Konuştuğum her avcı aynı şeyleri söylüyor; “Ben bu avcılığı bırakacağım…”
Bürokrasi, eziyet, yasaklar… Şimdi de BELİRSİZLİK!
Hepsine bağlı olarak avcılığı bırakan veya bırakmayı düşünen, tüfeğini temizleyip duvara asan avcılar…
Ne olacak avcılığın hali?
Yakın gözlüklerimi çıkarıp, yorgun gözlerimi hafifçe ovaladım, gözlerimi kısıp camdan dışarı baktım, Mayıs ayına gelmemize rağmen doğanın bereketli yağmuru var.
Köşe başında görünen caddede trafik kilit olmuş. Kornalarına basan sürücüler isyan halinde… Uzunca bir süredir beklemekten yılmış insanlar.
Durakta bekleyenlerin halleri perişan.
Son günlerde Ankara kulesinde avcılığın ne olacağı, nereye yama olacağı tartışılıyor.
Avcılığın bürokrasi ağı…
Bakın avcılığın bağlı olduğu resmi kurum silsilesine;
Türkiye Cumhuriyeti Çevre ve Orman Bakanlığı, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Av Yaban Hayatı Daire Başkanlığı, Av Yaban Hayatı Geliştirme Şube Müdürlüğü…
Ne kadar çok bürokrasi var değil mi?
Sakın şu anki Daire Başkanlığı’mız ve personeli kendilerinden memnun olmadığımız sonucunu çıkarmasınlar, zira kendilerini ve özverili çalışmalarını takdirle karşılıyoruz.
İlle de “AV ve AVCILIK”ta bir yapılanma olacaksa diye ekleyelim;
Neden ATICILIK ile aynı kefeye konulan AVCILIK? Neden hala bir yama? Anlamak mümkün değil… Atıcılık bir spor, avcılık ise hobi, yaşam biçimi… Fakat bir araya sıkışmış ve aynı gibi görünse de farklı iki dünya…
Bir düzene oturtulmaya çalışılan devlet organları için, Türkiye’nin en büyük ve kalabalık topluluğu tarafından yapılan avcılık için kolları sıvama vakti gelmiştir.
Kendi adını, “avcı” kimliğini taşıyan; AVCILIK VE YABAN HAYATI KORUMA GELİŞTİRME DAİRE BAŞKANLIĞI adı altında tek bir daire başkanlığı kendi içinde oluşturulan şubeleriyle daha derli toplu çalışacaktır.
Türk Avcılığı, gerektiği şekilde, Türkiye ve dünyada temsil edilecektir.
Dünyada bir çok ülkede avcılık, devlet destekli, büyük önem verilen, azımsanmayacak gelirler sağlayan bir sektör haline gelmiştir.
Ülkemizde ise, yeni gelişmeye başlayan Trofe Avcılığı, bağlı olarak yabancı avcıların ülkemize gelmesiyle av turizmi giderek daha da önem kazanmaktadır.
Devlet için büyük bir gelir kaynağı olma özelliğini barındıran avcılık…
Yeniden yapılanmaya giden devlet organlarının pastadan pay alma yarışı, paralı avlakların kontrolü, yabancı av turizminin gelişmesi, vergi gelirlerinin artmasını da göz önüne alan bürokratlar avcılığı kendi dairesinde, yani AVCILIK ve YABAN HAYATI KORUMA GELİŞTİRME DAİRE BAŞKANLIĞI çatısı altında örgütlemelidir.
Bu iş için de en uygun bakanlık Çevre ve Orman Bakanlığı’dır. Başka bir düşünce her şeyi yerle bir eder.
Avcılığımızın yeni bir yapıya kavuşturulması, şu anki durumuna benzer bir bürokrasi anlamına gelecekse, hasılı; avcılık kaybetme korkusundan, gelecek endişesinden, kibirden, ruhsuz hazlardan uzaklaşamayacaksa, bulunduğumuz yerde kalalım daha iyi!
Çünkü bu yola çıkmak umutsuz ve umarsız bir çaba olur avcı toplumu için!
Diliyorum avcılık kendi zemini üstünde inşa edilmiş, kendi kendine yeten doğru bir sistemle buluşturulur.
Avcıya yama olmak yakışmıyor.