YABAN MAMA YABAN STORE YABAN TUR KURUMSAL PROGRAMLAR YAYIN AKIŞI REKLAM İLETİŞİM ALBÜM VİDEO İLANLAR FORUM
ANASAYFA ÇEVRE DOĞA SPORLARI KÖPEK & AV & ATICILIK YELKEN & DENİZ BALIK & OLTA PET CLUB TARIM 4X4
yazılar Ana Sayfa
ALİ COŞAR - İSVEÇ
editor@yabantv.com

Google Facebook Del.icio.us Digg Favorilerime ekle Arkadaşına gönder Yazdır
HOLLYWOOD... (Yeni)

1896 yılında Fransız fizikçi,Becquerel röntgenle uğraşırken kazara bir ışın keşfediyor.Demek ki:Bu ölçü birimi oradan geliyor.Daha sonra Einsten'in: İçinde ışığın sabit hızı olan formülü ile buluşan bu keşif dünyayı ''nükleer'' kavramı ile tanıştırıyor.

Bu yeni enerji,refah toplumunun sembolü,geleceğin manifestosu olarak ta görülüyor.

Taa ki... Savaşta (ikinci dünya) kullanılması ile insanlık bir,''Siyah Kuğu'' görene kadar.

Kuğu'yu gören,İsveçliler ilk nükleer santrallerini Başkent Stockholm'ün 25 metre dibinde yerin altına kuruyorlar!.

Ortalık yatıştıktan sonra, fütürist(gelecekçilik) akımlarına kapılıp sahillere kendine has gösterişli mimarisi olan dev nükleer santraller kuruyorlar.Suya yakınlık biraz da soğutma amaçlı...

1980 yılında yapılan halk oylaması ile bu santrallerin peyderpey tasfiye edilmesine karar veriliyor...

Daha sonra dünyadaki kaza konjoktürüne göre tekrar üretime soktukları reaktöleri var.

İlk kullanıcı ülkeler arasında sayılan İngiltere'de: Santralleri şefaflık hissi versin diye binalarını camdan yapıyorlar.Şefaflıkta manzaradan yararlanıp üst katları restoran yapma fikri dahi konuşulmuş.

Böylece Nükleer mimari tartışmaları da başlıyor.Herhangi bir ülkede,her alanda olduğu gibi...

Amerika'da 40'lı yıllarda, atom çevre dostudur,hatta korur, iyileştirir,nükleer enerjiyi uçaklarda kullanalım.

Kuzey Kutbunda bir atom bombası patlatarak dünyanın daha sıcak ve rutubetli  iklime kavuşmasına yardımcı olalım,türünden kitaplar yayınlanmış. (The real story of atomic energi...Atomic energy in the coming era...) Gibi.

Zaman gösterdi ki,buzulların erimesi baş ağrısı yapıyor.En başta Amerikan ordusunda.

Bu iş için özel  programları ve ayrılmış bir bütçeleri var.Kuzey Kutbu bölgesi için.

Fazla mal göz çıkartmaz diyeceksiniz.Rutubet fazlasının insan sağlığından çevreye olumsuz etkileri sayılmayacak kadar çok.

1953 yılında Amerikan Cumhurbaşkanı Eisenhower,''Bütün atomlar barış için'' diyerek,nükleer enerji santrallerine sempati ile bakılmasına epey çaba göstermişti.

Nükleer enerjinin sivil kanadı(aydınlatma) ile,askeri kanadı(yok etme)arasındaki farkı anlamakta hâlâ zorlanıyoruz.

Neredeyse küçüklük kompleksi oluyor.

Başkan,atomun,yakıcı yıkıcı gücünün barışçıl amaçlara nasıl dönüşeceğine  kamuoyunu hazırlamak istemişti.

Nerede o dünyaa...

Patlamalar,yangınlar,savaşlar ve çevreye verilen zararlar...

''Faydalarına'' insanları ikna etmek  pek kolay olmadı.O gün bu gündür zorlanmayan yok.

Sektörün kendisi dahi ikna edecek kapasitede değil.

Nükleer santrallere karşı olanlar,(özellikle bizimkiler) Nükleerin,sivili de,askeriyesi de,aynı çekirdeğin birer parçasıdır, pek fark etmiyor.İnsanlığı,doğayı,güvenliğimizi tehdit ediyor,çayımızı zehirliyor gibi sözler ediyorlar...

Çekirdeğin yarılma denkleminde; sağdaki kütlenin,soldaki kütleden noksan olması! Bu noksanlığın da muhtemelen enerjiye dönüşmüş olmasını hesaba  katmaz isek:

Silahlı kanat taktik amaçlı, taşınabilir hafiflikte:Uzaylılar,dinazorlar,cinler dünyayı bastığında;doğa ve çevre dostu,diğer canlılara zarar vermeyen tamamen koruma amaçlı yardım ve sürdürülebilir bir dünya için...

(Bulundurma ruhsatlılarda zaten problem yok!.)

Sonumuz ile kurtarılmamız arasında böylesine ince bir sınır var.

Dünya dönerken takılacağı,tökezleyeceği bir yer olursa!, Göbeğinde,hafiften bir atom bombası patlatılacak.Göbeğe fazla ağırlık vermeden hareket ettirilmesi sağlanacak...

Tıpkı,''The Core'' filminde olduğu gibi...

Ya da yıl 2057.

''İnsanlık güneşin her geçen gün giderek yok olmasını izliyor.''

Bütün umut,ikarus uzay gemisindeki kadınlı erkekli 8 kişide.Görevleri güneşi tekrar harekete geçirecek olan nükleer başlığı taşımak..

Tıpkı,''Sunshine'' filminde olduğu gibi...

1990'ların ortalarından itibaren,gösterimde olduğu sürece,gişe rekorları kıran-felaket film-türü Amerika'da hep ön planda olmaya başladı.''Independence day'',(Kurtuluş Günü.)  efekt dalında Oscar kazanmış,oynadığı yıl.

''Armageddon''.'''Deep impact'',''The core'',''Sunshine'' gibi filmlerin  konusu:

Felaketlere karşı,nükleer silah ile dünyayı kurtarma sanatı!.â la John Wayne usulü felaketlerin üstesinden gelen bombalı kahramanlar...Bu silahların çevreye zararı ''kısmi'' ayrıca kontrol edilebilir.Ateşi, sadece düştüğü yeri yakıyor.

Bir şehir bombalandıktan sonra,radyoaktif artıklar hiç problem olmuyor.

O sıralar,Çin,Rusya,Hindistan ve 30'a yakın başka ülke yeni yeni nükleer reaktörler kurmakla meşgul. Nükleer santrallerdeki bu rönesansın nedeni:

Çevre kirliliği ve küresel ısınmaya neden olan;kömür,gaz,petrol gibi zararlılara alternatif kaynak yaratma çabaları...

Pratik ve etik olarak  sorun çok kolay değil fakat çözümsüz de değil.

2001-2009 yılları arasında,George W Bush yönetiminin,biraz da filmlerin etkisi ile nükleer silahların,''Teröre karşı savaşta'' taktik amaçlı kullanılmasını tartıştığı biliniyor.

Bu uydurma dünyalar,o kadar doğal ortamlarda geçiyor ki, bombalar da gerekli imiş gibi sunuluyor.

İnsanın, sadece,sinema,tv, internet aracılığı ile yaşadığı,onun dışında görmediği tanımlayamadığı hadiseler vardır.Nükleer savaş gibi..

Atom çekirdeği nasıl parçalanır? Ne bilenimiz,ne edenimiz,ne de görenimiz var.

Tecrübemiz olmadı!

Bir aktif radyodur,duyar dururuz...

İşte,popüler kültür, gerçek ile fantezi arasındaki böylesi  boşluklardan yararlanıyor.

Ekrem abi,

Bu tür filmler,dijital oyunlar,kitaplar, bir politikanın parçaları...

HOLLYWOOD bize atomu sevdirmeye çalışıyor.

Sen yinede karamsar olma.

''Terminator'',''Beyond thunderdome'' gibi,böyle bir savaştan kurtulanları anlatan filmler var.

''China syndrome'',''Silwood'',''Wargames'',''The day after''...

İsveçlilerin Çernobil’den hemen sonra yaptığı,Offret(Kurban)gibi filmler var.

Bunlardan bazıları polemikler içerse de:Nükleer enerjiye körü körüne ve iyi niyetle bağlanmanın başımıza neler açacağı anlatılıyor.Zamanlama olarak ta,nükleer kazalardan, hemen sonra çekilen filmler bunlar.

Anlayacağın,etki-tepki meselesi.

Şimdi,deprem ve tsunami ile,''Siyah kuğu'' bir daha göründü.

Hayalet bir şehir, çatlaklara beton,olmadı,talaş.Yine olmadı,gazete kağıtları basılarak durdurulmaya çalışılan radyoaktif sızıntılar.

(Kurşun dökseler ya! Diyeceksin,Caponların bir bildiği vardır.)

Bulutlar üzerimize kadar geldi,teğet geçti,,''Japonların acısı bizim acımızdır'' Pakistanlı teröristlerin ellindeki silahları düşünmek dahi kâbus.İran'daki barışçıl amaçlı.İsrail'de varda bizde niye olmasın Alman'larınki güvenilir,söylemleri arasında herkes nükleer hanelerinde ne yazılı ise çıkarmaya başlayacak.

Tartışmalar yeniden alevlenecek.

Dünyadan doğadan inanılmaz bir tempoda:Hep,''büyüme oranı'' istiyoruz.

Büyüdükçe daha büyüğünü,daha büyüğü...

Büyüme'nin hızı,ancak dağıtıma sıra geldiğinde bir ''parçacık'' yavaşlıyor.

Buna,Ne kömür,ne petrol,ne gaz,ne nükleer,ne de tüp dayanır.

Bize de,dünyamızda,kafamızda, atom nasıl parçalanır?,Diye muhasebe yapmak düşer.

Adamın biri,diğerine,''Yahu şu uçak denilen varlık,içinde insan, eşya kanatlanıp uçuyor,kafam bir türlü almıyor''.Demiş.

Arkadaşı da,''Sendeki de merak mı? Şu fındığı,etrafında bir tek delik bırakmadan! çikolatanın içine koyuyorlar ya, bir türlü anlamış değilim!.'' diyor.

Ekrem abi,

Çocukluğunda içine kapanık olan,çok hayaller kuran Einsten,fotoğrafını çekmeye gelen,Mardinli bir fotoğrafçıya,'' Annem sanat ile çok ilgili de,ışığa dikkat etme hissin bana,dünyanın en büyük fotoğraf sanatçısı olacakmışsın gibi bir his veriyor!.'' diyor.''olacakmışsın gibisi'' biraz fazla.Bir bilsen kimler gelmiş,kimler geçmiş...

Senin deyiminle,..zenginin malı,züğürtün çenesini yorarmış.

Görüşmeyene kadar türkü isteğinde bulunmuyorum.Bir deneme yapalım.

Özledim de...

AC.

yorumlar (1) Yorum Yaz
 

HUNTERSTAR 4/26/2011 1:44:43 PM
Birbirlerine saygısı olmayan, hoş görüsüz, ukala, hazımsız insanlar ile dolu olan dünyamızda. Ben de tüm insanlarımız da biraz hoş görü, biraz anlayış, biraz da saygı olmasını isterdim. Yazınız için teşekkürler.
 
diğer yazıları
 

Müfetttiş ( Yeni) 5/21/2012 9:49:18 AM

ZLATAN İBRAHİMOVİÇ ( Yeni) 4/19/2012 6:47:20 PM

TACİR (Yeni) 4/12/2012 6:24:06 PM

BAŞKIR'dan BALİ'ye (Yeni) 3/27/2012 9:56:18 AM

Nereye (Yeni) 3/6/2012 4:51:29 PM

KÜBA (Yeni) 2/18/2012 10:13:44 AM

Keloğlan ( Yeni) 2/7/2012 12:04:25 PM

HEMŞERİM ( Yeni) 1/23/2012 3:51:05 PM

Koreli ( Yeni) 1/13/2012 10:05:38 AM

İstihbarat ( Yeni) 1/2/2012 5:22:41 PM

AV ETİ ( Yeni) 12/28/2011 5:10:16 PM

ÖRDEK... (Yeni) 12/14/2011 8:39:15 AM

ÇEVRE BAKANI 11/27/2011 6:35:53 PM

AV-KADIN-KÜLTÜR 11/16/2011 10:13:20 AM

ÖCÜ... 10/24/2011 1:56:35 PM

AFRİKA'NIN TABİAT ANASI (Yeni) 10/6/2011 6:47:59 PM

KITLIK ( Yeni)... 9/21/2011 11:26:43 AM

ENİK... (Yeni) 9/6/2011 11:40:58 AM

KELEBEK... (Yeni) 8/26/2011 7:01:54 PM

Civciv... (Yeni) 8/8/2011 9:38:16 AM

Papağan 7/19/2011 3:10:20 PM

PENGUEN... (Yeni) 6/27/2011 3:54:20 PM

Global Ölüm (Yeni) 6/12/2011 10:47:05 AM

PENCERE... 5/27/2011 11:33:08 AM

VÜCUD (Yeni) 5/14/2011 1:10:16 PM

SİYAH KUĞU... (Yeni) 5/1/2011 2:29:24 PM

Kapris... (Yeni) 4/4/2011 10:14:10 AM

FEMİNİST... (Yeni) 3/19/2011 10:41:39 AM

SEVDİKLERİNİZİN BAŞI İÇİN... 3/4/2011 1:20:34 PM

YEMEN'DE DEVRİM: BİTKİLİ Mİ, BİTKİSİZ Mİ? (Yeni) 2/16/2011 2:34:41 PM

MÜBAREK MISIR MI, İKLİM Mİ ? (Yeni) 2/5/2011 3:01:45 PM

TUNUS... ( yeni) 1/31/2011 12:46:06 AM

WİKİLEAKS... (Yeni) 1/21/2011 9:38:18 PM

ÖLÜM... (yeni) 12/27/2010 11:35:44 PM

DÜNYA İKLİM ZİRVESİ 12/15/2010 5:17:52 PM

MAVİ KUŞ (Yeni) 12/8/2010 5:55:35 PM

KARL MARX ve AV (YENİ) 11/22/2010 3:56:33 PM

BALONLU İNEKLER (YENİ) 11/7/2010 9:41:38 PM

KONTES (Yeni) 10/27/2010 2:26:56 PM

TELESKOP (YENİ) 10/11/2010 3:03:07 PM

KANADA KAZI (Yeni) 9/28/2010 7:56:33 PM

İKİ AVCI TİPİ (Yeni) 9/17/2010 5:11:37 PM

DOLUNAY ve KURTLAR (YENİ) 9/7/2010 10:29:02 AM

DÖRT KADIN ve BİR JAPON (2) 8/31/2010 10:05:51 AM

DÖRT KADIN ve BİR JAPON(1) (YENİ) 8/21/2010 11:10:19 AM

İKİ KADIN AVCI ve KIRK YILLIK HATIR (YENİ) 8/9/2010 12:09:55 PM

FRANSIZ DEVRİMİ, AV ve KADINLAR (YENİ) 7/29/2010 10:56:57 AM

EFES'TE AV TANRIÇASI...(YENİ) 7/21/2010 10:15:26 AM

KÜÇÜK KARGALARIN EVLİLİK YEMİNİ (YENİ) 7/14/2010 11:52:54 AM

ASKER, AVCI VE KARŞITLARI (YENİ) 7/6/2010 11:38:40 AM

 
yazılar
Nazife Yıldız SÜKAN Nazife Yıldız SÜKAN
O BENİM AVCI ÇAKIR DAYIMDI (Yeni)

Ali Birerdinç Ali Birerdinç
YETER ARTIK, OCAKLAR SÖNMESİN (Yeni)

DR. ALİ BÜRKEV DR. ALİ BÜRKEV
Değerler ve Doğrular

Mehmet Arpaz Mehmet Arpaz
ELİ ÖPÜLESİ TÜM ANALARA ( Yeni)

Ömer Borovalı Ömer Borovalı
2+1 Sorunu Üzerine… İLAVE YASAKLAR (Yeni)

YAŞAR BURAK USLU YAŞAR BURAK USLU
KENDİNİZE GELİN BEYLER…(Yeni)

ALİ COŞAR  - İSVEÇ ALİ COŞAR - İSVEÇ
Müfetttiş ( Yeni)

Zir MüH. H. Ozan Erzincanlı Zir MüH. H. Ozan Erzincanlı
Süpermarketlerde İyi Gıdaya Erişim Mümkün mü? -Yen

Öğr.Gör.İlhan Deveci Öğr.Gör.İlhan Deveci
YERLİ AVCI ( Yeni)

Aykut Soytutan Aykut Soytutan
AV KÖPEĞİNDE AÇILMA SORUNU (Yeni)

NESRİN ÖZÇELİK NESRİN ÖZÇELİK
PARİS'TE AV VE DOĞA MÜZESİ (YENİ)

Cem KARABAY Cem KARABAY
AH ŞU KURALLAR (Yeni)

MUSTAFA HELALPARA MUSTAFA HELALPARA
Deveye Sormuşlar Boynun Neden Eğri ?(yeni)

Kamil Üçbaş Kamil Üçbaş
Yanlış Hesap AB'den Döner (Yeni)

ALPER GÜNGÖR - İSVEÇ ALPER GÜNGÖR - İSVEÇ
Semercioğlu’na Bir Mektup da Benden ( Yeni)

Dr.Serhat TORUN Veteriner Hekim Dr.Serhat TORUN Veteriner Hekim
AVCILIK ve TEKNOLOJI (Yeni)
hepsi

Bu sitede yer alan okur yorumları, forum içerikleri, üye resim ve videoları, üyelerin kendi kişisel görüşleridir. YABAN'ı bağlamaz.Bu sitede yer alan haber, yorum, okuyucu görüşleri, forum içerikleri, resim, video ve her türlü içerik kaynak gösterilerek dahi kopyalanamaz, hiç bir surette kullanılamaz. 

Anasayfa     Albüm     Video     Forum     İlan / 2.El     Üye Girişi     Yaban Store
Çevre     Doğa Sporları     Köpek & Av & Atıcılık     Yelken & Deniz     Balık & Olta     Pet Club     Tarım     4X4
Kurumsal     Programlar     Yayın Akışı     Reklam     İletişim