%100 Doğa Outdoor Yaşam Etiği

Yazarlar

Anasayfaya git Sonraki yazara git Önceki yazara git
  • Kişi beğendi
  • Yazı Boyutu :
    Yazıyı Büyüt Yazıyı Küçült
  • Paylaş :

Güz Belirtileri Bahardaki Kadar Önemli mi?

Nesrin Özçelik
info@yabantv.com

Her zaman yaz aylarının çabukça gelip geçtiği konusunda bir duyguya kapılmışımdır. Kış mevsimi, buz çapası gibi inatla tutunmaya çalışır ama yaz ayları, görkemli bir ayrılış partisi bile vermeden, teslimiyetçi bir biçimde geçiverir hep. Kaldı ki, bu yıl sanki hiç gelmemiş gibiydi ,(Geçici olarak yaz mevsimi kısa olan bir ülkede yaşadığım için) şöyle uzaktan görünmüştü ve ilgisizce el sallamıştı. Küresel ısınmayı bilgisizce inkar edenler, avanakça "Bu yaz herhangi bir küresel ısınma hissetmedim, sen hissettin mi, hah, hah, ha..." gibi laflar edenler… Yerel hava durumuyla küresel iklim arasındaki farklılığı kavramak için bir parça sağduyu ve düşünme yeteneği olması yeterli!..

İnsanlar büyük hasretle baharın ilk işaretlerini bekler. Bu şaşırtıcı değil elbette.

Bazı soğuk iklimli ülkelerde baharın ilk işareti öksürükotunun çiçek açmasıdır.

Bu cömert çiçek müjde veriyorum derken bizde yazdır. İğde kokuları buharlaşmıştır bile.( Fransızlar iğdeye; zeytinin bohemi diyorlar)

Bitkilerin güz aylarındaki gelişimiyle ilgili bilgiye, hiç de ilkbahara ilişkin belirtilerde olduğu kadar sahip değiliz.

Sonbaharda ağaçların, bitkilerin neden böyle günden güne renkli yanlarını gösterme ihtiyacı hissettikleri, rengarenk bu renk cümbüşü içinde pek araştırılmıyor.

Güz, fenologların: ''problemli çocuğu'' dur, belki de.

Sonbahar yaprakları üzerine yapılan araştırma, değişik türlerin değişik biçimlerde etkilendiğini açıklıyor. Bazı türler gelişme mevsimini uzatırken, diğerlerinin iklim değişikliklerini aynı ölçüde izlemedikleri görülüyor. Bu farklılık, iklim değişikliğinin, bitki gelişimini ve zarar görme risklerini nasıl etkileyeceğini, bunun, ''doğal üreme alanlarımıza'' nasıl yansıyacağı konusunda öngörüde bulunmayı zorlaştırıyor.

Sonbahar geldiğinde bitkiler kendilerini kışa hazırlıyor zahar. Ağaçlar önemli besin maddelerini bir sonraki yıla sakladıkları için yapraklar, güz renklerini almaya başlıyor. Ağaçlar, yapraklarındaki yeşil renk kaybolunca karbondioksit çekmeye son veriyormuş!. İlk yaprağın tomurcuklanmasından sonbahara kadar olan gelişme mevsiminin uzunluğu, yaşadığımız bölgedeki ekosistemin temel bir niteliği. Böylece hangi coğrafyada hangi bitkileri ekebileceğimiz ve faunamız hakkında bir fikir sahibi oluyoruz. Biraz ütopya gibi gelse de bunları bilmek iyi birer avcı ve doğasever olmamızı sağlıyor…

Birçok bitki, tozlanma için böceklere ve tohumlarının yayılması için kuşlara bağımlıdır. Bugün böcekler, kuşlar ve bitkiler arasındaki bu işbirliğinin iklim değişikliği nedeniyle nasıl etkileneceğine ilişkin çok az bir bilgimiz var.

Bitki ve hayvanların büyümelerine, üremelerine ve kış dinlenmesine girmelerinin ilk işareti olarak gözüken belirtiler, sıklıkla ısı ve ışık şartlarından faydalanmalarıdır. Sürmekte olan iklim değişiklikleri, yeryüzünün daha da ısınmasını ve buna bağlı olarak hayvanların yıllık yaşam ritimlerini düzenlemek için kullandıkları sistemlerin değişmesine neden oluyor...

Asya'daki sellere, ABD'deki kuraklığa, Kuzey Denizi’nde buzulların binlerce yıldır görülmemiş hızla erimesine henüz maruz kalmadık diyeceksiniz. (Gerçi bu konularda ülkemizde şükredilecek bir yanımız yok…)

Sağanak yağışların, sellerin ya da felâket ölçüsündeki kuraklığın yıkımına uğrayan o yüzlerce milyon insanın karşısına geçip "iklimlerde bir tuhaflık yok" demek, eskilerin deyimi ile: ''Ölmekte olan bir insanın ağzına'' bilmem ne etmek demektir!

Sellerin, kuraklığın ve yerküremizin buzullarının erimesinin biz insanların sorumluluğu dışında bağlı olduğu başka faktörlerde var elbette. Ama bu yaşam biçimimizle çok suçluyuz. Eğer etkileyeceğimiz bir alan varsa o alanda gerçekten sorumluyuz ve bu da ÇOCUKLARIMIZIN hatırınadır…

Dünyamızın tedavisi zor bir hasta haline getirmemek için gerçekten bir sınırı var!..

YABAN' la tanıştığım ilk günden beri bu kanalın bir doğa okulu olmasını hayal etmişimdir. İşin hoş tarafı: Bu okulun sonuçlarını göremeyeceğimi şimdiden de biliyor olmam…

Son zamanlarda öncülük ettiği, avcıların ''Keklik avından feragat'' kampanyası…

Avcı camiasından sel misali yükselen sesler, heyecan...

İlgili makamların takdire şayan açıklamaları...

Ülkemizde ''ekmek parasını'' bozkırların yeşillenmesine, ağaçlandırmaya adayan elleri öpülesi bir Rahim Hoca olduğu ve onun sesine kulak verileceği sözleri…

Bu sonuçları hep beraber göreceğimizin müjdecisi, Bilesiniz…

Nesrin Özçelik

Gönder