çıkamıyor.

Dağlarda koşturmaktan ne nezle, ne grip oldum. Oğlum Burak, gripti ondan hem bana, hem de kızım Burcu’ya geçti, işe gitmeyeceğim.

Saat 06.30 hala dışarıda çıt yok. Camı açtım, 15 yıldır ilk kez sessizliği dinliyorum. Kar taneleri yüzümü okşuyor.

Süper bir duygu bu.

Özlemişim…

Oysa camlar çift kat, içinde bilmem ne gazı olmasına rağmen diğer günlerde bir anırıyor ki bu şehir, bomba gibi patlıyor  o ses evin içinde.

Şehirden ve otoyoldan geçen araçların çıkardığı bu iğrenç sese başka bir deyim, ya da başka uygun bir isim bulamadığım için şehir “anırıyor” diyorum. (Eşekler, kusura bakmasın)

Onun için bu  sessizliğin  tadını doya daya çıkarıyorum.

Saat 07, tek tek araç sesleri geliyor. Kızım otobüsle işine gitti. Oğlum ise dün gece gelemedi. Çünkü, gelecek yol yok.

Sen İstanbul’un bir ucunu Tekirdağ’a, bir ucunu Edirne’ye, diğer ucunu Düzce, ile Adapazarı’na, bağlarsan olacağı bu. Kimse evine gidemez tabi.

Adamın birinin İstanbul ve yakınlarındaki tüm arazileri beton yığını gökdelenlerle doldurmasına göz yumarsan başka ne olabilir ki?  

Yakında mezarlıklarla, çocuk parklarına da gökdelen diker, oralara da insanları doldurursalar hiç şaşırmam valla.

Ondan sonra İstanbul tabii anırır.

Anlı şanlı medyanızda attığı başlıklarla sözde gazetecilik yapıyor. Yok efendim  “Şehir donmuş, İnsanlar evlerine yürüyerek gitmiş, Köprü felç, 10 dakikalık yol 8 saat sürmüş, Metrobüsler durmuş”

E, bunları biliyoruz, “Öküz müyüz biz? Onları zaten yaşıyoruz, görüyoruz” sen şehri bu hale getirenlere sorsana “ Hani yüzlerce araç, binlerce ton tuz, yüzlerce eleman nerede diye? Soramazsın tabi!

Şimdi cevapları hazır : Bu afet, biz ne yapalım? diyecekler.

Almanya’da, Fransa’da, İngiltere’de afet olmuyor da burada mı afet oluyor?

Hadi canım sende.

Yahu, meslektaşımız, gazeteci arkadaşımız kartopu attı diye bıçakla bir sapık tarafından katledilip öldürülüyor, bir minibüs şoförlüğünden türkücü olan adamı, o öldürülen gazeteciden daha büyük haber yapıyorsunuz. Hem de her gün. Silin gitsin kardeşim. Ayıptır ayıp.

Şimdi şu an bu yazıyı yazarken elektrik kesildi iyi mi?  Afet var ya!

Neyse dostlar, hasta olmasak ta, bugün bu şehirde işe gidemeyecektik. Onun için evde boş durmak olmaz. Hanımla bayat ekmekleri ufalayıp balkonun kenarına döktük. İrili ufaklı gelen kuşları yemledik. Onları seyretmenin keyfini yaşadık.

Sizlere de tavsiye ederim. İyi oluyor.

Gönder