%100 Doğa Outdoor Yaşam Etiği

Yazarlar

Anasayfaya git Sonraki yazara git Önceki yazara git
  • Kişi beğendi
  • Yazı Boyutu :
    Yazıyı Büyüt Yazıyı Küçült
  • Paylaş :

BEDAVA AVCILIK

Ömer Borovalı
info@yabantv.com

Bu başlığın dikkatinizi çekeceğini düşünüyorum. Zira geçenlerde dostum Mehmet Arpaz bey’in devlet avlakları ile ilgili programında söylediklerim epey tenkit almıştı.

Birkaç da yorum gönderenlerin yazılarını aynen, hiç dokunmadan muhakkak ki onların da düşüncelerini paylaşan olur diye buraya bu sütunuma alıyorum. Cevabımı ve  konu hakkındaki düşüncelerimi de yazının devamında bulacaksınız.

Mehmet Hacısalihoğlu gönderdiği epostada diyor ki; Sayın Ömer Borovalı bahsettiğiniz gibi parası olan avlansın diyorsunuz o zaman sizde İstanbul’da avlanın Erzurum’a vs başka yerlere gitmeyin bu memlekette parası olan avcı sizin gibi kaç kişi var olmayan kaç kişi var sırası geldiğinde o parası olmayan avcıların misafiri olup avlanıyorsunuz onların desteklerini arkanıza alıp o koltuklarda ahkam kesiyorsunuz o zaman televizyon kanalınızı da paralı yapın paralı avcılara hitap edin elbet parasız avcılarında seyredebileceği bir kanalı birileri kurar onların da sesi olur sınıf ayrımına neden olursanız o zaman kimse başka bölgelerde ne av bulur nede rahat avlanır buda bir gerçek sizlerden daha gerçekçi ve Türkiye gerçeklerine uygun çözümler önermenizi beklerim avcıların temsilcisi seçilirseniz o zaman benimde adıma o zaman konuşursunuz . Size bu sitemimin ana fikrini umarım anlata bilmişimdir yanlış anlamayın ücretini ödeyip bende söylediğiniz şekilde avlanırım fakat o genel avlak dediğiniz doğanın katledilip ücretle avlananları da burjuva avcı ilan edersiniz. Hepinize iyi yayınlar dilerim  

Yükseladalı kod adlı muhteremden programda söylediklerimi siteye gönderdiği yorumla değerlendirmiş, aynen aktarıyorum; “ömer bey devletten bi avlak kopartında şu avcının yakasından düşün allah aşkına şimdiye kadar her şeyin bi bdeli var diyordunuz ancak bu akşam azınızdaki baklayı güncel programında düşürdünüz ve parası olmaayan ava gitmesin deyi verdiniz maskenizin düşeceğini bekliyordum ama bukadar çabuk olması hazin oldu sonsuz avlaklara inşallah” Sağolsun benim dbir an evvel öbür tarafa gitmeme duacı.

Bir diğer muhterem izleyici  Köksal Adaş’da yorum göndermiş;

yaban tv de izledigim bir acik oturumda parasi olmayan avlanmasin,evinde otursun diyen ömer borovaliyi siddetle protesto ediyorum.bu ne bencil ve cag disi bir anlayis.beyefendi afrikada manda,romanyada kaz,pakistanda marko polo avlayacak(PARASI OLDUGU ICIN) parasi olmayan köylü ve dar gelirli vatandas onun övünerek ve gerinerek tv de anlatacagi avlarina bakip ic gecirecek.BU OLMAZ BU ANLAYIS KAPITALIST SAKAT VE KABUL EDILEMEZ BIR ANLAYISTIR.Yaban tv de bu anlayista ise sizide PROTESTO EDIYORUM.bu tip programlar istemiyoruz.gereginin yapilacagi ümidiyle?”

Bir diğeri de Engin Gözen;

Sn.Ömer bey, yaban tv deki sohbetinize şahit oldum. Parası olan avlansın diyorsunuz, herhalde böyle demek istememişsinizdir. Madem bu ülkede yaşıyoruz, aynı havayı soluyoruz, ozaman bu ülkede herkesin yasalar dahilinde istedikleri her şeyi yapma hakkı vardır diye düşünüyorum. Avcık değilmidir zenginle fakiri aynı sofrada buluşturan.

Birlikten dirlik doğar, ozaman siz zenginler parası olanlar avcılığı kurtarırsınız.

Unutmayın şu an sizin ve bizim bugün bunları tartışıyor olmamıza vesile olan Çanakkale de ve Sakarya şavaşan insanlarda bu ayrımı yapsaydı,... sonumuz malum

İşte okudunuz. Eminim aynı görüşte olan pek çok insan vardır. Ama buradan cevabımı vermeden önce en başta alıntı yaptığım, okuduğunuz Sn.Hacısalioğlunun yazdığı “o koltularda ahkam kesiyorsunuz” lafına ben bir yorum getireyim.

Önce şunu söyleyeyim; Hiç kimse para vererek avlanmaya bayılmaz. Ama bir de olması gereken vardır.  Doğadan bir şey alıyorsanız veya birilerinden hizmet alıyorsanız, bunun bedelini de ödemelisiniz. Bunun detaylarına aşağıda gireceğim ama önce yazıma bana atfedilen “ahkam kesmek” hakkını kendimde bulduğumu söyleyerek başlamak istiyorum.

Yaptıklarımı ve birikimlerimin nereden kaynaklandığını merak edenler için bu YABAN TV sitemizin açılış penceresinin üstünde “programlar” ibaresini tıklayın ve benim “hedef” programımı açtığınızda en altta “Ömer Borovalı’nın biyografisi” var. Onu açarsanız, yıllar boyu bu platformda yaptıklarımı okur belki de ahkamıma hak verirsiniz.

Hoş hiç kimsenin oyunu almak için bir çaba içersinde olmadığımdan, fikirlerimi de ancak beni ikna edecek öneriler değiştirebilir.

Görüleceği gibi çok uzun senelerdir hep avcılığın içinde, çevre ve yaban koruma ile ilgili uluslar arası çalışmalar da dahil onunla bağlantılı olabilecek işler yaptım. Devletten avlak “kopartmaya” hiç ihtiyacım yok. Bana laf atanlar daha doğmamış veya avlağın ne olduğunu bilmezken Türkiye’nin ilk avlaklarını ben kurdum. 1965’de İstanbul-Büyük Çekmece’de ördek avlağı işletmesi, 1987’de Yalova-Şenköy’de Sülün ve Keklik avlağı, 1991’de İstanbul-Durusu’da Sülün, Keklik, Çil üretim tesisleri ve avlağı. Sonraları da Orman Bakanlığı ihale ile “örnek” avlak arazisi vermeye başladıktan sonra da av turizmi kapsamında iki ayrı Domuz avı avlağım oldu. Yaban hayatı yönetimi ve sürdürülebilirliği konularında pek çok bilgi birikimim oldu ve ilgili bakanlığa avcılığın geliştirilmesi bağlamında o kadar çok kalkınmış medeni ülkelerin çağdaş uygulamalarını incelemem neticesi bu birikimlerimden kaynaklanan önerilerde bulundum ki, bu ahkam kesme hakkını kendimde buluyorum ve bu hakkı pek çok insandan daha fazla edindiğim düşüncesindeyim. Hiç de mütevazı olmadığım bir konudur bu. Kimseye zorla beğendirme derdinde değilim. Bunlar benim doğrularımdır. Varsa bu kadar yılı bu konuya odaklanmış olarak geçiren, bu incelemeleri yapan, beri gelsin birlikte çalışalım, Türkiye için en uygun modeli oluşturalım.

Türkiye’de avcılığın paralı olması hakkında ne düşündüğümü ve yukarıda da okuduğunuz bana gönderilen birkaç görüşü de içine alan görüşlerimi bir kere daha burada açıklayacağım. Umarım duyarak anlayamayanlar, belki önlerindeki yazıyı anlayana kadar tekrar okuma hassasiyetini gösterirler de bir arpa boyu daha yol alırız.

Buna rağmen fikirlerime karşı olabilirsiniz. Karşı olmanın ötesinde varsa bir fikriniz, buyurun, Türkiye avcılığının ve yaba’nın sürdürülebilirliğini sağlayacak akılcı ve uygulanabilir önerilerde bulununuz. İki yıl önce gene bu sitede “avcılığımıza sistem önerileri” forumunu YABAN TV sitemizde açtık ama gelen az sayıda görüşün arasında uygulanabilir ve daha da önemlisi, çağdaş bir avcılık yapılanmasını oluşturacak sistemin  önerileri maalesef gelmedi. Bireysel tek öneriler vardı ama bunların bir araya getirilerek irdelenmesi ve bütünüyle sistemin yapılandırılması gerekiyor. Sonra da av ve YABAN hayatı konusunda bakanlıklar arası tutarlı bir koordinasyon ve iş birliğinin kurulması da gerekiyor. Bütün bunlar için de bu yapılanmayı oluşturacak bir fikir birliği oluşumunun ilgili bakanlıklar içersinde de yerleşmesine, çağdaş bir sistem yapılanmasına  ihtiyaç var. Fikri verdik ya, yapılsın demekle olmuyor bu işler.

Biz toplum olarak işimize gelmeyenlere tenkit ve karalama üretmeyi iyi beceririz. Keşke o karalamalar kadar da yapıcı fikir üretmeyi becerebilsek. Daha da beteri, tenkit ettiğimiz konuyu da doğru dürüst bilmeden, incelemeden, anlamadan hücuma geçiliyor. Tıpkı bu meselede TV’deki programı yarım yamalak dinleyip  bana savrulan postalarda olduğu gibi.

Türkçeyi yanlış konuşmadığımı ve anlatmak istediğimi de anlatabildiğim düşüncesindeyim. Her halde programı izleyenler arasında da birçok izleyici iyi dinlemedi ve cümlelerimin bazılarını kaçırıp  sadece bir ifademin sonundaki "av paralı olmalı" ibaresi için beni topa tutuyorlar. Bizim toplumumuzun en büyük eksiklerinden biri bu doğru dürüst dinlemeden algılayabildiği kadarına reaksiyon gösterip bağırıp çağırmak. Bilgi sahibi olmadan fikir üretmek veya ürettiğini zannetmek. Ama akılcı, uygulanabilir karşı bir öneri var mı? Yok.

Bazen de uygulanamaz öneriler, şu yapılsın, bu yapılsın diye. Kim, nasıl, hangi bilgiyle, hangi kadroyla ve hangi kaynakla, hangi parayla yapacak ona da öneri yok.

Ben Genel Avlaklar parasız olsun diye devamlı söylüyorum. Hiçbir maskenin arkasına da saklanmıyorum ki maskemi düşüreyim. Avcı, devletten aldığı yıllık avlanma pulu ile (avlanma izin ücreti) başka bir ücret ödemeden MAK kararları çerçevesinde gitsin avlansın diye her konu açıldığında söylüyorum. Maliye'nin aldığı yıllık harç da kaldırılmalı. Ama diğer, Özel avlak, Örnek avlak (adı yanlış olmasına rağmen) ve içerisinde bir yönetim olması ve hizmet verilmesi şartıyla Devlet avlakları, tabii ki verdiği hizmetin karşılığında para almalıdır diyorum.

Tüm göç kuşları, Genel Avlak ve MAK kararları kapsamında avlanmalıdır

YENİ UYGULAMA;

Geçen yıldan beri yeni bir uygulama ile bakanlık sınırlarını belirleyerek Devlet ve Genel avlaklarda mevcut av hayvanlarının envanterini sözde bir sayımla çıkarttırıyor. Ve mevcut av hayvanları av sezonları içersinde MAK kararları limitlerinde ama haftanın her günü BEDAVA avlanabiliyor. Geçen yıl 50 küsur bu yıl ilavelerle 120 civarında Devlet ve Genel avlağı bu uygulamaya tabi olacak. Bakalım ne zamana kadar BEDAVA. Bu avlaklarda avlanacak avcılar o ilin İl Milli Parklar Müdürlüğüne bizzat giderek o haftanın izinini almak zorundalar.

İl Müdürlüğünce o avlakta belirlenen av hayvanının o yıl için avlanabileceği sayı avlandığında avlak o ava o sezon için kapatılıyor. Bu uygulamayı eksikleri yanlışları düzeltilerek bütün Türkiye’ye yaymak, her ilde birçok bu nevi avlak oluşturarak avcıyı da memnun etmek.

Biz de buradan soruyoruz; Bu arazilerde bir avlak planlaması yapıldı mı, kim uygulayacak?

Devlet ve Genel Avlak Yönetim Planlaması, Türkiye geneli için hazırlanmış bir “Avcılık Master Planının parçası olmalıdır. Böyle bir plan var mı? Varsa neden avcı toplumuna, Konfederasyon, Federasyon, Avcılık Derneklerine açıklanmıyor. Ve gene, tabii varsa neden bu avcılık toplumu ile bilgi ve işbirliği çerçevesinde paylaşılarak hazırlanmadı? Yoksa o zaman bu nasıl bir çağdaşlıktır?

Sağlıklı bir avlak işletmesi bilimsel bilgiye dayanmalıdır, bu avlakta yaşayan hayvanların türlerine yönelik yaşam alanlarının muhafazasını, gerekiyorsa üretim sahalarını, onlar için yem tarımını, tarım makinelerini, sulak alanlarının oluşturulmasını, yemliklerinin imalini, yem depolarını, avlağın her tarafına ulaşımı sağlayacak yolların açılmasını ve tabii tüm bunlar için çalışan işçi ve av kontrol elemanlarını gerektirir. Bunun için bütçe nasıl oluşturulacaktır. Bedava avlatarak mı?

Genel Avlaklar bu uygulamanın dışında bırakılmalı ve bedavalıkları sürdürülmelidir. Türkiye geneli veya il geneli alınan avlanma izin ücretleri ne kadar hizmet vermeye yeterse o kadar hizmet sunulmalıdır avcıya.

Ama Devlet avlakları bu saydığım hizmetleri vermelidir. Avlaklar arası daha iyi hizmet daha iyi av imkanları sunulacak rekabetleri daha iyi organize olmalarını sağlayacaktır. Kimi avlak avcıların konaklayabilecekleri yerleri de kendi bünyesinde ayarlama çabasına girecektir.

Ama bedava avlanmak isteyenlere genel avlakları da bol bol muhafaza etmesi gerekir bakanlığın.

Kaç yıldır da YABAN TV’nin sitesinde bu sütunumda çeşitli başlıklar altında önerilerimi yazıyorum. (Önceki yazılarımı merak edenler köşemin el altındaki listede bulup okuyabilirler) Bu devlet avlaklarının işlerlik kazanması, nasıl yönetilecekleri hususu tam belirlenmeden önce alıştırma kabilinden bazı uygulamalar başlasın diye bakanlığa MAK’da karar alınmak üzere de bir öneride bulunmuştum. Yanlış yapanlar da zamanla düzeltilir diyordum. Bunun için de ne kanun değişikliği ne de yönetmelik gerekirdi. Yalnız MAK kararı ve tabii ki bu kararı aldıracak bakanlık niyeti gerekir.

Önerim şuydu, tekrar ediyorum;

Limitler avcıyı kaçağa sevk edecek sayılardan makul sayılara çıkartılsın. Avcı İl veya Türkiye geneli avlanma pulu ile avlanır. Belirlenen limit sayının üstünde vurmak isteyenden adet başına MAK tarafından avcılarla müştereken belirlenen bir ücret alınsın. Avın yapıldığı yol üzerindeki en yakın köyün muhtarlığına makbuz karşılığında bu bedel yatırılsın. Muhtarlığın alacağı bu parnın tamamı köyün olsun. Yol kontrollerinde bedeli yatırılmamış fazla av için bedelin 10 katı ceza tahsil edilsin. Bu bir başlangıçtır, uygulamadaki yanlışlar ertesi yıla düzeltilir.

KÖYLÜ/YEREL AVCILARIN AVCILIĞI;

Çözümün en zor faslı olarak bunu görüyorum. Zira köylümüz kapısından çıkıp doğrudan av yapacağı araziye girip istediği kadar avlanmaktadır. Bunun için en geçerli sistem, her köyün avcısının resmen belirlenmesi ve onlara o arazilerde avlanmasının ayrıcalığı tanınmalıdır. Bana göre ayrıcalık da şu olmalıdır; Genel avlak sahaları için bir ayrıcalık  gerekmemektedir. Herkes gibi o da tüm vatandaşlarla aynı esaslarla avlanacaktır. Ancak, kendi bölgelerinde oluşturulacak bir Devlet avlağında avlanmak için avlak işletmesi ile köy muhtarlığının Orman Bakanlığı Avcılık Dairesi nezdinde yapacağı bir tespit ve anlaşma ile o köyün avcısına belli bir kotanın tahsisi yapılmalıdır.  Avlak yönetimlerinin bakanlıkça belirlenen ve denetlenen av planlaması uygulamaları için gereken bütçelerin tek kaynağının da avlanmaya gelecek avcılar olacağına göre, işletmecisi köy tüzel kişilikleri olan avlakların da kendi köylüsüne ne kadar avı bedava veya düşük ücretle avlatacağı kendi vereceği bir karar olmalıdır. Yani köylü kendi avlanma kararını kendi vermelidir. Avlanma planını ve işletmesini bakanlık denetiminde doğru yapmakla yükümlü olan ve buna göre gereken parayı oluşturmak ve ilgili yerlere harcamakta zorunlu olan köy kendi avcısı için de kendisi karar verecektir. Kaçak avcılık da köyün kendi kontrolünde önlenecektir, zira kaçak avlanan köyün parasını çalmaktadır.

Örnek avlak (adı değiştirilmelidir) ve Özel avlaklar zaten kendi yönetimlerini sürdürmekte olacak ama gene işlerini bakanlığın öngördüğü bir işletme planı çerçevesinde bakanlığın denetiminde sürdürmelidirler.

Bir diğer önemli bulduğum husus da bu memleketin doğal avının önce bu memleketin avcısının olduğudur. Dolayısı ile önce bizim avcımız avlanmalı, sağlıklı bir avlak yönetimi için gereken bütçe Türk avcımızdan temin edilemiyorsa açık kalan miktarı karşılayacak kadar kota yabancı avcılara avlattırılmalıdır. Tabii kendi avını üreten avlaklar bu uygulamanın dışında tutulmalıdır.

Bütün bu avlak düzenlemelerinin aslında bana göre Avcılık ve Yaban Hayatı Konfederasyonu çatısı altında toplanacağı bir “avlak işletmeleri kanunu” Bakanlık ve avcı işbirliği ile hazırlanarak çıkartılmalıdır. Devlet bu işlerde yöntemi belirleyen ve yalnız denetçi kontrolör görevi üstlenmelidir. Devletin işi ne avcı avlandırmak ne avlak işletmek olmalıdır. Devlet düzenin doğru işlemesini temin eden unsur olmalıdır.

Gönder