“Sözüm meclisten dışarı” deyip başlayacağım bu yazıma.
Kimlerden bahsedeceğimi anlamışsınızdır dostlar.
Hani geceleri ellerindeki fenerlerle, otomobillerin ya da traktörlerin farları ile tavşanları, çullukları vuranlar var ya, işte onlardan bahsedeceğim. Ve onun için diyorum ki “Sözüm meclisten dışarı”
Peki, sözüm kime?
Sözüm ve sözlerim utanmazlara!
Ey utanmazlar, elinize aldığınız tüfeklerle,tepenize taktığınız lambalarları hayvanların gözlerine sıkarak, gece yarılarına kadar av yaptığını sanan utanmazlar. Evet, evet sözüm sizlere.
Sizde eğer biraz utanma duygusu olsa, biraz ahlak olsa, biraz vicdan olsa ve de içinizde biraz da Allah korkusu olsa, yaptığınız bu vahşetten ve katliamdan utanırsınız. Ama nerede sizde o yürek ve nerede yüreğinize hükmedecek o beyin. Onun için size “utanmazlar” diyorum..
“Utanmazsınız” diyorum çünkü yaptığınız iyi bir haltmış gibi, bir de gidip kahvelerde böbürlene, böbürlene anlatırsınız. “Bu gece 10 tane tavşan vurdum,30 tane çulluk vurdum.” Diye.
Ondan sonra da ortalıklarda delikanlı gibi gezersiniz.
Delikanlısınız ha? Yiğitsiniz, kabadayısınız ha?.
Bu mu delikanlılık? Bu mu yiğitlik? Bu mu kabadayılık?
Sizin delikanlılığınız yiğitliğiniz, kabadayılığınız, gözlerini ışıkla körelterek vurduğunuz zavallı hayvanlara mı geçiyor?
Sizi gidi çakma delikanlılar sizi.
Size yaptığınız ayıptır diyemiyorum, siz ayıbın da ne olduğunu bilmezsiniz ki.
Akşam yatağa yattığınızda rahat uyuyabiliyor musunuz ey utanmazlar?
Gece avcısıymışlar! Siz kim, avcı kim?
Avcılığı ağzınıza alıp lekelemeyi bırakın da, önce adam olmayı öğrenin, adam olmayı.
Sanmayın ki sizlerin kimler olduğu bilinmiyor. Otomobillerinizin plakalarına, traktörlerinizin markalarına kadar biliniyor, haberiniz olsun.
Sonra biz ettik, siz etmeyin demeyin ha, bir gün çalıverirler kapınızı, keserler cezanızı anlarsınız o zaman katliam yapmak neymiş.
Hadi bakalım, şimdi isterseniz devam edin katliamlarınıza da görelim, Allah'tan korkmaz, kuldan utanmaz utanmazlar…