%100 Doğa Outdoor Yaşam Etiği

Yazarlar

Anasayfaya git Sonraki yazara git Önceki yazara git
  • Kişi beğendi
  • Yazı Boyutu :
    Yazıyı Büyüt Yazıyı Küçült
  • Paylaş :

Su Gümesinde Ördek Avı

Dr.İnan Vardar
info@yabantv.com

Bence ördek avcılığının zirvesi çipilde, civardaki ot ve kamışları kullanarak yaptığınız basit gümelerde avlanmaktır. Sandal avcılığı iyidir hoştur ama avcının hareket ve becerilerini kısıtlar, bir yerden sonra sandalcıya tabi olmak zorundasınızdır, hele acemi ve tembel bir sandalcıya düştüyseniz vay halinize...

Su üstüne kendi yaptığınız güme de ise avlanmanın özgürlüğü de, eziyeti de sınırsızdır... Bu avda sandaldakinin aksine mümkün olduğu kadar az, hafif ve pratik malzemeler gerekir. Çünkü bütün yükünüzü arabadan gümeye kadar siz taşıyacaksınız, daha da kötüsü dönüşte, vurduğunuz ördeklerde yükünüze ilave olacak ki; kötü mü, iyi mi siz karar verin...

Güme avcılığı için gerekli malzemeleri sıralayarak işe başlayalım:

Öncelikle diğer avların aksine yürürken eliniz boş kalsın diye omuzunuza asacağınız tüfeğinize kayış gerekir, ancak avlanırken kayış derhal sökülmeli ve kamışlara ve ağa takılmasına mani olunmalıdır. Zaten hiç bir kuş avında, av esnasında kayış kullanılmaz. Avlanacağınız suyun derinliği ve tabanın çamur veya çayır olma durumuna göre ya kasık ya da göğüs çizmesi... Omuzlarınızı kesmeyecek şekilde geniş askıları olan bir çuvala doldurulmuş hafif mankeler...

Ben bu iş için 1970 yıllarında oyuncakçılardan aldığım, orijinal manke kalıbı kullanılarak çocuk oyuncağı olarak yapılmış plastik ve çok hafif mankeleri kullanıyorum, tek mahzuru her yıl boyamam gerekiyor. Ayrıca çipilde kullandığım mankelerin ipleri kısa ve kurşunları da hafif.

Güme avı daha çok yağışlı geçen kışların ardından Şubat ortası ile Mart aylarında yapılabilen bir avdır, ancak MAK kararları ile genelde Şubat sonlarında av mevsimi kapandığı ve yıllardır devletin yanlış politikası ile sulak alanlar kurutulduğu ve yağışlar azaldığı için bu avcılığı yapamaz olduk.

Şubat ortasında başlayan ve çamurcun, kılkuyruk, fiyu, kaşıkçın, boz ördek göçüne Mart başında bıldırcın ördekleri de katılır. Bu ördeklerin tamamı yüzeyden beslenen ördekler familyasındandır, bundan dolayı su basmış tarla ve çayırlar bu ördekler için ideal beslenme alanıdır. Göçmen ördekler yurdumuzda genellikle Mart sonuna kadar görülürler ve kuluçkaya yatmak üzere kuzeye doğru yollarına devam ederler, Yukarıda saydığım ördek türlerinden bizde bol miktarda kuluçkaya yatan ise bıldırcın ördeğidir.

Avcılar bu ördeğe kirik veya yaz ördeği derler ki, gerçek yaz ördeği bu değildir, yaz ördeği bizde Amik Gölünde kuluçkaya yatan bir türdü ve bazı işgüzarlar Amik Gölünü kuruttu. Sonra da yaz ördeğinin nesli tehlike altında diye avı yasaklandı... Asi Nehri'de her yıl taşkın yaparak yapılan işin yanlışlığını gözler önüne seriyor, ama anlayan kim?

Neyse, mankemizde hazır, sıra geldi gümeye. Ben güme için yıllardır 120 cm uzunluğunda 4-5 tane alüminyum çubuk kullanıyorum, bunları yanımda taşıyor, av yerinde yanımdaki balık ağını çengellerle çamura daire şeklinde sapladığım çubuklara takıyorum, sonra da bağ bıçağı ile civardan kestiğim kamış ve hasır otları ile gümemi salyangoz şeklinde, çıkış yerini de bırakarak yapıyorum.

Gümede ayakta beklemek her açıdan çok yanlış olacağından mutlaka tabure gerekir, bu tabure de hem hafif hem konforlu olmalıdır. Ağabeyim Kutlu Vardar, uzunluğu ayarlanıp kelebek civata ile sabitlenen içi içe iki alüminyum çubuktan ibaret tabureler tasarlayıp yaptırmıştı ki alt çubukta taburenin çamura batmasını önleyen alüminyumdan dökülmüş derinliğe göre ayarlanabilen bir plaka, üst çubukta da yine alüminyumdan dökülmüş ve çubuğun üzerinde 360 derece dönebilen, döşeme malzemesi ile kaplı oturma yeri bulunan taburelerimiz sanırım 40 yıldan fazla bize hizmet ediyor...

Arabanızla gümeniz arasındaki mesafe her avlakta farklı olacağından hava aydınlanmadan bir saat kadar önce güme yapacağınız yerde olacağınızı hesap ederek arabadan ona göre hareket edilmelidir. Bu yürüyüşte ellerinizin boş kalmasını sağlayacak bir kafa lambası bulunması iyi olur.

Bazen ılık bir havada, bazen kar yağışı altında ve her adımda buzları kırarak sırtınızda bir çuval manke, bir elinizde tabure ve güme malzemesi, omuzunuzda tüfek, belinizde fişeklik ve hafif olsun düşüncesi ile (Dönüşte vurulan ördeklerinde taşınabileceği) eskiden kullanılan pazar filesinde ufak bir su ve biraz yiyecekle yürümekte pek hoş olmasa gerek...

1977-1980 yılları arasında Eber Gölü'nün çok yükseldiği zamanlarda arabamızı Develi Dere'sinin Bolvadin-Çay kara yolunu kestiği yerde, yol kenarında bırakır ve saat gecenin 03.30 unda yükümüzü sırtlar, bir karıştan fazla, arada dizlerimizin üzerine çıkan suda, çamurlara bata çıka, zifiri karanlıkta yürümeye başlardık, göl yatağında benim her zaman güme yaptığım yere ulaşmam tam 1 saat 45 dakika sürerdi.

Yerime vardığımda ilk iş tabureyi yerleştirir, üzerine tüfeğime fişek koyarak kırık durumda hazırlardım, mankelerin daha bir kısmını atmışken onları görerek gelen ördeklerden sabahın alacasında vurduğum çok oldu. Sonra gümemi hazırlar, manke çuvalını saklar, filemi içeri asar, taburemi yerleştirir, tüfeğimi elime alırdım...

Gönder