%100 Doğa Outdoor Yaşam Etiği

Yazarlar

Anasayfaya git Sonraki yazara git Önceki yazara git
  • Kişi beğendi
  • Yazı Boyutu :
    Yazıyı Büyüt Yazıyı Küçült
  • Paylaş :

Brigitte Bardot Hayvan Hakları Mültecisi mi?

Nesrin Özçelik
info@yabantv.com

Fransız sinemasının efsanevi ismi ve tutkulu bir hayvan sever olan Brigitte Bardot, Fransa'yı, Rusya vatandaşlığına geçmekle tehdit ediyor…

Gerekçesi ise, Lyon'daki hayvanat bahçesinde yaşayan iki fil.

Daha önce yayınlanan haberlerde Bardot’nun Fransız makamlarına başvurarak Lyon veteriner kliniğinde tedavi görmekte olan iki filin uyutulmamasını, aksi halde hemşerisi Gerard Depardieu gibi Rusya vatandaşlığına başvuracağını açıklamıştı…

Bardot, makamlara yaptığı çağrıda “eğer makamlar Baby ve Nepal isimli filleri öldürecek küstahlık ve alçaklıkta bulunurlarsa” Rusya vatandaşlığı için başvuracağını ve “hayvan mezarlığı haline gelen bu ülkeyi (Fransa) terk edeceğini” söylemişti…

Bu gidişle, son günlerde ünlü Fransız sinema oyuncusu Gérard Depardieu sayesinde tanıştığımız, ''Vergi mülteciliği'' kavramına bir de, hayvan hakları savunuculuğu mülteciliği katılacak!

Güçlü bir hayvan hakları aktivisti olan yıldız, Rusya Devlet Başkanı Putin'in hayvan hakları konusunda Fransa Cumhurbaşkanı'ndan daha duyarlı olduğunu vurguladı. Bardot, ''Nice Matin'' gazetesine verdiği mülakatta, “Putin’i çok insancıl buluyorum. Bir şey rica ettiğim her seferinde bana yardım ediyor. Putin, hayvanların korunması için, tüm başkanlarımızdan daha fazla şey yaptı” dedi.

Fransız hükümetiyle gelir vergisi yüzünden başı derde giren ünlü Fransız sinema oyuncusu Gerard Depardieu'ya Rus vatandaşlığı yolunun açılmasının ardından şimdi de sıra Brigitte Bardot'da…

Gérard Depardieu, yüksek vergi ödememek için yurt dışına taşınma kararı almasının Fransız hükümetince eleştirilmesi üzerine Rusya vatandaşı olmak istediğini açıklamıştı.

''RUSYA BÜYÜK BİR DEMOKRASİ''?...

Depardieu, Rusya'yı "büyük bir demokrasi" ve "Ülkeniz Rusya'yı insanlarını, tarihini, yazarlarını seviyorum... Kültürünüzü ve zekanızı seviyorum. Babam zamanında komünistti, Moskova Radyosu dinlerdi. Bu benim de kültürüm. Rusya'da yaşaması güzel... Rusça öğreneceğim. Bunları başkanım François Hollande'a dahi söyledim. Ona Rusya'nın büyük bir demokrasi olduğunu, bir Başbakanın bir vatandaş için sefil tanımlaması yaptığı bir ülke olmadığını söyledim..." ifadelerini kullanmıştı.

Bu sözler hem, Paris'te hem de Moskova'da alay konusu ediliyor…

Muhalif Rus yazar Eduard Limonov, "Hey, Gerard, 31 Ocak'ta yeni Rus pasaportunu al ve Moskova'da Triumfalnia meydanına gel. Her ayın 31'inde saat 18.00'de Anayasa'nın 31'inci maddesinde öngörüldüğü gibi toplantı özgürlüğünü savunan Rus vatandaşları bu meydanda toplanıyor. Bekliyoruz seni Gerard" şeklinde alaylı bir mesaj yayımladı.

Depardieu'nün Rusya dışında "Çeçenistan, Özbekistan, makarna reklamlarında oynadığı İtalya veya Paris'te bir Japon marketi sahibi olduğu için Japonya'ya sığınabileceğini" söyleyenlerde çok…

Olup bitenlere bakarsanız, Fransa, 1789 devrim tarzı bir iç savaş yaşıyor, burjuvaların kafaları vuruluyor, ''biz ve onlar'' diyen halk galeyena gelmiş durumda…

Sade yaşam koşullarında gelen bir autodidact olan,(kendi kendini yetiştiren kimse) Depardieu'ünün başlattığı doğuya akın, bir salgına dönüşeceğe benziyor.

Zengin vergisi diye adlandırılan vergi zaten ret edilmişti…

İki ülke arasında yaşanılan bu ''insan hakkı ve hayvan hakkı'' geriliminin altında: Rusya ve Fransa'nın Suriye politikası yattığını söyleyenler var...

Ayrıca her insanın dilediği yerde yaşama, yerleşme, servetini güvence altına alma özgürlüğü olmalı.

İnsanların bu tür dolambaçlı yollara, nedenlere başvurması, olur olmaz sözler söylemeleri tuhaf!

Görünen o ki, Depardieu ve onun gibileri: Ülkesinden çok paralarını seviyorlar!

Sarkozy dönemindeki nasyonalizm ''devrim' yıllarındaki atmosferi aratmıyordu.

''Komünistler Moskova'ya'' sloganını duyardık…

Şimdi artık, hayvan hakları savunucuları, ''Moskova''ya diyeceğiz… 

Hiçte fena bir slogan değil belki de, herkes müstehakına…
N.O.

Gönder