%100 Doğa Outdoor Yaşam Etiği

Yazarlar

Anasayfaya git Sonraki yazara git Önceki yazara git
  • Kişi beğendi
  • Yazı Boyutu :
    Yazıyı Büyüt Yazıyı Küçült
  • Paylaş :

Boşuna Rastgele Dememişler

Dr.İnan Vardar
info@yabantv.com

İnsanın uzun ve aralıksız bir avcılık geçmişi olunca elbette çok nadir rastlanacak olaylarda yaşanıyor. Bu yazımda aklıma gelenlerden birini sizlerle paylaşmak istedim, anlatacaklarım geçmiş yıllarda av hayvanlarının bolluğunu da gösteren bir örnek.

Eskişehir'e o zamanlar (1969) 8-10 km. mesafede olan, şimdi ise şehirle birleşmiş durumdaki Keskin köyü var. Köyün bulunduğu özün ortasından da Bozdağ'dan gelen suların oluşturduğu küçük bir dere akar, yıllardır gitmedim, bilmiyorum kurudu mu? Havanın açık ama ayaz olduğu bir kış gününde meşeliklerdeki çullukların dere kenarındaki donmamış yerlere ineceğini düşünerek iki arkadaş çulluk avına gittik. Okurlarımızdan çoğu bilmezler ama benim 49 yıllık avcılık hayatımda hiç köpeğim olmadı ve bütün kuş avlarını köpeksiz yaptım. Elbette bunu yapabilmek için kendimce bir çok strateji geliştirdim, neyse, konumuza dönelim, dere kenarından yürüyerek çulluk ararken kamışların arasından kalkan bir çulluğu vurdum, biraz daha yürüdüm, derken sudan bizim buralarda mıgır dediğimiz bir çift çamurcun ördek havalandı, onlardan da birini aldım, derenin yolla birleştiği yerdeki eski değirmene yaklaşmıştım ki bir alay çil kalktı, dublede yine bir çil alabildim. Çiller yolu geçip sırta doğru gidince bende peşlerine düştüm, arkadaşım arabayı bıraktığımız yerden dere aşağı, ben yukarı doğru yürüdüğümüz için yalnızdım. Çiller’i aramaya başladım ama sanırım yukarı sekmişler ki bir türlü bulamadım, ısrarla meşelikleri ararken küçük bir kayanın dibindeki çalıdan 6-7 kadar keklik fırladı. Onlardan da birine fişeği yetiştirebildim. Ava başlayalı daha bir saat olmadan unutulmaz bir av yapmanın keyfiyle dönüşe geçtim, yokuş aşağı arabaya doğru en kısa yoldan yürümeye başladım, daha çok gencim, o kadar mutluyum ki ıslıkla bir türkü tutturdum gidiyorum.

Yol göründü, ben arabayı görmeye çalışırken ayağımın dibinden bir tavşan fırlamaz mı? O kadar yakın ki ilk fişeği boşa attım, ikincide tavşan yuvarlandı. Bu arada aklıma gelmişken söyleyeyim, attıklarım MKE kağıt kovana yaptığım 7 numara saçmalı fişekler.

Ben arabaya geldim, baktım Talat'ta geliyor. O hiçbir şey görememişken ben evime 15 dk. mesafede, bir saatte 5 ayrı cins av görüp hepsine de fişek atma imkanı bulmuştum. (Bu yazıyı yazdıktan sonraki günlerde çulluk avının açılmasını da bahane ederek hem yukarıda anlattığım yerleri bir göreyim, hem de çulluk bakalım diye Keskin köyünün üst tarafına Ümit Özkanal ile ava gittik. Arazi tamamen yerleşime açılmış, bahçeli yazlık evler dolmuş, küçük dere ise kurumak bir yana oraya yapılan göletin besleri olmuş...)

Gönder