Hep söylenir ya ‘ avcı olunmaz, avcı doğulur’ veya herkes avcı olamaz avcılık ayrıcalıktır diye , peki doğrumudur bu laflar …?
Laf diyorum farkındaysanız , hani eskiler ‘lâf-ı güzâf’ derlerdi ya o kabil yani …
Lafa la peynir gemisi yürümediği gibi laf la avcı da olunmaz , ha avcı olduğunu sanabilir kişi ya da kendini topluma öyle tanıtabilir ama , ‘ayine si iştir kişinin lâfa bakılmaz’…
Şimdi birisi de kalkıp diyebilir efendim ne yani kursa gidiliyor sertifika aldanıyor, devlete de her sene vergi, harç ödeniyor yasalara göre de Avcı sayılıyoruz da , yine de Avcı olamadık mı sana göre …?
Valla o kurs ve sertifika konusunu pek açmayın derim öncelikle çünkü bugün merkezi sistemle yeniden bir imtihan yapılsa ‘teskere’ alacak adam sayısı ne çıkar bilinmez …
E hep anlatıp duruyorsun ya Türkler tarih boyu Avcıydılar diye televizyon da aylardır bu ne perhiz , bu ne lahana turşusu dediğinizi duyar gibiyim…
Sevgili dostlar her devri kendi şartları ve değer yargılarına göre kabul etmek gerekir , geçmişte insanlar et ihtiyaçları için avlandılar , nüfuz azdı , yerleşim azdı , savaşlar ve tabi afetler dışında yaban hayatını tehdit eder bir şey yoktu ki , şimdi öyle mi? Daralan doğal alanlar , yaban hayatı kaynakları , sanayi ve teknolojinin yarattığı insan kaynaklı zararların geri dönüşü artık hiç kolay değil .
Şimdi diyeceksiniz ki avcının günahı ne , ne zarar verebilir ki zirai ilaçların , sanayi ve evsel atıkların yanında…?
Haklısınız bu saydıklarımın yanında avcı kaynaklı oluşabilecek tehdit yok denecek düzeydedir ancak işte asıl nokta budur , Avcı zarar değil fayda verecek bir odak olmalıdır , yok eden değil arttıran , tahrip eden değil onaran , tükettiğinden kat be kat fazlasını üreten , ürettiren olmalıdır . Kaynağın yönetiminde görev almalı hatta , sorumlu olmalıdır.
Avcının tanımı artık Doğa Korumacı dır dünyada , peki bizim dışımızda beylik laflar edip ‘avcı olunmaz , avcı doğulur’ dan başka söz bilmeyen ‘boş ver ben avıma bakarım’ deyip işe gelince sırra kadem basan , ama lafa gelince sırayı kimseye bırakmayan başka bir Avcı toplumu var mıdır dünya da …?
Ben söyleyeyim yoktur , Afrika da ki aslan avcısı Masai’ler dahi doğa korumacı olduysa varın siz halimizi düşünün…
Peki nerede yanlış yapıyoruz , bak işte Avcı Sivil Toplum kuruluşları artmaya başladı , her bölge de Federasyonlar kuruluyor , avcılarımız birleşiyor , bilinçleniyor , işte daha ne istiyorsun diyebilirsiniz .
Benim dileğim , özlediğim , hayalini kurduğum tablo , niye avlandığını , doğa da ekosistem içerisindeki yerini bilen ve bunun gereklerini yerine getiren , gelecek kuşaklara daha yaşanabilir bir çevre ve zengin bir yaban hayatı mirası bırakabilecek , bu uğurda elini cebine atan , başkalarından ve devletten beklemeyip inisiyatif alan , iş yapana engel değil destek olan , Cenab-ı Allah’ın (c.c.) bizi ne diye yarattığının farkında olan bir avcı toplumudur .
Hayal mi , dünyaya bakarsak hayır hiç de hayal değil sadece ‘Avcı doğulmayıp , Avcı olunacağının ‘ farkına varırsak, çağdaş bir Avcı olmanın ayrıcalığını hissedersek mümkün olabilecek bir tablo …
Yani laf değil icraat ile beylik sözleri bırakarak …
Bakî selamlarımla…
Yaşar Burak Uslu
Not : Ülkemiz de oldukça sınırlı sayıda bulunan ve kamuoyumuzun takdirini kazanmış ; Av ve Yaban Hayatı için , çevre koruma için canla başla çalışan dernek ve sivil toplum örgütlerini , Avcılık federasyon ve derneklerini tenzih ederim , onlar başarılı çalışmaları zaten gururumuzdurlar ve her türlü takdiri hak ediyorlar , hepsini tenzih ederim.