%100 Doğa Outdoor Yaşam Etiği

Yazarlar

Anasayfaya git Sonraki yazara git Önceki yazara git
  • Kişi beğendi
  • Yazı Boyutu :
    Yazıyı Büyüt Yazıyı Küçült
  • Paylaş :

Topkapı Sarayı Baskını'nın Ardından Tedbir Önerisi

Yaşar Burak Uslu
info@yabantv.com

Sevgili dostlarım uzun yıllar sonra Topkapı Sarayı ilk kez silah seslerine ve  üzücü bir saldırıya sahne oldu. Uzun yıllar diyorum çünkü yıllarca yeniçeri ayaklanmalarıyla kapısına dayanılan Topkapı Sarayı birkaç yüzyıl aradan sonra ilk kez silahlı bir saldırı yaşadı ama bu kez yaşanılan farklıydı. Libya uyruklu bir kişi elinde silahlar ile saraya saldırı girişiminde bulundu, elinde iki adet yivsiz tüfek vardı ve baldırına bağlı bir de bıçak. Neticede saldırgan etkisiz hale getirildi, çok şükür bir can kaybı da yaşanmadı saldırgan dışında.

Olayın ardından İstanbul Emniyeti aldığı bir kararla yabancılara pasaportla silah satışını yasakladı önleyici bir tedbir olarak çok yerinde bir kararla.

Buraya kadar her şey tamam …

Tamam da şimdi düşünüyorum kuzum biz avcılar Türkiye’de yivsiz silah almak istediğimizde neler yaşıyoruz ?

Avcı olabilmek için kulüp, kurs, imtihan, emniyet, karakol, parmak izi, savcılık, hastane, maliye arasında mekik dokuyan ve yasal prosedürü tamamlayan  kanunlara  saygılı vatandaşımız yivsiz tüfek sahiplik belgesini eğer bir yasal engeli yoksa eline alır ama bitmez…(işin orman kısmı hariç)

Niye bitmez çünkü bu kez de yasalar gereği alınması gereken Tüfek Alım Belgesi çıkartmak mecburiyetindedir ve hadi bakalım tekrar kaymakamlığa oradan emniyete, hastaneye …

Yani yivsiz silah almak necip Türk basınında kimilerinin zannettiği , ya da avcı karşıtı ve silah karşıtı çevrelerin sıklıkla iddia ettiği gibi öyle basit iş değildir bu ülkede avcı olabilmek…

Peki ama bir yabancı elini kolunu sallıya sallaya gelip pasaportunu beyan edip parayı bastırıp istediği tüfeği alıp gidebilir mi ?

Cevap ne yazık ki evet…

Peki ama bu iş bu kadar kolay olmalımıdır bizim vatandaşımız bunca prosedüre uymak zorundayken ?

Amerika da yaşanan  11 Eylül  saldırılarının ardından tüm dünya da alınan önleyici güvenlik tedbirlerini düşündüğümüzde artık bu devir de bir konsept değişikliğine gitme mecburiyeti ihtiyacı vardır bence…

Peki ne yapılabilir ?

Ülkemize gelen turistler belki de ülkelerinde silah almak ehliyetine haiz kişiler olmayabilirler, örneğin bu Libyalı saldırganın babası İstanbul Emniyetinde verdiği ifade de oğullarının psikolojik sorunları  olduğunu iddia etmiş basından öğrendiğimize göre…

O zaman müsaadenizle benim çok kolay iki çözüm  önerim var…

Ülkemize turistik amaçla gelen yabancılar eğer Avrupa Birliğine üye ülke vatandaşı iseler sorun yok çünkü AB mevzuatı gereği eğer avcı iseler onlardan European Firearm Pass E.F.P.  yani AB de geçerli olan silah pasaportu ibrazı istenebilir. İbrazın ardından belge kayıtları ve pasaport bilgilerinin işleneceği fatura beraberinde ülkemizden ayrılırken hava meydanı terminalindeki gümrük çıkış kapısında silahlarını emniyetten teslim alma mecburiyeti getirilebilir.

AB üyesi olmayanlar ise beğendikleri silahı pasaport bilgilerinin ibrazı sonrası kesilecek fatura sonrası satın aldıkları yivsiz silahları çıkış yapacakları hava meydanı terminalindeki gümrük kapısında teslim alarak ülkelerine götürebilirler.

Her iki durumda da silahı satan imalatçı yada iş yeri fatura kopyası ile birlikte turistin beyan ettiği gümrük kapısına silahı fatura kesim tarihinden itibaren 24 saat içinde teslim ederek sorumluluğunu yerine getirmesi sağlanabilir…

Uluslararası mevzuat gereği hava yolu taşımacılığı kuralları açısından zaten gerekli güvenlik tedbirler alındığı için seyahat güvenliği açısından da hiçbir tehlike oluşmaz, silahı satın alan turist içinde muhtemel bir gecikme veya güven sorunu yaşanmaz…

Hem ülkemizdeki silah imalatçı ve satıcılarımız mağdur olmaz, hem  ülkemiz ekonomisi bu sebepten bir döviz girdisi kaybetmez hem de  en önemlisi kamu güvenliği olası benzer tehlikelerden korunmuş olur…

Ne dersiniz ?

Yaşar Burak Uslu  

Gönder