Yazdığım yazıların yorumlar alması inanın ki çok hoşuma gidiyor. Yorumların yanı sıra eleştiriler de hoşuma gidiyor. Ancak değerli yorumcular ve eleştiri getirenler yazının içerisindeki bir cümleye takılıp, yorumlarını o yönde gerçekleştiriyorlar. Yorumcuların birbirleriyle yorumlara girmeleri de apayrı güzel bir olay. Hepsinin ötesinde yazdıklarınızın okunuyor olması bambaşka bir keyif veriyor insana. Okumak, ne olursa olsun okumak çok güzel bir şey. Japonya’da kişi başına düşen, okunan kitap sayısı 20, Norveç’te 12, Türkiye’de kitap başına düşen sayı 6 kişi. Uzun sözün kısası okumayı sevmeyen bir milletiz. Av tüfeğiyle bekçilik üzerine iki ayrı yorum bulunuyor. Bir okurum “av tüfekleriyle bekçilik olmalı” diyor, diğer okurum ise olmamalı diyor. Yorumlar “Neremiz Doğru” adlı yazımın altında okunabilir.
Asıl değinmek istediğim konu av tüfeğiyle bekçilik değil, av tüfeğinin araba bagajında taşınabiliyor olması. Bu bulundurma ruhsatlı silahların dağa, kırsala çıkıldığı zaman araba bagajından alınıp av tüfeği olarak kullanılması. Bulundurma ruhsatıyla evde tutulan tüfekler için Türkiye şartlarında kimsenin dediği bir şey yok. Ama hala adı, sanı belli olmayan tüfeklerin minibüsle Doğu ve Güney Doğu’da köylerde satılıyor olması. Alttaki fişek haznesi ile süperpoze olmuş yarı otomatik tüfeklerin hiçbir belgesiz satılması. Köylünün bunlara yakıştırdığı tarif de çok enteresan. Satıcıya köylü soruyormuş “Abi bunlar düğün tüfeği midir?” Bu da ülkemizde ayrı bir alemdir. Düğünlerde silah atmak. Avlanma ruhsatlı elinde yarı otomatik tüfeği olan avcının eğer tüfeğinden 3 fişek çıkarsa ormancı elinden tüfeğini alıyor. Kanundaki yanlış yazımdan dolayı bu uygulama yapılıyor. Haznesi 2 fişekten fazla diye başlayan cümlede, hazne belirtilmiş, fişek yatağı belirtilmemiştir. Hal böyleyken düğün tüfeklerinin araba bagajında taşınıyor olması çok vahim bir olaydır.
Çobanların, mahsulünü bekleyenlerin, arıcıların, orman işlerinde çalışanların MAK 16. Madde 1 ve 2 fıkralarında ne şekilde tüfek taşıyabilecekleri belirtilmiştir.
MADDE 16-(1) Ürünlerini korumak için tarla, bağ ve bahçelerinde, arı kovanlarının bulunduğu yerde ve ormanda çalıştıkları için çadır ve barınaklarında kendilerini korumak amacıyla ruhsatlı yivli veya yivsiz tüfekleri üzerinde bulunduracaklar, av ve yaban hayvanlarının yaşam alanlarının korunması, zararlılarıyla mücadele usul ve esasları hakkında yönetmeliğin 57. maddesi hükmü gereği İl Müdürlüklerinden koruma amaçlı av tüfeği taşıma belgesi almak zorundadırlar. Ancak bu kişiler tek kurşunlu fişek ve şevrotin fişeği dışındaki diğer fişekleri bulunduramazlar.
(2) Bu kişilerden;
a) Ürünlerini koruyanların, korudukları tarla, bağ ve bahçelerin mülkiyet belgelerini veya kira sözleşmelerini,
b) Arıcılık yapanların, bulundukları ilin arıcılar birliğinden alacakları arıcılık yaptıklarına ilişkin arıcılık kimlik belgesini,
c) çobanların, sürü sahibi veya ücretli çoban olduklarına ilişkin muhtarlıklardan alacağı yazıyı,
ç) Ormanda istihsal ve/veya bakım çalışmaları işlerinde çalışanların orman işletmelerinden alacakları yazıyı üzerlerinde bulundurmaları zorunludur.
Yani arazide çalışanların, mahsulünü koruyanların, arıcılık yapanları da devlet düşünmüş ve onlara imkan sağlamıştır. Peki, ama bulundurma ruhsatlı av tüfeklerinin araba bagajında taşınabilir olması neyin nesidir? Bulundurmanın anlamı evinde veya taşınmazın içinde olması halidir. Bulundurma ruhsatlı bir tabancayı arabada taşıyabiliyor muyuz? Hayır. O zaman av tüfekleri de bagajda taşınmamalıdır. Bu belki şimdi 3 bin, 5 bin avcı tarafından anlaşılabilir ama bundan 20-30 sene sonra değeri tüm avcılar tarafından anlaşılacaktır.
Apayrı bir konu da duvarlarda asılı av tüfekleridir. Dolu olarak duvara asılan, kapı arkalarına dayanan av tüfekleriyle yaşanan facialardır. Avda yaşanan kazalardan misli, misli daha fazla kazanın (!) buralarda yaşanmasıdır. Burada elbette eğitimsizlik devreye girmektedir. Bence avcılık ruhsatı alınırken nasıl bir eğitim veriliyorsa, bulundurma ruhsatı almak için de bir eğitim verilmelidir. Avda olan yaralamalar, ölümler kaza olur ama duvarda asılı tüfeklerin fiilleri direkt cinayet olur.