%100 Doğa Outdoor Yaşam Etiği

Yazarlar

Anasayfaya git Sonraki yazara git Önceki yazara git
  • Kişi beğendi
  • Yazı Boyutu :
    Yazıyı Büyüt Yazıyı Küçült
  • Paylaş :

Bir Öneri Daha ( Yeni)

Mehmet Arpaz
info@yabantv.com

Bir önceki yazımda Bakanlığın daha doğrusu Avcılık ve Avlak Yönetimi Daire Başkanlığı’nın yaptığı en doğru işten bahsetmiştim. Önerilerimi de sıralamıştım. Ardından değerli dostum Ömer Borovalı da yazdı, güzel fikirlerini söyledi. Şimdi bir öneri daha getiriyorum. Umarım üzerinde durulur, uygulamaya alınır.

Tescil edilen avlaklar içindeki göllerden bahsetmek istemiyorum. Türkiye avcılarının her bölgede avlandığı göller vardır. Bu göller neye hizmet ettiği bilinmeyen bir şekilde sırasıyla senelere göre avlanmaya yasak edilmektedir. Bildiğim bir avlak olan Eber ve Karamık’dan örnekle bu konuyu işlemeye çalışalım. Bu yasaklara güya bir yerden baskı gören ördeğin diğer göle geçip rahatlaması bahane olarak gösterilmektedir. Bir sene EBER kapalı KARAMIK açık, diğer sene tam tersi. KARAMIK Eber’in beşte biri kadar. Karamık’da sabah ördeğe bir fişek atabilirseniz amenna. Sonra ördeği görürsünüz ama yıldızda. Millet başlar sakarmekeden hıncını almaya. Buralarda denizde simit, ekmek atarak beslediğimiz sakarmeke, Karamık’da yıldızda dolaşmaya başlar. Zannedersiniz ki ördek gidip Eber’e sığınıyor. Yasak olmasına rağmen takır, takır fişek sesi Eber’den başlar. Kanuna saygılı, namuslu avcı yasak yerden uzak durur ama ya diğerleri.

100 bin avlanma puluna karşılık, 250 bin kurs bitirip, kurs bitirme belgesi alan avcı var. Ya gerisi? Gerisini düşünmek bile insanı kâbusa sürüklüyor. Kaçak avcıların gerçek avcı olması, pul ve harç gelirlerinin artırılması için uygulamaların en iyisi, Devlet veya genel avlaklardır. Bu avlaklara giremeyecek kaçak avcılar eninde sonunda yasal avcı statüsüne gireceklerdir.

Avcılık ve Avlak Yönetimi Daire Başkanlığı tarafından tespiti, avlanma planı yapılan göllerde, gölü avcılığa açık (Tabiat parkı, Milli Park vb. olmayan) illerin müdürleri, göl kıyısında bulunan köylerin muhtarlarını toplamalı. Gölü bu köylere göre bölmeli. Her bölgeye avcı limiti konmalı. Limitli avcı avlanacağı için yığılmalar olmayacak, ördek sığınacak yer daima bulacaktır. Bölünen her bölgede avlanan avcılardan elde edilecek gelir köylerin olmalı. Avlanan ördek kayıt tutulacağı için kaçak olmayacaktır. Kayıkçı avcıyı göle sokacak bedelini alacak. Kayıkçılar da bu sayede belgeli olacaklardır. Limit fazlası vurulan avlara konulacak bedel de köye kalmalı. Elbette bir üst limit konulacaktır. O gün ördek yığılmış ben 50 tane vurayım gibi bir durum olmayacaktır. SEKA nın kapatılmasından sonra Eber köylüleri işsiz kalmıştır. Bu bölgede bundan daha güzel bir iş de sağlanamaz. Adam doğduğundan beri göle giriyor. İşi gücü göl, balıkçılık, sazcılık, avcılık olmuş. Bilhassa sakarmeke katliamı duracaktır. Çuvallar dolusu vurulup göğüs ve taşlıcası alınıp vahşi bir şekilde parçalanmış leşi ortalara atılmayacaktır.

Ördek avlaklarında envanter çıkartabilmek bizim şu anda yapabileceğimiz bir iş değildir. Bizim dediğim Devlet, dernekler ve üniversitelerdir. Çıkartsak, çıkartsak sakarmeke envanteri çıkartabiliriz. Bunu yaparken de hemen avlanmanın başında yapmamız gerekir ki sonradan saymaya kalksak bulamayız. Değerli dostum Ömer Borovalı aramış bulmuş ama inanın ki ben avlak listesini bulamadım. 240 kaz neye göre kota olarak kabul edilmiştir anlamak mümkün değil. Bir sene önceden yapılan envantere göre, bir sonraki senenin avlanma kotasını da koyabilmek mümkün değildir. Hepimiz biliyoruz ki bu sene gelen ördek-kaz seneye gelmez. Tamamen iklimle alakalı bir olaydır. O nedenle göçmen kuşlar için açılacak avlaklarda kotaya karşıyım. Kota avcı adedinde uygulanmalı. Örnek olarak Eber’i verdiğim için onun üzerinden değerlendirirsek; şu anda her av günü ve sair gün kaçak av yapılıyor ve avcı kotası da adet kotası da yok. Onun için de 1 Senede vurulan ördekten fazlası hiçbir zaman vurulmayacaktır. Ancak göl ava 15 Kasımdan önce açılmamalıdır.

Bu şekilde ördek Cumartesi, Pazar, Çarşamba’yı öğrenmek zorunda da kalmayacaktır. Daima savunduğum bu üç günde avcının avlaklara yığılmasının yanlış olduğudur. Ama nedense hiç duyulmaz. Zannedilir ki avcı 7 gün avdadır, çok vurur, yaban hayatı mahvolur. Hâlbuki yaban hayatını mahveden avlaklarda denetlenemeyen avcının yığılmasıyla olmaktadır. Bir de hiç anlatamadığım konu her ormanın, her gölün, her arazinin avlak olmadığıdır.

Çözüm Devlet ve genel avlakların çoğaltılmasındadır. Şöyle bir düşünceyle yazımı bitirmek istiyorum. Köylere paylaştırılmış bir gölde avcılık için Bakanlığın denetimine gerek kalmayacaktır. Her kaçak avcı köyün geliri için bir kayıptır. Bu nedenle bu bölgede bir veya birçok Devlet görevlisine ihtiyaç yoktur. Ancak ekstra avlanma belgeleri için İl Müdürlüklerine değil, direkt o köyün muhtarına gidilip belge alınmalıdır. Şu andaki uygulamaya göre, günü kısıtlı olan avcının bir gün önceden İl Müdürlüğüne gitmesi gerekmektedir. Genel ve Devlet avlakların bulunduğu her köy için bu uygulama geçerli olmalı, köylü kendi avlağını korumalıdır. Yapabileceğimiz bir yardım olursa hazır olduğumuzu belirtmeliyim.

2012 herkese sağlık, mutluluk, başarı getirsin. Avcılara da “avları bol olsun” dileklerimle.

Gönder