%100 Doğa Outdoor Yaşam Etiği

Yazarlar

Anasayfaya git Sonraki yazara git Önceki yazara git
  • Kişi beğendi
  • Yazı Boyutu :
    Yazıyı Büyüt Yazıyı Küçült
  • Paylaş :

Çiftçilik Bir Meslektir…

Levent Özdemir
info@yabantv.com

Ben bir çiftçi ailenin çocuğuyum. İşimiz gereği ülkemizin büyük bir bölümünü karış karış gezdim. Böyle olunca kırsalda yaşayan ve üretim yapan insanlarımızın neler yaptığını, nasıl yaptığını ve ne düşündüğünü aşağı yukarı tahmin ediyorum. Çocukluğumdan beri hep kendi kendine yetebilen bir ülke olduğumuz hikayelerini dinledim durdum.

Durum böyle ise, dört mevsimi bir arada yaşayan, toprak çeşitliliği zengin, her türlü sebze ve meyvenin yetiştirildiği, küçükbaş ve büyükbaş hayvancılık olarak birçok cinsin yetiştirildiği ülkemizde neden verimlilik sağlanamıyor, neden bu işi yapan insanlarımız karın tokluğuna yaşıyor ?

Dünya pazarlarında tek rekabet etme gücüne sahip olduğumuz hatta çoğu üründe üst sıralarda olduğumuz tarım sektörünün en önemli bileşeni olan bu insanlarımızın sıkıntısının nedeni nedir, sorun çözülebilir nitelikte mi yoksa çözümsüz mü ?

Çünkü, kar getirmeyen hiçbir iş ve faaliyet uzun süre yapılamaz. Ekonomik boyutunun yanında sosyal ve manevi boyutu var bunun. Bu özellikleri sağlamayan hangi meslek kimler tarafından yapılabilir ki..?

Ancak; kanaatkar, geçmiş kültürünü devam ettirmek isteyen, hedefi başarı olmayan, doğayı, toprağı, hayvanları seven ve yaptığı işi meslek olarak değil de hobi olarak gören insanlar tarafından yapılabilir. Ülkemizde milyonlarca insanımızın ve yüzbinlerce işletmenin bu şekilde çalıştırıldığını biliyoruz. Buna rağmen üretimde dünyada üst sıralamalarda yer alıyorsak bu sıkıntıyı ortadan kaldıracak radikal düzenlemelerle üreticisinden tüketicisine kadar sağlanacak ekonomik , sosyal ve kültürel zenginlikle gelecekte nasıl bir yerde olacağımızı herkes tahmin edebilir.

Ben bu radikal düzenlemenin biricisinin Çiftçiliğin bir meslek olarak benimsetilmesi olduğuna inanıyorum. Hem de Okuma Yazma Seferberliği gibi...

Eğer bir kişi köyde yaşıyorsa, bir ineği, beş dönüm bağı bahçesi varsa, ekim dikim işi yapıyorsa çiftçi olması gerekir. Ziraat Odalarına kayıtlı, bir birliğe üye olması tek başına çiftçi olduğunun resmiyeti olmamalıdır. Mecidiyeköy’de bir elektrik tesisatçısı dükkanı bulunan kişi nasıl elektrikçiyim diyorsa tarımla uğraşan bir kimsede aynı şartlarda ben çiftçiyim diyebilmelidir. Tabii ki bu ben çiftçiyim demekle olmaz. Mesleki şartları sınırlamalarla belirlenmiş bir statü oluşturulmalıdır. Bunun detaylarını yasalar belirlemiştir ve uygulamaları da buna göre yapılmaktadır. Ancak bu şartlara uygunluk sağlandığında çiftçilik mesleğinden bahsedilmelidir. Muhasebesi oluşturulmalı, yetiştirdiği ürünü, verimi, kalitesi, stoğu, pazarı vs. her şeyi kayıt altına alınmalıdır. Nasıl bir işyeri mali müşavirler tarafından vergisi algısı denetleniyorsa böyle denetlenmelidir.

Tarımın artık bir kanunu var. Miras hukuku, mer-a kanunu ve toplulaştırma gibi uygulamaları yürüten Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, tüm teşkilatları ile bu konuda önemli çalışmalar yaparak çiftçilik mesleğini tüm bileşenleriyle insanlarımıza öğretebilir.

Bakanlığın geçen yıllarda yaptığı çalışmalar sonucunda Gıda Yönetmeliği yürürlüğe girdi. Buna göre tarladan çatala, sofraya kadar tüm ürünler kayıt altına alınarak izlenmeye başlandı.

Eskiden çiftçilerimiz böyle düzenlemeler olmadığından verginin ne olduğunu bilmez sadece kayıtlanmama adına bundan korkar, zaten az kazanıyoruz birde bunu kayıt altına alırsak halimiz ne olur derdi. Şimdi ise tüm çiftçilerimiz gıda güvenliği genelgesine göre ürünlerini kayıt altında pazarlamak zorunda oldukları için farkına varmadan birçok vergi veriyorlar, bilmediklerinden zarar bile ediyorlar. Belki de bu yazımı okuyan çiftçilerimiz bana kızabilirler ama benim amacım çiftçilerimizden vergi alınması yönünde değil, tam tersi çiftçilerimiz kazanmadığının vergisini peşin vermesin diyedir.

Çiftçilerimiz hesap kitap öğrenmeliler artık. Gerekirse devletimiz tüm çiftçilerimize muhasebe konusunda destek vermelidir. Toprak analiz desteği gibi, tarım danışmanlığı desteği gibi, Ürün desteği gibi.. Tarım Danışmanları konusunun içeriğinde çiftçilerimizin gelir giderlerini ve karlılığını düşünmek bulunuyor ama benim bahsettiğim teori ve uygulama bazında bir işletmenin defter kayıtlarının tutulması ile ilgilidir.
Meyvecilik, sebzecilik ve hububat üretimi yapan hayvancılıkla uğraşan bir çiftçimizin bu üretimden dolayı birçok gideri bulunmaktadır. İşletmenin yatırım tesisi, beklenen ve beklenmeyen giderler, sabit giderler, üretim giderleri, pazarlama giderleri, amortismanlar ve en önemlisi aile işletmelerinde kendi işgücü giderleri. Ülkemizde bulunan yüz binlerce aile işletmesi bu giderlerin hiçbirini hesaplamamaktadır. Hasat sonunda elde edilen ürün satılır ve harman sonuna alınan borçlar ödenir. Eğer mevsim iyi geçmiş ise üç beş kuruş kazanç, kendi iş gücü maliyetlerini hesaplasalar o da kalmayacaktır elde.

Oysa; fizibilitesi hesaplansa faaliyet konusunun, iki ineği olan çiftçimize bunun karlı olmadığı ancak 5 inekle bu işletmeyi karlılığa getirebileceği ifade edilse, Bitkisel üretim yapan çiftçimize 100 dekar buğday ekimi ile traktör aldığında bu kazançla borcunu ödeyemeyeceği, piyasa değeri 3.000 TL olan damızlık süt ineğini sıfır faiz kredi var diye 6.000 TL ye aldığında aslında çok yüksek faiz ödeyeceğini, harman sonunda sattığı ürünle peşin alacağı mazottan, gübreden ne kadar kazançlı çıkacağını, 100 dekar mısırın yanında 5 dekar da sebzecilik onun yanında da 50 adet küçük baş hayvancılık yaptığında 5 kişilik bir ailenin geçimini sağlayabileceğini anlatabilirsek, bir maliyet tablosu hazırlayabilirsek bu işi çözmüş oluruz.
Bu çerçevede toprak işlemeden, tesis inşasına, tohum giderinden mazot giderine, işçilik giderinden hasat ve pazarlama giderlerine kadar tüm giderler maliyet hesabına göre hesaplanır ve sonuçta karlı hale geçebileceği girdiler kullanılarak pazar payı olan verim gücü yüksek ürünler seçilecektir. İlişkili tüm sektörler arasında sağlıklı bir korelasyon kurulacağı için ürettiği ürünlerle ilgili denetim mekanizması sağlanacak gıda şartlarına uygun ürünlerin üretilmesi anlamında ciddi bir oto kontrol mekanizması geliştirilecektir.

Tüm çiftçilerimize bol kazançlı bir tarım yılı diliyorum.

Gönder