%100 Doğa Outdoor Yaşam Etiği

Yazarlar

Anasayfaya git Sonraki yazara git Önceki yazara git
  • Kişi beğendi
  • Yazı Boyutu :
    Yazıyı Büyüt Yazıyı Küçült
  • Paylaş :

Yırtıcı Kuşlar ( Yeni)

Nesrin Özçelik
info@yabantv.com

Deneyimli avcılar, '' Bek yerlerinde av beklerken uyanık olmalısınız.''  derler.

İşitme ve görme duyularına ''göz-kulak'' olun demek istiyorlardır.

 

Avı elde etmek için iyi ses almayı, görmeyi ve aynı hatayı iki kez tekrar etmemeyi salık verirler.

Yanında bir porsiyon da, ''Sakın heyecanlanma doğru karar ver, mesafeyi kestirmek kolay değil dikkat et !'' servisi yapılır...

 

Söyleyeni var mıdır? Bilinmez ama bu tür  şeyler kuşlar için de geçerli.

Yırtıcı kuşlar süper duyularına güvenirler. Ayrıca aynı hataları tekrarladıkları vaki değildir.

Yeryüzünde görme yeteneği bu türler kadar  gelişmiş yaratık çok azdır.

Hiç dikkat edeniniz var mı?

 

Baykuş, kartal, doğan, şahin, atmaca ve balık kartalının gözleri öne doğrudur.

Tıpkı insandaki gibi olan bu benzerlik avlarını kolayca görmelerini sağlar. Fakat yırtıcı kuşların görme merkezi (göz doktorlarının korteks dedikleri) insanlardan daha güçlü.

O yüzden hem uzaktaki hem de gökyüzündeki avlarında çok başarılılar.

Karşılaştıracak olursak: Yırtıcı kuşların görme duyusu kapasite olarak insanın tam beş katı. Yılan Şahini'nin görme merkezinde bir milyon, algılayıcı sinir var. 

 

Yırtıcı kuşların gözleri dürbün gibi hedefi büyüten fotoğraf makinesinin tele objektifine benziyor. Olta balıkçıları ve  poligonlarda atış yapanlarda güneşe karşı polaroid gözlükler olur. Balık Kartalının gözünde, sudaki yansımalara karşı doğuştan bu gözlük fonksiyonu gören bir  filtre var. Yukarıdan ve yüksek mesafeli avlarında bu filtre onlar için çok önemli.

 

Saz Delicesi kısa ve sığ sazlıkların üzerinde süzülürken, avını dinlemeye, duymaya çalışır. Baykuş işitme duyusu en gelişmiş olan kuş, o yüzden de karanlıkta da avlanır. Fakat  kulakları yok. Nasıl oluyor peki? Biz öyle biliyoruz...Kulak açıklıkları var!  Öne doğru doğrultulmuş vaziyette. Radar vazifesi görüyorlar.

 

Yanılma payı olmadan fare sesini  lokalize edip, kar altında dahi olsa yerlerini tespit edebiliyor. İyi bir fotoğraf makinesinde, çok fazla ''pix'' olsun isteriz, resim kalitesi için önemli çünkü. Onların delikleri buna benzer bir işlev görüyor.

 

Baykuşlar çoğu zaman büyükçe gözleri ile insana aval aval  bakarlar. Çok ta sevimli oluyorlar. Göz göze geldiğinizde, ''zavallı'' dedirtecek duygular uyandırırlar.Bir yurtdışı kuş avında böyle iki gözle 10-15 metre mesafede karşılaşmıştım.

 

Ava davet eden dostumuz: Baykuş! Baykuş! Sakın ateş etme, koruma altında diye bağırmasaydı, tüfeğimi kaldırmıştım. Ağaç dalları içindeki kocaman kuşa atış yapıyordum. O zamanlar kuşa; ''kuştur'' gözüyle bakıyordum. Büyükçe de bir şeydi. Şimdi pek av fırsatı bulmazsam da kuşlara hangi tür? Avlanılır mı avlanmaz mı? Diye emin olmadan atış yapmıyorum.

 

Üstüne üstlük:

Ne yer, ne içer, kimi kimsesi var mı diye de çaba sarf ediyorum

 

Avcılığımın bana verdiği bu değişimdendir ki: Dünya ya bir daha gelsem,'' kendim gibi'' avcı olarak gelmeyi ister, başka da hiçbir şey istemem. Her koyun kendi bacağından... Baykuşun uçmayıp bana bakması ve tuhaf hareketleri bende karmaşık duygular uyandırmıştı. 

 

Bu değişimde o iki gözün etkisi var mıdır bilemiyorum.

Çok merak etmiştim, sonradan araştırdım ki:

Gözlerini bizim ki gibi oynatamıyorlarmış...

Sağa-sola, yukarıya-aşağıya bakarken o yüzden kafasını bir bütün olarak hareket ettiriyormuş...

İnsan gözünün fıldır fıldır dönmesi, meğerse bir lüks imiş de, kıymetini bilmiyormuşuz...

Aman ha ! Mukayyet olun, gözlerinize göz değmesin.

2012 yılının hoşgörü ve hanım avcıların birbirleri iletişim kurma, darağacımıza, bir kelime de olsa yeni av ve doğa bilgisi  edinme yılı olsun.

 

 

Gönder