%100 Doğa Outdoor Yaşam Etiği

Yazarlar

Anasayfaya git Sonraki yazara git Önceki yazara git
  • Kişi beğendi
  • Yazı Boyutu :
    Yazıyı Büyüt Yazıyı Küçült
  • Paylaş :

CARETTA CARETTA KADINBUDU KÖFTE

Ali Coşar - İsveç
info@yabantv.com

 

Tarih boyunca etrafımızı çevreleyen vahşi hayvanlar hayatımızda önemli rol oynamıştır. Bunların av hayvanı, tehlikeli yırtıcılar, zehirli bir yılan veya böcek olması pek fark etmiyor. Yaşamımızın devamı, doğru zamanda  doğru yerde ve doğru davranışta bulunmamıza bağlı olarak süregelmiş.

 

Sorun sadece yaşamını sürdürmekte değil. Çoğumuz  hayvanlardan farklı biçimlerde etkilenir. 

 

Bir köpek eniğini alır sever okşar, hamamböceği gördüğümüzde irkiliriz...

Canlılara: Dost veya düşman! Kaçma veya savunma! güdüleri ile tepkiler veririz...

Genellikle ilkel veya agresif güdüler dışında nüanslarımız azdır. 

 

İnsanlar ve hayvanların davranışlarında iç dünyalarının yanı sıra çevredeki olayların ve genetiğin de etkisi   oluyor. Hayvan davranışı biliminde doğuştan olan davranışlarla sonradan oluşan veya onlara öğrettiğimiz davranışlar arasında ayrım yapılır.

 

Zor durumda olan bir türü kurtarmanın yolu onlara dilediğimiz gibi yiyecek vermek değildir.

Hayvanlara ilgimiz insanlığın yakın tarihini çok etkilemiş. Bu türlerin birçoğu kendi aralarında çoğalarak ekosistemin toplumların ve ekonomilerin temellerini oluşturmuş.

Ehlileştirme sürecin nasıl başladığı tartışıla dursun. 

Bir çoğunun geleceğin et potansiyeli olarak görülüp pusularda kapanlarda kıstırılıp yakalanarak evcilleştirildiğini pek sanmam.

 

Yorgunluk, stres, ''vicdani temizlik'' içimizdeki taş devri insanı yanımızı ortaya çıkarıyor çoğu zaman.

 

Kolay kulaktan dolma bilgilerle ve sürü davranışları ile korumacılık yaptığımız sanılıyor. Bazen sürünün dışında, bazen sürünün içinde orada olmanın keyfini çıkarır, bazen de sonrasının utancını yaşarız…

 

Böyle bakıldığında gezegenimizin en çok ve yaygın olarak dağılmış tehlikeli büyük yırtıcısı insan (homo sapınes) diyebiliriz.  En azından kendi türüne karşı.Sürü davranışları ile bir türün doğal alanlarını olumsuz etkiler sonra da topluca sever koruruz.

 

Caretta Caretta'lara verdiğimiz yemek alışkanlıkları, üstüne çıkıp fotoğraf çektirecek kadar samimiyetten sonra, tabii ki bir gün de ''Kadın budu köfte'' deneyecekler bu canlılar…

 

Saman alevi gibi tartışma kültürü  ile bakılırsa, Antalya'daki ısırma olayının büyütülecek yanı yok pek.

 

Halbuki o sahillerde nerdeyse her gün karaya vuran ölü Caretta Caretta'lar var…

Tıpkı nehirlerden derelerden karaya vuran  toplu balık ölümleri gibi…

 

Ekrem abi, 

 

Dua et: Bizim cenahtan birileri,''Saldırgan kaplumbağanın'' peşine düşmesin. Avcı milleti yapar mı, yapar!

 

Az mı ''katil hayvan'' peşine düştük.

İki avcının ''haddini bileceği'' kadar yıllardır bu konularda zülfü yare dokunuyoruz…

Sende sazın tellerine dokunup.''Ordu'nun dereleri'' türküsünü söylersin artık. 

Gönder