%100 Doğa Outdoor Yaşam Etiği

Yazarlar

Anasayfaya git Sonraki yazara git Önceki yazara git
  • Kişi beğendi
  • Yazı Boyutu :
    Yazıyı Büyüt Yazıyı Küçült
  • Paylaş :

AVCILIĞIMIZA YENİ UYGULAMA (Yeni)

Ömer Borovalı
info@yabantv.com

Sevgili dostum ve yazarımız Mehmet Arpaz bey’in son yazısını bilmiyorum okudunuz mu?  27 Aralık  tarihli “AVCILAR İÇİN BAKANLIĞIN YAPTIĞI EN GÜZEL UYGULAMA” başlıklı yazısından bahsediyorum. Bir süredir bu uygulamadan ben de haberdarım. Hatta geçtiğimiz Ekim ayında Dr.Ali ile birlikte Çorum’a Çil’e gittiğimizde de İl Müdürlüğünden izin alıp Pazartesi günü de orada avlanmıştık. Hakikaten Mehmet’in dediği gibi hafta içi bir günde avlanabilmenin de verdiği keyif bir başka oluyor. Bakanlığı tebrik ediyorum. 40 yıllık eşeğimizi bize kaybettirip şimdi de kıdım kıdım geri vermeye başladılar. Koca eşeğin kıdım kıdım geri verilmesi nasıl olur diyecekseniz, işte böyle oluyor.

Önce bu uygulamayı başlatıyorlar ama haberi olan yok denecek kadar az. Her  ne kadar MAK kararlarında Md.4/4 fıkrasında envanterleri çıkarıldıkça avcı derneklerine bildirileceği söyleniyorsa da birileri gelen yazıları okuyacak da haberdar olacak. Milli Parklar sitesinde yayınlıyorlar ama oraya girip de nerede nasıl arayacağınızı da bulabilmeniz gerek. Sanki “fazla bilinmeden uygulamaya başlayalım da yanlış ve eksiklerimizi görelim” der gibi bir başlangıç. Bu da sanki doğru bir görüş. Hani bir söz vardır “Kervan yolda düzülür” diye. Neden olmasın. Hele bir başlansın. Uygulamada eksik ve yanlışlar da görüldükçe düzeltilir.

Duyan arar, arayan da bulur misali, ben de Milli Parklar sitesinde aradım ve buldum. “MAK tarafından ilan edilmiş Devlet ve Genel Avlaklar ve Kotaları” başlığı altında şimdilik 53 adet avlağın adı ve içinde bulundurduğu avlardan kaç adet vurulabileceğinin yazılı olduğu bir tablo. Yeni yerlerin envanteri çıkarıldıkça ve buna göre avlanabilinecek miktarlar belirlendikçe, bu listeye ilave edilecek. Tabii bu avlakların hepsinde her av yok. Kimi sadece Domuz için, kimisi Tavşan, Keklik vs.

Ama bazı yanlışlar da hemen göze çarpıyor. Bazı Genel veya Devlet Avlaklarında vurulabilecek Bıldırcın veya Çulluk sayıları da yazılmış. Kim ne kadar Bıldırcın veya Çulluk geldiğini sayıyor da kaç tanesinin vurulabileceğine karar veriyor anlamak mümkün değil. Bu sözde envanterler ne zaman kimler tarafından yapılmış onu bilmiyoruz. Ancak bildiğimiz, göç kuşlarının bu listelere dahil edilmemesi gereğinden dahi haberi olmayan birilerinin bu sözde envanter çıkarılma işini üstlendiği. Bıldırcın mı saymışlar, Çulluk mu? Sorsanız, o meralarda ne zaman bulunduklarını bile bilmezler bir ihtimal. Doğrusu göç kuşlarının envantere sayı olarak dahil edilmeyip bu tescilli avlaklarda da avına MAK limitleri dahilinde her gün izin verilmesi olmalıdır. Yazılması unutulan bir tür de Çil. Önümüzdeki sezona Çillerinde listelere gireceğini umuyoruz.

 

Diğer bir husus da su kuşları avları. Tokat’ta Beşören Devlet Avlağında 300 adet Sakarca Kazı vurulmasına, Uşak’ta da Ulubey Devlet Avlağında 240 Sakarca Kazı ile muhtelif türlerde Ördeklerin her birinden 240 adet vurulmasına izin verilmiş. Bu sayılar neye göre belirlenmiş, bilemiyoruz. Türkiye’deki su kuşları istasyonu ve konuşlanma merkezi olan İpsala, Gala, Pamuklu gölleri ile Sivrihisar Balıkdamı, Ahiler Sakarya taşkınları ava yasak. Çivril, Eber, Karamuk vs.nin de bu kapsamda diğer Devlet avlağı ve Genel Avlaklar gibi göç kuşlarında da envanter çalışması yapılarak, ertesi yıla avlanma bu belirlemelere göre kontrollü bir şekilde mevsimi içerisinde her gün ava açılacak şekilde düzenlenmeli.  Neyse, yanlışlar düzeltilmeye açık olduğu sürece, biz de bilgimiz dahilinde bu harekete destek olmak zorundayız.

Daha önce de bir vesileyle bahsetmiştim. Önce avcılığımızın işlerini üstlenmiş olan daire başkanlığının adını değiştirdiler ve ilk defa avcılık mücadele edilmesi gereken bir konumdan çıkarılarak, işlev yüklenilen bir birim haline geldi Bakanlık nezdinde. Ve adı Avcılık ve Avlak Yönetimi Daire Başkanlığı oldu. Tebrik edilesi bir vizyon değişimi bana göre. O zaman da “zarfın değişmesi iyi de inşallah mazruf da (içindekiler) değişiyordur” demiştim. Tabii ki yapılan işlerin değişmesi ve avcımız için bir şeyler yapılmaya başlanmasını beklemek durumundaydık bu ad değişikliği ile. Ama görünüşe göre mazruf da değiştirilmeye niyetlenilmiş zarf ile birlikte.

Daha önceki yazılarımı okuyanlar bilirler, Türkiye genelinde bir avlak sistemine gidilmesi gerektiğini hep savundum. Nasıl bir sistem olacağı tartışılabilir, fakat esas olan bir sistemin oluşturulmasıdır. Bunun için de avlakların belirlenip bunların bir işletme tarafından yönetilmesi gereğinin şart olduğunu düşünüyorum. Gelişigüzel her isteyenin istediğini yapacağı bir avcılığın sonunun hüsran olduğunu hep birlikte yıllardır görüyoruz. Buna “dur” demenin çaresini de Bakanlık avı 3 günle sınırlamakla bulabileceğini zannetti. Bu da kaçak avcılığı arttırdı. Hem gün kaçağı, hem limit kaçağı. Dünyadaki avcılığı gördükçe bizim Bakanlık da bu işi ciddi bir şekle sokmaya ve her iki taraf için de bir “kazan kazan” formatına dönüştürmeye niyetleniyor sanırım.

Şimdilik bu envanteri çıkarılarak tescil edilmiş Devlet ve Genel Avlaklarda avlanmak ayrı bir ücrete tabi değil. Ama bu avlaklarda bir yönetim birimi oluşturulacaksa, o zaman bunun giderleri de para gerektireceğine göre, avlanmak da bir bedel karşılığı olmalıdır diye düşünüyorum. Ama tekrar edeyim, avcıdan gelişi güzel para almak olmamalı amaç. Önce yönetim birimi, kontrolü ile, yöneticileri ile, av hayvanlarının türüne göre, yemlenecekleri bir ekim alanı ile, kısacası bir proje kapsamında avlak yönetimi için her ne gerekiyorsa her avlak için ayrı ayrı olmak üzere onun bütçesi belirlenerek bunu karşılamak üzere de avcılardan o avlakta avlanmak bir bedele tabi olmalı.

İşte bana göre avcılığımız için en önemli atılım da bu. Avcılık ve Avlak Yönetimi Daire Başkanlığımız çok doğru bir hareketin ve çalışmanın içinde. Bize sorulduğu oranda kendilerine  desteğimiz tamdır. Şimdiden tebrik ediyorum ve bu çalışmalarından dolayı teşekkür ediyorum. Umarım avcılarımız da bunun kıymetini bilirler.

Herkese sağlık dolu, barış içinde huzurlu bir 2012 temenni ederim.

 

Gönder