Sevgili dostum, dünyalar Efendisi, avlanma kurallarına, MAK kararlarına bire bir uyan Ali Birerdinç bile isyan ettikten sonra, demek ki isyan etmeyen kalmamış diye düşündüm.
MAK toplantıları herkesin bildiği gibi 21 üyeden oluşuyor. 21 üyeden dokuzu bölge temsilcisi. 1 özel avlak temsilcisi, 1 federasyon temsilcisi. Aslında bölge temsilcileri sağlam durursa çoğunluk avcılardan yana gibi görünüyor. Ama hiçbir MAK toplantısında sağlam duramadı. Diyeceksiniz ki sağlam dursa ne olur? MAK iptal olur yeniden yapılır 1 veya 2 çürük mutlaka bulunur.
Avcılık hayatımın 40 senesini yanlışları düzeltmek, avcıya doğru yolu gösterebilmek için harcadım, çaba sarf ettim. Doğru bildiğim şeyleri de kendi kendime icat etmedim. Araştırdım, okudum, dinledim, öğrendim. Avcılık denince eli tüfekli cani zanneden hayvan sever lobisi ve medyası Bakanlık üzerinde öylesine etkili ki birlik olamayan, lobi oluşturamayan avcılık camiası devamlı ezilmeye, hor görülmeye mahkum oluyor
Şayet 7 gün av serbest olursa, avcı olmayanın yaptığı hesap;
7 gün X 52 hafta X12 bıldırcın = 4380 adet bıldırcın hesabı oluyor. Bir dalda 5 kuş vardı. Bir tüfek attım ikisini vurdum. Dalda kaç kuş kaldı? 3 dediğimiz zaman, tüfek patlayınca dalda kuş mu kalır diye büyükler bizimle dalga geçerlerdi ya. Aritmetik problemi olarak ilk okul çocuğuna bunu sorsanız, “olur mu yahu bir insan her gün ava gidebilir mi” diye problemi yanlış ilan eder. Yanlış hesap Bağdat’tan döner derler ama bizde dönmüyor işte. Bizler daha birbirimize girelim. Yok federasyon, yok konfederasyon. Avcılar birliğini oluşturmayalım.
MAK’ da bir sene verilen hak ertesi sene geri alınıyor.
Kanımca burada 3 şık var.
Bürokratlar Sayın Bakan tarafından MAK toplantılarına tembihli katılıyorlar, avcının isteğini hiç kale almıyorlar.
O kadar çok avcılığı biliyorlar ki karşılarında oturan bölge temsilcileri de eli tüfekli caniler.
Hayvan severler lobisi ve medya tüm mantıklı avcı isteklerinin önüne geçiyor.
Sayın Müsteşar MAK toplantısında bir yıl önce avcıya verilen ek bir gün avlanma hakkı için çok eleştiri aldıklarını söyledi. Ama kimlerden bu eleştiriyi aldıklarını ısrarcı olmama rağmen bir türlü söylemedi. Bu da demektir ki yukarıda yazdığım şıklar beni doğruluyor. MAK toplantılarında avcılar için isteklerim yüzünden istenmeyen adam ilan edildiğimi biliyorum. Öylesine ki, yaşça benden küçük olmasına rağmen bayram tebrik mesajıma bile cevap gelmiyor. Oysa konuşmalarıma başlamadan önce bu isteklerin yaşı 60 ı geçmiş kendim için değil tüm avcılar için olduğunu belirttiğim halde.
O kadar çok avcılık için çabaladım ki artık usandım ve yoruldum. Bu yorgunluk bedenen değil ruhum yorgun. Bundan böyle avcılıkla ilgili hiçbir panele, konferansa, tartışmaya katılmayacağımı, avcılıkla ilgili hiçbir beyanatta bulunmayacağımı, hiçbir fikir ileri sürmeyeceğimi beni seven, sevmeyen, izleyen, izlemeyen, okuyan, okumayan tüm avcılara, avcı olmayanlara duyuruyorum. Ara sıra belki anılarımdan yazılar yazabilirim. Hoşça kalın, hepinize rasgele.
NOT: “4 çil kekliği 2 adet yazan raportör” diye yazdığım ama aslını öğrendiğim için MAK toplantısında raportörlük yapan Sebati Bey’e bir özür borcum var. Hepinizin huzurunda özür diliyorum.
Mehmet ARPAZ