%100 Doğa Outdoor Yaşam Etiği

Yazarlar

Anasayfaya git Sonraki yazara git Önceki yazara git
  • Kişi beğendi
  • Yazı Boyutu :
    Yazıyı Büyüt Yazıyı Küçült
  • Paylaş :

GİRİT GİRİT DEDİKLERİ

Nesrin Özçelik
info@yabantv.com

Bazı yerler diğerlerine göre daha yavaş değişir. İşte Girit öyle bir yer.

Derler ki, orası başlı başına bir kıta.

Nedendir bilinmez: Bizdeki sayfiye yerlerinden çok, Yunanistan'a tatile gittiğimiz oldu hep. 

Dostumuz Totti ve bütün Girit'in büyükannesi sayılan yaşlı annesi unutulmayan anılarımızdandır.

Kendine has kültürü, ''kanunları, hanedanları'', kimseden icazet almayan (Hele Atina'dan hiç) dik kafaları, anlayacağınız: Giritli / Giritlidir…

Tarih boyunca Yunanistan'ın geri kalan kesimi onlara korku ile karışık sempatik gözlerle bakmıştır.

Adanın iklimi de  insanları da daha sert. Nüfuslu aileler ''kabile''lerinin kontrolünü elden bırakmıyor.

Böyle bakıldığında; Sicilya'dan pek farklı değil.

Bıyıkları terleyen herkeste silah olduğu söylenir. Küçük köylerde trafik tabelalarındaki  kurşun deliklerinden bakıldığında bunun ipuçları görülür.

Giritliler iyi veya kötü; değişime şüpheyle bakarlar! Belki de bu geleneksellik onları Yunanistan'daki son ekonomik felaketten kurtarıyor. Herkesin toprağı ve evi var,  ekip biçiyorlar. Zeytin bol...

Deniz ürünleri  problemli fakat önemli bir kaynak. 

Kendi başlarına buyruk, bağımlı olmak istememişler hiç. 

Günümüzde hâlâ dinamitle yapılan balıkçılık, Yunanistan'da her zaman olduğu gibi: Doğaseverler, balıkçılar ve yetkililer tarafından şiddetle eleştiriliyor. 

Tedbir alma, güvenlik vb, konularında  alışkanlıktan olacak, ya çok geç kalınıyor, ya kararlar tersinden veya hükmü yok!

Totti, '' Dinamitle balık avlayanların kendi aralarında  kullandıkları iletişim kodları var, ayrıca büyük bir sektör, yatırımlar yapılıyor, hukuki süreçlerde kimse davacı olmuyor, gördüğünü söylemiyor.'' demişti.

Totti'yi, Totti yapan da bu zaten, gördüğünü söylüyor mahkemelerde şahitlik yapıyor!

Bütün Girit adası bunu biliyor...

Öğrencilik yıllarında limanda garsonluk yapmış, oradaki hareketliliği en yakından bilenlerden. 

Açıktan ve aktif olarak yel değirmenlerine karşı çarpışıyor.

Annesi ona, ''Boyun eğme! Şövalyelik ve pusu kültürü bir arada olmaz! Bu çok önemli.'' demiş.

Gidiş o gidiş…

Boyları her geçen gün küçülse de ziyaretlerimizde yiyecek kadar taze balığı avlayıp getiren de o.

Adanın büyük şehirleri, başkent Heraklion, Chania ve Rethymnon.

Rethymnon şehirden çok, derin uykudaki bir köy gibi. Eski şehirlerinde araç yasağı olan daracık sokakları, güneşe gömülü kafeleri, sahilde akşam voltaları, cömert plajı…

Heraklion'da bir üniversite ve ona bağlı çeşitli fakülteler bulunuyor.

Chania'nın zarif evleri, romantik dar sokakları, büyükçe sayılan bir limanı var. Fakat  lokal plajı yok.

Totti, şehrini  hep kayırır. Öyle ki,'' Bizdeki fakültede felsefe bölümü var. Sosyal bölümleri de katarsan, Rethymnon'un öğrenci, aydın ve  hümanist sayısı, Heraklion'dan fazladır'' demeye kadar götürür işi.  ''Belli, Ezeli futbol kıskançlıkları ve çekişmeleri hiç bitmez. Şehirleri  binlerce yıldır birbirlerine şüphe ile bakarlar ve  aralarında iktidar mücadelesi var.

Bu son gidişimde Rethymnon'daki tek değişiklik, organik yemek servisi yapan küçük restoran ve ''Triopetra'' yoga stüdyosu . İkisi de yeni açılmış.

Vedalaşırken; kasetçalarda her zamanki gibi Rebetiko müziği…

Totti'nin tekrarladığı: ''Akdeniz'de kirlenen fauna ve kaybolan marin yaşam hepimizi ilgilendiriyor. Birkaç dinamit kapsülü çevremizi ve sağlığımızı  kökten değiştiriyor '' sözleri…

Sanki tatilde değil de sürgündeymişiz gibi:

Büyükannenin,''özlediğin, yapmamı istediğin yemek var mı?'' Sorularının kulaklarımdaki uğultusu ve her yemeğin yanında ikram edilen bol limonlu horta salatası.* 

İğde kokuları içinde gökyüzünün maviliklerine bakıp 

Bazı yerlerin diğer yerlere kıyasla  daha yavaş değişmesi ne kadar güzel diye dua (Yunan tanrılarına) edesi geliyor insanın...

 

* Yabani yeşillikten sıcak ot salatası

N.Ö

Gönder