%100 Doğa Outdoor Yaşam Etiği

Yazarlar

Anasayfaya git Sonraki yazara git Önceki yazara git
  • Kişi beğendi
  • Yazı Boyutu :
    Yazıyı Büyüt Yazıyı Küçült
  • Paylaş :

Kavun Karpuzcu Ulamanlı Yusuf

Nejat Üner
info@yabantv.com

Yaklaşık 30 yıldır yaşamakta olduğum ve genellikle bıldırcın ve üveyik avladığım Tekirdağ’ın şirin kasabası Şarköy’de yıllarca beraber avlandığım ve şimdi yaşlılıktan artık avlanamayan çok saygıdeğer ve sevdiğim insanla üveyik ve bıldırcın meralarına gitmek için kullandığımız bir yolumuz vardır.Ben o yolu tabii ki hala kullanıyorum ama onsuz maalesef .Çok ama çok yorulduğumuz ve arabamıza kadar yerlerde tek kelime ile sürüne sürüne geldiğimiz bir keklik avında(evet Trakya’da keklik ve çil avlardık bir zamanlar) çok zor bir konumda atış yaparak avladığım bir kekliği avladığımız yerin yakınından ne zaman geçsek, bak Nejat hatırlıyor musun burada vurduğun kekliği diye bana sorardı.Ben de hı hı hatırlıyorum abi derdim.O noktaya her yaklaştıkça, içimden kıs kıs güler, bakayım ne zaman soracak diye de beklerdim.Ve inanın hiç sektirmezdi. En az yirmi yıl dinledim her av sezonu tekrarlamasından çok sıkıldığım ama ona hiç hissettirmediğim ve şimdi hatırlayınca da belki de pişmanlığımdan ve gizli kabalığımdan dolayı çok hüzünlendiğim bu söylemi.

Eminim her avcının böyle bir avı, noktası veya yaşadığı ve unutamayacağı bir çok yaşanmışlıkları ve serüvenleri vardır ve avcı o noktadan her geçtiği vakit veya bir toplantıda konu açılınca o noktada yaşanmışlığı hatırlar veya ona arkadaşları hatırlatırlar. Avcı olmayanların hiç ama hiç anlayamayacakları ama bizleri hala heyecanlandıran veya gururlandıran birçok yaşanmışlıklarımız hatta aksiyonlarımız vardır. Ama bununla birlikte bizleri hüzünlendiren yaşanmışlıklar veya olaylar veya kişiler ve hatta doğada sürekli gözlemlediğimiz hayvanların davranışları bile vardır.

30 yıldır İstanbul-Şarköy arasında gidip geliyorum. Malkara’ya gelmeden önce Şarköy sapağına girersiniz ve Kavakçeşme, Ballı, İshaklı, Emirali, Sağlamtaş sapağı, Ulaman rampasından geçerek Gölcük’e iner ve sonra da Şarköy’e varırsınız. Bu rutin hala devam etmekte ama beni bir kaç yıldır hüzünlendiren karpuz kavuncu Ulaman’lı Yusuf’un yokluğu. 30 yıl boyunca Ulaman rampasını bitirdiğimiz yerde kavun karpuz sergisi vardı. Bunlara ilaveten de günlük hasat ettiği domates, biber patlıcan, nohut, fasulye ve karısının yaptığı tarhana, erişte ve sevgili Ali Birerdinç ve arkadaşlarını birkaç gün tuvaletten çıkamayacak derecede hırpalayan keçi peyniri de satardı.

YABAN TV’nin kıymetli programcısı ve insan ve doğa sevgisi yüksek sevgili Ali Birerdinç her sene onun sergisinin arkasında kamp kurar ve üveyik avlardı. Bu onun rutiniydi. Ağzından sigarası hiç düşmeyen ve bıyıkları bile sigara ziftinden sararmış ve konuşması bile sigaradan boğuklamış tipik bir Trakya köylüsü olan Ulamanlı Yusuf’u YABAN TV’de herkese tanıtmıştı. Ama o da en az iki yıldır artık bu rutini yapamıyor. Çünkü Ulamanlı Yusuf artık yok. Öteki dünyada bir yerlerde bizleri bekliyor. Ne zaman oradan geçsem, şu anda harabe halde aynı yerde duran ama kullanılmayan derme çatma karpuz kavun sergisine bakıyorum ve bu sergiyle birlikte benden de bir şeylerin koptuğunu hissediyorum. Eminim sevgili Ali Birerdinç’de böyle düşünüyordur. O her sene güzelim Şarköy’e yine geliyor, sezon açılışını yapıyor ama kampını artık başka yerlerde kuruyor. Eminim o da özlüyordur Ulamanlı Yusuf’u kavun karpuz sergisinde görmeyi ve bıyık altından gülüyordur hüzünlenerek oradan her geçişinde belki de. Aynen benim de kekliği vurduğum yerden geçerken şu anda hayatta olan ama yaşlılığından dolayı hiçbir şey yapamayan çok sevdiğim avcı abimin bana kekliği vurduğum yeri hatırlatması gibi.

Beyler hayat ummadığınız kadar kısa. Köy kahvesinde veya avcı derneklerinde sizleri ıskalarınızla veya palavralarınızla kızdıranlar olabilir. Sakın kızmayın. Çünkü bu dünyadan göçtükten sonra arkadaşlarınız sizi belki bu ıskalarınızla veya palavralarınızla hatırlayacak. Birbirinizi sevin. Hiç olmazsa bir iz bırakmış olacaksınız ıskalarınızla ve palavralarınızla. Güzel ve olumlu şeylerle hatırlanmak çok güzel bir şeydir. Kavun karpuzcu Ulamanlı Yusuf’u bu sayfalarda anmamız bile ne kadar hoş. Geçmişi asla geri getirmezsiniz ama hatıraları ve güzel yaşanmışlıkları evet.

30 yıl beraber avlandığım Şarköylü avcı abim Mersin Kızılkayacık keşke bugün benle avlanabilse ve tekrar bana, bak Nejat hatırlıyor musun burada vurduğun kekliği diye sorabilse. Ulamanlı Yusuf benim için bir sembol. Çünkü bana çok şey hatırlatıyor, düşündürüyor ve yaşamı sorgulatıyor.
Hepinizin çok hayırlı ve sağlıklı bir Şeker Bayramı geçirmesini ve kazasız belasız bir 2014-2015 av sezonu dilerim.

Gönder