%100 Doğa Outdoor Yaşam Etiği

Yazarlar

Anasayfaya git Sonraki yazara git Önceki yazara git
  • Kişi beğendi
  • Yazı Boyutu :
    Yazıyı Büyüt Yazıyı Küçült
  • Paylaş :

Sezonu Açtık

Ali Birerdinç
info@yabantv.com

Sevgili av dostlarım,

Üstümüze öyle bir geliyorlar ki, sanırsınız Türk Yıldızları gösteri uçuşu yapıyor.

Sağa, sola, aşağı, yukarı yaptığı ani hareketlerle uçarken değil fişek atmak, uçaksavarla bile vurmak imkânsız sanki.

Mübarekler bir ters uçamıyorlar.

Üveyiklerden söz ediyorum

Avın en keyiflilerinden, bir o kadar da vuruşu zor olan avlardan biridir üveyik avı. Onun içinde çok sevilir ve onun için av sezonuda çoğunlukla üveyik avı ile başlar.

Bende bu sene av sezonunu üveyik avı ile açtım.

Tam 17 yıldır Selahattin amca ve dostlarla Şarköy’de üveyik avı ile sezonu açardık. Bu sene ilk kez Şarköy’de sezon açılışı yapmadık. Çünkü bana gelen bilgilere göre bayramdan önce yerli bıldırcın ve üveyikler bohçacılar tarafından avlanmış. Bu nedenle bende Trakya'da başka bir merada avlanmaya karar verdim.

Sevgili kardeşim Saim Güneş’in daveti üzerine Dr.Derya Güler, eski gazeteci arkadaşım Feridun Büyükavcı ve kameramanımız Kahraman ile birlikte Cuma günü öğlenden sonra yola çıktık.

Akşamüzeri Saim’in bulduğu merada bir keşif yaptıktan sonra, geceyi bizi ziyarete gelen dostlar ile birlikte av anılarımızı kaynatarak sonlandırdık..

Avın ilk sabahı olmasının verdiği heyecanla bahçeye çıktığımızda, esen serin rüzgârla kendimize geldik. Acele ile yapılan kahvaltıdan sonra, meradayız.

Güneş yüzünü yeni gösteriyor.

Bizim ısınmaya başladığımız gibi, üveyiklerde ısınmışlar ki çalışmaya başladılar. Üstümüzden yanlarında ajanları kırlangıçlarda uçup keşif yapıyorlar.

Öyle süratliler ki gözle bile takip etmek imkânsız.

Tam kamuflajlı bir şekilde,yayıldığımız ayçiçeği tarlasında ikili üçlü gruplar halinde gelen üveyikleri hepimiz birer duble karavana ile selamlıyoruz.

Kuş sanki daha önce fişek yemiş gibi, çok yüksek geçiyor.

İlk kuş Derya’nın çantasında.

Bir duble de benden, o da benim çantada.

Feridun’dan ses yok.

Kuş ne yaklaşıyor, ne de et veriyor.

Olacak gibi değil, yer değiştirip ayçiçeğinin ortalarına kadar girdim.

Bekliyorum.

Ormandan bir çift çıktı, geliyor.

Ayçiçeğinin içinde adeta yere yapıştım.

Görmemesi lazım.

Görünce dönüyor.

Üstüme bindirdiklerinde ancak bir tanesine tetik kesebildim. Ta tarlanın dibine düştü, ara ki bulasın.

Ah. Ah nasıl aramam geçen seneki köpeğimiz Fındığı, gider bulur getirirdi.

Bu arada Feridun’da ustalığını gösterip kuşu torbaya koydu.

Saim sağolsun  ikinci kameramanlığımızı yapıyor.

Bol karavanalı sabah avımızı ben dört kuşla bitirdim.

Akşamüzeri aynı noktaları tuttuk. Kuş daha iyi çalışıyor. Ben ve Derya limite bir kala avı sonlandırdık.

Çünkü, Çorlulu av dostumuz Mert Yılmaz’ın oğlu Ufuk Yımaz’ın sünnet düğünü var. Davetliyiz, gitmesek olmaz.

Elbiselerimizi değişip, Derya ile birlikte düğündeyiz.

Mert,eşi ve küçük Ufuk mutluluktan uçuyorlar.

Salona girdiğimizde tüm av dostları orada.

İşte avcılıktaki dostluğun en güzel örneği burada. Herkes ava ara vermiş ve avcı dostunun oğlunun sünnetine gelmiş. Ne güzel.

Tabi, düğünde olsa avcıların bulunduğu mekânda av konuşulur.

Tüm avcı arkadaşlarımın hemen hemen hepsi üveyik’in az olduğunu, bıldırcına ise pek rastlamadıklarını söylediler.

Anneyi babayı tebrik edip çok güzel organize edilen düğünden erkenden ayrılmak durumundaydık. 

Sabah ava çıkacağız ya!

Çıktıkta ne oldu.

Üç tane kuşu zor vurduk.

Öğlenden sonra,Tekirdağ Yeni Avcılar Derneği'nin Av Bayramı'na katıldık. Dostlarla hasret giderdik. Orada da yine kuşun az olduğundan söz edildi, birkaç istisna hariç.

Ama olsun biz yinede çok mutluyuz.

Dostlarımızla sarmaş dolaş olduk.

Anılarımızı paylaştık.

Doğada dolaştık.

Şu kahrolası beton dünyasından uzak, üç gün geçirdik.

Barutun kokusunu, bu yılda doya doya kokladık.

Daha ne olsun?

Bunlardan güzel mutluluk olur mu?

Allah,gelecek yıllara da hepimize böyle açılışlar nasip eder inşallah.

Yeni sezonda dostlarıma kazasız, belasız avlar dileğimle.

Rastgele…

Gönder