%100 Doğa

Yazarlar

Anasayfaya git Sonraki yazara git Önceki yazara git
  • Kişi beğendi
  • Yazı Boyutu :
    Yazıyı Büyüt Yazıyı Küçült
  • Paylaş :

Keklik Avı

Kamil Üçbaş
info@yabantv.com

 

Sevgili Avcı Dostlar, 

Yarın İç Anadolu Bölgesinde (Ankara, Çankırı, Kırşehir, Kırıkkale, Konya, Aksaray, Karaman, Sivas, Yozgat, Çorum, Eskişehir, Kütahya, Afyonkarahisar, Kayseri, Niğde, Nevşehir) keklik ve tavşan avı açılıyor. 

Kazasız belasız bir sezon diliyorum.   

I. Grup Memelilerden, Yaban tavşanı, adatavşanı, tilki, kaya sansarı, ağaç sansarı avı, 

II. grup av kuşlarımızdan kınalı keklik, kum kekliği, çil ve kaya kekliği avı ve 

III. Grup Kuşlardan, Kaya güvercini, tahtalı, sakarmeke, sakarca kazı, yaban ördekleri (yeşilbaş, bozördek, fiyu, çamurcun, macar ördeği, tepeli patka, kılkuyruk ördek, karabaş patka, elmabaş patka, kara ördek, çıkrıkçın, altıngöz, karatavuk, çulluk ve su çulluğu (bekasin) avı 

20.10.2012 tarihinde açılacak, 

MAK Kararlarına göre bu yıl;  Çil keklik avı sadece Erzurum, Erzincan, Yozgat, Kars, Sivas, Tunceli, Bingöl, Ağrı, Van, Iğdır, Ardahan, Elazığ, Muş, Bayburt, Gümüşhane, Tokat, Çankırı ve Bitlis illerinde yapılacaktır. 

Keklikte limit 2 , tavsan 1 adettir. Yeşilbaş, bozördek, fiyu, çamurcun, macar ördeği, tepeli patka, karabaş patka, elmabaş patka, çıkrıkçın, kara ördek ve altıngöz (Toplam avlanma limiti içinde kara ördek, karabaş pakta ve altıngöz kılkuyruk sayısı 1’den fazla olamaz)   Toplam 6 adettir. 

Keklik avı meraklılarına, Uzun yıllar önce yazdığım,  sahibi olduğum Dört Renk Yayınlarından 1999 yılında 712 sayfa olarak çıkan,  Avcının Temel Eğitim Kitabından sizlere kınalı keklik ve avıyla ilgili bilgiler sunuyorum.

KINALI KEKLİK

Orta büyüklükte, güzel görünüşlü, çok tanınan ve sevilen bir av kuşudur. Erkek ve di­şisinin görünümleri aynı olmasına rağmen erkek biraz daha büyüktür. Başın üzeri açık kur­şuni, alın daha açık renklidir. Burun kısmından başlayan, göz ve kulaktan geçerek boynun iki yanından inen ve gerdanın altında birleşen siyah bir kolye başını süsler. Gerdan krem rengi, kirli beyazdır. Kulak tüyleri kahverengidir. Göğüs açık külrengi, karın kısmı koyu krem veya çok açık kahverengi-beyazdır. Ense ve sırtı erguvani gri-kahverengidir. Omuz ör­tü tüyleri daha parlak morumsu, üzeri açık renk lekeli ve harelidir. Gövdenin yanlarında ka­natları saklayan uzun koyu renkli tüyler enine siyah, beyaz bantlı, uçları kızıl kahverengi­dir. Kanatları kapalı durduğunda bu tüyler siyah, beyaz ve kahverengi 9-10 şerit oluştu­rurlar. Kuyruk altı örtü tüyleri kiremit rengidir. Gaga kalınca, üst gaga hafif kıvrıktır. Gaga, göz çevresi ve ayaklar kırmızıdır. Erkeklerin ayağında mahmuz tabir edilen kıkırdaksı bir çıkıntı bulunur. Yaşama ortamlarına göre renkleri daha açık veya koyu, büyüklükleri de farklı olabilir. Boyları 33 cm.dir. Sert ve seri kanat vuruşlarıyla uçar. Kuvvetli bir kanat vuruşu ile havalanır. Biraz yükseldikten sonra kanat gererek ve arasıra çırparak düz uçuşa geçer. Özellikle erkekleri fırlarken “vjıjjık-vıjjık-cık cık” sesi çıkartır. Sabah ve akşam üst­leri ve sürü dağıldığında toplamak için “gak gak gak guvak”, “gak guvak” diye öterler. Er­keklerin sesi tok, dişilerin ise daha incedir. Palazlar “çır çırık-çırık çırak” diye öterler, yer­de çok hızlı yürürler.

YAŞAM ALANI

Çok yağış olmayan, yarı kurak ve kurak bölgelerde, çalı ve otlarla kaplı yamaçlar, va­diler ve tepelerde, ekili alanlar ve bağlar çevresindeki kayalı, taşlı arazilerde sürüler halin­de yaşarlar. Bazen birkaç aile birleşerek 30-50 hatta 100’lük sürüler oluştururlar. Mono-gamdırlar. Kışın bitmesi ile beraber çift çift ayrılarak eşleşirler. Dişiler çalılar arasında, kaya diplerinde gizli yerlerde toprakta basit bir yuva yapar ve 12-16 yumurta yumurtlar. Ku­luçka süresi 24 gündür. İki haftalık yavrular palaz tüylerini düzmeye başlayınca ilk kısa uçuşlarını yaparlar. İlk dört  hafta sadece böcekler, kurtlar, larvalar ve karınca yumurtaları ile beslenirler. Besinlerini taneler, tohumlar, körpe filizler, tomurcuklar ve böcekler oluştu­rur. Yurdumuzda Karadeniz sahillerinin çok yağışlı sık ormanları ile Marmara, Ege ve Ak­deniz bölgesindeki düz ovalar dışında her tarafta, dağların2800 m. yüksekliklerine kadar rastlanır. Yerli kuştur. Bazı bölgelerde, özellikle Doğu Anadolu’da birkaç yüz km.lik göçler yaparlar. Kışı daha ılıman bölgelerde, az kar tutan vadilerde geçirmek için yaptıkları bu gö­çe “sökün” denir.

KEKLİK AVI

Ülkemizde yaygın olarak bulunan kınalı keklik avı, yerden havalanan av kuşları içinde avı hemen hemen en zevkli olanıdır. Kalkışı sırasında kısa kanatlarını çok sert vurarak ha­valanması, çok uzaklardan kalkışı ve süzülerek uçması gece avcıların rüyalarını süsler. Hatta kalkış sesini hatırlayarak uykudan sıçrayarak uyanan avcı sayısı pek çoktur.

Keklik yerli av kuşudur. Kayalık ve sarp arazileri kendisine mekân tutar. Mevsimlere göre arazinin değişik yönlerinde bulunabilir. Özellikle Doğu ve Güneydoğu’da kışın sert geçtiği yerlerde 80-100 km. mesafeli göçler yapabilir. Dolayısıyla ile keklik avcılığında bi­rinci prensip, öncelikle o yörede hayvanın bulunup bulunmadığını tespit etmektir. Var ise, şimdi dikkat etmemiz gereken iki önemli faktör vardır. 1- Mevsim 2- Yayılacağı arazi­nin bitki örtüsü ve su imkânıdır.

Mevsim faktörünü göz önüne alırsak hayvan, soğuk günlerde arazinin Güney kısımlarında, sıcak günlerde su başlarında ve yüksek kayalık alanlarda bulunur. Bu mantık çerçeve­sinde ekim ayında arazinin her yönünde anızlarda yayılan keklik, aralık ayında arazinin gü­neyinde ve tohumun yeni atıldığı (herg) tarlalarda bulunabilir. Dolayısıyla avcılar arasında yaygın bir deyiş olan “Hayvan gibi düşünemeyen hayvan avlayamaz.” sözünü hiç aklımızdan çıkarmamamız gerekmektedir. Hayvan hava şartları sıcaksa serine, aşırı soğuksa sıcak bölgelere sığınmaktadır. Sonbaharda su ihtiyacı kış aylarına göre daha çok olacağı için su başlarını tercih etmesi iç güdülerinin tabii sonucudur. Keklik günde en az iki kere yaylıma çıkar. İlki günün ilk ışıklarıyla başlar, diğeri gün batımı öncesidir. Bunlardan çıkaracağımız sonuç günün hangi saatinde hayvanın nerede olabileceğini bilmektir.

Yurdumuzda keklik avı köpekli veya köpeksiz yapılabilir.

Keklik geceyi hemen hemen arazinin en yüksek noktasında geçirir. Havanın soğuk ve rüzgârlı veya yağışlı olması halinde dere yataklarını veya yoğun kayalıkları tercih eder. Dolayısıyla av sırasında tabiat şartları titizlikle gözlenmeli ve yukarıdaki bilgiler çerçevesinde avlanılmalıdır.

15 veya 20 adet civarındaki sayılar içinde sürüler halinde yaşayan keklik alaylarına “Bozulmamış alay” tabir edilir. Av sahasına giren avcının ilk işi kalkan keklik alayının sayısını öğrenmek olmalıdır. Vuruş yapsa da avını yerden almadan önce kekliklerin gitti-ği istikameti ve sayılarını belleğine kazımalıdır. Avına, keklik sürüsünün gidiş istikametin­de devam eden avcı, ilk seferde 15 keklik kalktığını ve bunlardan birini avladığı bildiği için önün de minimum 14 keklik olduğunu da bu suretle bilecektir.

Örneğin; 10-15 dakikalık bir kovalamaca dan sonra atış menzilinin dışından 9 keklik kalk­sa yine o civarda 5 adet “pıskın” keklik olduğunu ancak bu suretle hesaplayabilecek ve bu yöntem sayesinde her an bir keklik kalkacağını hesap ederek atışa hazırlıklı olabilecektir.

Dikkat edilmesi gereken önemli bir husus da vurduğu kekliğin düştüğü yeri belleğine o anda kazımasıdır. Her hangi bir yanlışlığa mahal vermemek için atış yaptığı noktadan ha­reket etmeden önce o noktaya şapkasını bırakması avcı için bir avantajdır. Vurduğu kekliği bulamadığı takdirde ilk atış noktasına dönmek suretiyle atış anını tekrar doğru olarak hatırlama imkânına kavuşmuş olur. Kekliğin tahminen düştüğü noktadaki tüy kalıntıları bizim için önemli bir izdir. Yaralı keklik büyük bir çoğunlukla arazinin yapısına göre aşağılara doğru kayar ve önüne ilk çıkan sık bir çalılığa veya kaya dibine girer.

Kınalı keklik, avcının önünden ilk kalktığı zaman çoğunlukla arazinin inişine doğru uç­sa da bir süre sonra yine yürüyerek tekrar bulunduğu arazinin tepe noktalarına çıkacaktır. Bu onun tabii davranışıdır. Buna “keklik tarıyor” şeklinde tabir edilir.

15-20 adetlik bir keklik alayı avlanmak suretiyle dağıtılsa bile aradan geçen yarım sa­atlik bir sessizlik sonunda dağılan hayvanların öterek birbirini çağırmak suretiyle tekrar bir araya geldiği görülür. Dolayısıyla keklikleri kaybeden bir avcı bir müddet sessizliğini ko­rursa toplanmak için öten kekliklerin seslerinden onların nerede olduğunu yeniden kolay­ca bulabilir.

TÜFEK SEÇİMİ

Keklik avı için önerilen ideal tüfek 12 kalibredir.

Bu çifte, süperpoze veya yarım otomatik bir silah olabilir.

Tercih edilen namlu uzunluğu 68-71 cm.’dir. Çok şoklu bir silah kullanıldığı zaman avın açıldığı ilk ayda (Ekim) 1/2 şoku tercih etmemiz gerekirken Aralık ayında tam şoklu bir silah, keklik avının amacına daha uygundur. Bundan amaç avın açıldığı ilk zamanlarda hayvanın yakından kalkacağı, daha sonraları ise yılgın ve güçlü olacağı varsayımından yo-la çıkarak yapılan bir tercihtir. Bu tercih avcının zaman içinde edindiği tecrübeler doğrultusunda değişkenlik gösterebilir. Bu konuda tek bir doğru yoktur.

FİŞEK

Keklik için tercih edilen fişek numarası 7’dir. Yakın mesafelerdeki atışlarda 10 numara saçma aynı işlevi görecektir. Saçma numarası küçüldükçe dezavantajın yaşanacağı bilinmelidir. 32-36 gr. dolular bu av için yeterlidir.

KIYAFET

Kınalı keklik avında iyi bir yürüyüş botu işin en önemli parçasıdır. Bu avda av­cı yürüyebildiği kadar şanslıdır. Bu ava denenmemiş bir ayakkabı ile asla başlanmamalı- dır. Fişekliğin tercihen belde taşınması önerilir. Vücudun üst kısmını kapsayan bölgelerde silah kullanma sırasında takılmalara sebebiyet verecek giy­silerden kaçınılması gerekmektedir. Yürüyüş temposunun hızlı olacağı gerçeğinden yola çıkarak terlemelere karşı pamuklu giysiler tercih edilmelidir. Soğuk havalarda vücudun üst kısmı için yünlüler uygundur. İnce bir yağmurluğun bel çantasında taşınmasında fayda vardır. Kullanılan şapkanın kulaklıkları av boyunca kapatılmamalıdır.

KAYNAK:Kamil Üçbaş. Avcının Temel Eğitim Kitabı. Basım yılı 1999- Dörtrenk Yayınları.

Sevgi ve saygılarımla, rastgele.

Kamil Üçbaş

Gönder