%100 Doğa Outdoor Yaşam Etiği

Yazarlar

Anasayfaya git Sonraki yazara git Önceki yazara git
  • Kişi beğendi
  • Yazı Boyutu :
    Yazıyı Büyüt Yazıyı Küçült
  • Paylaş :

Kaz Avındaki Mücadeleler

Dr.İnan Vardar
info@yabantv.com

Önceki yazımızda keklik avının gerektirdiği mücadelelerden kısaca bahsetmiştik. Bu defa kaz avında avcıyı bekleyen zorluklardan ve avcının yapması gereken şeyleri anlatalım.

Kaz avı diğer avların aksine sadece bekleme ile yapılan bir avdır, ördek ve üveyik avlarında güme, geçit veya parlama avı yapabilirsiniz. Ancak kaz avı farklıdır, gerçi uzun yıllar peşinde koştuğum kazda şimdi hatırlayabildiğim iki avda arazideki doğal sütrelerden istifade ederek parlama avı yapmıştım ama bu avlar tamamen tesadüf idi.

Bilindiği gibi kazlar her yıl Ekim sonu gibi Türkiye'ye göç eder ve bir kısmı kışı yurdumuzda geçirir. Bunlarda günlük veya daha uzun süreli hava durumlarına göre donmamış göllerde geceler. Civardaki ekin tarlalarında yemlenirler. İç Anadolu'da kış sert ise göller bölgesine ve Akdeniz kıyılarına hatta Dicle, Fırat deltaları ile Mısır'da Nil deltasına kadar inerler.

Kısacası kaz avı, kış mevsiminde yapılan bir avdır. Buna göre kışlık çeşitli kamuflajlar, (kar kamuflajı gibi) bekleme ve geçit avı yapılacağından mümkün olduğu kadar çok sayıda manke ve elbette kamuflaj ve manke yayma konusunda da çok tecrübeli olması avcıya avantaj sağlayacak unsurlardır...

Kaz olması muhtemel, önceki yıllardan bilinen, kazların gecelediği göllere yakın avlağa avdan bir gün önce gitmek en doğru davranıştır. Düz ovada bazen araçla saatlerce süren gezerek dürbünle aramadan sonra kaz sürülerini bulunca havanın kararmasına yakın göle dönen kazların uzaklaşması beklenir. Ondan sonra kaz sürülerinin kalktığı araziye gidilir ve kaç avcı varsa tüfek sesinden ve hareketten etkilenmeyecek kadar birbirinden uzak noktalara gümeler kazılır. Yazarken veya okurken kolay gelir ama kışın ortasında donmuş toprağı en az bir metre kazarak bir insanın saklanabileceği kadar çukur hazırlamayı ancak bunu yapanlar bilir...

Arabada kazma, kürek ve bel olacak ki çukur kazabilelim, ayrıca bu işler gecenin bir vaktinde el feneri ışığında yapılır, çok titiz ve tecrübeli avcılar araba izi anızda veya toprakta belli olmasın diye gümelerinin yanına arabalarını getirmez. Manke ve tüfek, kamuflaj ağı gibi malzemelerini taşımayı tercih ederler. Çukurdan çıkan toprağı da çuvallarla gümeden uzağa taşıyıp kazın dikkatini çekmeyecek şekilde yaymak en iyisidir.

Şunu iyi bilin ki av kuşlarında vücut büyüklüğü arttıkça ürkeklik ve dikkatleri de artar. Kısacası kaz, avlanması yasak olmayan en uyanık av kuşudur. Arazideki en ufak bir değişikliği fark eder, boş bir kovanın metalinin parlaması veya gümedeki en ufak bir hareket bile koca kaz alayını başka yöne döndürebilir...

Toprağın sertliğine ve taşlı olup olmamasına bağlı olarak mevcut bütün avcıların yardımıyla bir çukur kazmak bir saati geçer. Duruma göre bazen birbirinden 300-500 metre, bazen 5-6 kilometre arayla bütün çukurlar hazırlandığında genellikle saat gece yarısı olmuştur. Yakınsa en yakın kasabadaki gündüzden yer ayırtılmış otel-han arası yere, kasaba uzaksa ve civarda tanıdık bir köylü varsa onun evine, hiçbirisi yoksa arabada buz gibi soğukta bir kaç saat kestirilir. Güme kazarken ayakta atıştırılan yiyeceklerde akşam yemeği yerine sayılır.

Sabaha karşı uyanıp duruma göre kahvaltı edilir ve yola düşülür, ya da arabada kalmışsanız ki en çok uygulanan da budur, ocak varsa bir çay kaynatılıp ekmek peynirle idare edilir. Sabah ayazında arabanın kaportasında kahvaltı yaparken de soğuktan insanın içi katılır, zor nefes alınır... Üstelik, bütün bu işlerde gecenin zifiri karanlığında, ışıksız, susuz ortamda gerçekleşir...

Araba sahibi her avcıyı gümesinin yakınına bırakır ve en son kendisi aracı çukurundan bir kaç kilometre uzağa park ederek gümesine gider. Gece güme kazıldıktan sonra her avcının çuvallar içindeki kaz mankeleri çukuruna bırakılmıştır. Mankeler geceden yayılmaz, çünkü sabaha karşı oluşan kırağı nedeniyle serilen mankelerin üzeri donacağından toprak gibi görünür ve kazlar mankeleri algılayamaz, onun için mankeler mümkün olan en geç saatte çuvallardan çıkarılır ve sabah ayazında, bazen kar yağışı altında, her avcının kendi edindiği tecrübelere ve usule göre yayılır ki, 3-4 avcı ile 15-20 dk süren bu iş bir avcı için bir saati bulur...

Ancak mankelerin serilmesi de bittikten sonra avcı kamuflaj kıyafet ve şapkasını giyer. Etrafı toparlar, fazla eşya ve yiyeceklerini, suyunu, çantasını, altları boş olan ve tekne dediğimiz tipteki mankelerin altına saklar. Gümesine girer, kamuflaj ağıyla çukurun üzerini örter ve boynunda dürbün, elinde tüfeği, göl istikametinden iplik iplik geleceğini umduğu binlerce kazı beklemeye başlar...

Gönder