Bütün zamanlarda insanlar eğilip bükülmüş, orasını burasını hayalindeki ideal vücuda uydurmaya çalışmış.Bu insanî faaliyet, eskiden fonksiyonel olurdu. Örneğin fiziği iyi olan askerler ve köylüler, zor koşullar altındaki işlerini daha kolay yapardı.
Artık başarının anahtarı, ince bir belde ya da halk arasında ''bira midesi'' diye tabir edileni değil de ütü tahtası gibi düz ve sert olan bir karındaymış gibi görünüyor...
Sağlam kafanın sağlam vücutta olacağı antrenman kültürü fena bir yatırım sayılmaz.
İşler sağlıklı olmaktan çıkıp,beden bir objeye dönüşüyorsa orada eksik olan bir şeyler var demektir. Belki de kimi yoksullukları gizleme kültürü? Bu sanatın sonbahara girerken yavaş yavaş, kışla birlikte aniden kaybolmasına aldanmayın.
Baharın müjdecisi birinci cemrenin suya düşmesiyle kışlık mantolar-paltolar ve büyük hacimli kazakları dolaplara kaldırıp kendinizi şööyle bir hafiflik içinde hissetmenizle birlikte ideal vücut kültürü de yeniden yeşerip saçılmaya salonlara ,parklara, sokaklara taşınmaya başlar. Çünkü önünüz yaz...
Artık, ''sel basma'' deyimiyle, gazete ve dergiler su altında kalır.Kilo verme metotları, beli zayıflatma tüyoları, yeşillikten yiyecekler, kestirme yoldan aşırılıklardan kurtulma, sayfalardan oluk oluk akar. Güneşte yanmış ince belli kadınlar, şişkin kaslı erkekler ve mutlu çift pozlarıyla dolu ”sağlık” ekleri,( battaniye, paket çorba, çocuk maması, jilet vb. verdikleri zamanı özledik.) selinde; komplekse kapılıp ne yöne kulaç atacağınızı bilemez hale gelir,itfaiyenin uzatacağı merdiveni beklersiniz.
Millet olarak,kurtarılacak biri olduğu zaman ölümüne de olsa yardımına koşarız.Bu konularda,eşi benzeri görülmeyen bir yaratıcılığımız var.Sonucu çoğu zaman ölümle bitse de! Homojenliğimizin bu yanı çok değerli.Kim ne derse desin.
Dış görünüm fetişizmi ve ”ideal vücut avı” toplumda öyle bir hal alır ki, vücudun başka fonksiyonları olduğu unutulur. Bu av türü insanı rahatlatıyor gibi görünür ama ''yanıltıcı'' dır. Bazen, bir dostunuza, sevdiğinize vakit ayırıp kulak vermenize dahi fırsat bırakmaz..
Ne kadar ince belli, bol pazılı olursanız olun mutlaka hep bir eksik, değiştirmek istediğiniz bir şeyler oluyor. Bir yanınız aşırı antrenmandan sertleşirken diğer yandaki bir fazlalığı hangi metotlarla gidersem, diye yine gazete ve dergilere dönersiniz.
Tam ideal olanı yakaladım derken, bakarsınız bu kez yeni ölçüler revaçta.
Mükemmel olanı yok.İnsan vücudu da her şey gibi değişken. Bu gün küçük olan yarın büyür, ya da tersi. En doğrusu,bu sevdadan vazgeçip,elde ne varsa onunla dağ taş demeden yürüyüp,ufak tefek kusurlar modernlik belirtisidir deyip geçmek.Doğrusu,avcılığın en iyi yanı bu lüksüdür.
İstanbul'un göbeğinde mikrofon gezdirip, belki de ortalamayı temsil ediyordur diye(!) ince belli kızlara ve yağız delikanlılara ”Hitler'in komutanlığındaki Almanya, İsrail ile savaşa girse sizce kim kazanır?'' diye sormuşlar. On kişinin onu da farklı cevap vermiş. Hani, ben bu konuya hakim değilim. Diyen. Yani, nasıl söylesem, gönlüm Almanya'dan yana. Diyen. Vallahi, buralı değilim, misafirliğe geldik. Diyen. Uzat uzata bildiğin kadar.Hitlere dair bir tek kelime söylenmemesi stüdyodakileri hayrete düşürüyor! Yani, vücut sağlam!.Kafa büyükçe bir soru işareti...
Stüdyolara insanları karşılıklı oturtup,''tavşan kaç,tazı kovala.'' misali oturum kültürüne katlanmakta ayrı bir dert...
Yıllar önce bir büyük avcı İstanbul'un göbeğinde tiyatroculara Nazi subayları elbisesi giydirip, yoldan gelip geçenlerin kimliğini sordurmuş:
Galiba % 74'ü tepki göstermeden, kimliğini göstermiş...
Ekrem abi,
Av eti vücudun en iyi dostu.Tabi ki,servis edilirken yanında bol kalorili soslar,pirinç,patates ve makarnaya dikkat edilirse.Bu etlerin yanında çok yararlı kök bitkili sebzelerden bir ratatoulle(Fransız usülü) uyar.
Ekmeksiz yapamayız diyorsanız:
Yufka ekmek kültürüne katkı.Hem doğada hem de evde yapması kolay...
Biraz kalınca yufka ekmek(6-8 adet) için malzeme:
3 desilitre ılık su.
2 yemek kaşığı eritilmiş tereyağı.
1 yemek kaşığı tuz.
8-10 desilitre un.(buğday,çavdar,yulaf,vb. değişik unlar olabilir.Organik un tercih.)
Baharat seçimi serbest (kimyon,anason ve rezene kullanırsanız hazmı kolaylaştırır sağlıklı olur, formu korur).
Yapılışı:
Eritilmiş tereyağını ve tuzu suyla karıştırın Unu ekleyip kulak memesi yumuşaklığında bir hamur yapın. Hamurdan kopardığınız yuvarlak pazıları oklava veya elinizle açın. Saç, soba, hatta şömine ateşinde (tava da olabilir) pişirilebilirsiniz.
Ekmekleri ince yaptıysanız yüksek ısıda iki tarafını da 30 saniye ile bir dakika arasında; biraz kalınca iseler, düşük ateşte göz kararıyla pişirirsiniz.
Yanına da,Ekrem abiden bir istek....