%100 Doğa Outdoor Yaşam Etiği

Yazarlar

Anasayfaya git Sonraki yazara git Önceki yazara git
  • Kişi beğendi
  • Yazı Boyutu :
    Yazıyı Büyüt Yazıyı Küçült
  • Paylaş :

AVCILIĞIMIZDA YENİ YAPILANMA "3" (Yeni)

Ömer Borovalı
info@yabantv.com

ORMAN BAKANLIĞI’NA  ve  MAK'a GEÇİŞ DÖNEMİ ÖNERİM 

Son senelerin çok kullanılan bir ifadesi var “win-win” yani ”kazan-kazan”. Bütün tarafların kazançlı çıkmasını ifade eden bir terim. Artık bugünkü dünyamızda iş çevrelerinin çok önemsediği iş yapmaya yaklaşım biçimi. Bütün tarafların kazançlı çıkmasını hedefleyen bir yapılanma ile işin yürütülmesi.

Avcılığımıza da, yaban hayatımızın korunmasına da bir iş olarak bakmak zorundayız. Bir tarafın sadece hükmettiği diğer tarafların da hükümranın müsaadesi nispetinde istifade ettiği ve/veya süründüğü bir oluşuma son verilmelidir.

Dikkat ederseniz diğer taraflar diyorum. Biri avcılar, diğeri de yaban hayatıdır.

Burada hükmeden tarafın bakanlık olduğu tabii ki ortadadır. Yalnız  sürünmekten bakanlık da nasibini almaktadır. Av ve yaban hayatının yöneticisi olarak, bakanlık, diğer taraflardan biri olan avcıları gerektiği biçimde işin içine sokamamaktadır. Gereği olan bilgi, beceri, esneklik ve uyumluluğu buna yetmemektedir. Zira bilindiği gibi ve benim de birçok yazı ve konuşmamda belirttiğim gibi, pek çok dış ülkede “av ve yaban hayatı yönetimi” eğitimi üniversitelerde dört yıllık bölümdür ve bu işleri yöneten bakanlık ve avcılık birimleri yöneticileri bu eğitimi almış kişilerdir. Bizde dört yıllık bu eğitimi vermek için üniversitelerin bazılarından giden taleplere rağmen YÖK tarafından hala izin verilmeyen bu bölüm açılamamaktadır.

Bu konuda eğitim görmüş hiçbir elemanı bulunmayan bakanlığın, dar görüş açısı içinde avcılığı ve yaban hayatını organize etmeyi üstlenen daireleri de, olması gereken çağdaş yapı ve uygulamaya gidemediğinden (her ne kadar çok iş yaptıkları inancı içindelerse de, kişisel olarak çok az sayıda elemanla çalışıp hakikaten çok çalışıyor olsalar da) son derece kısıtlı ve çağdaş uygulamaları sağlayacak gerekli bütçeleri de sağlayamamaktadırlar.

Diğer bir taraf olan yaban hayatı da bu yetersizlikten nasbini tabii ki almaktadır. Gerek bakanlığın yetersiz uygulamaları ile MAK’ın isnatsız ve yasaklamakla çözüme gitmeyi amaç edinen içine kapalı politikaları yaban hayatının kötü gidişinde önemli rol oynamaktadır. Buna tabii avcıların kontrolsüz ve insafsız kaçak avlanmaları ve sanayiciler, belediyeler, köylüler, tarımcılar ve  şehirli tüm vatandaşların, kısaca toplumun duyarsızlığı da tabii ki eklenmelidir. Yok edilen araziler, sanayi atıklarıyla kirletilen akarsular, göller, vs.,vs. Her halde avcılar değil yaban hayatını süründürenler.

Bu gidişattan kurtulmak için av ve yaban hayatımızda yeniden bir yapılanma modelini oluşturmalıyız.  

Türkiye genelinde av bölgeleri belirlemeli

Bakanlıkça belirlenecek yeni av sistemi, bakanlık, avcılık kuruluşları ile köylerin işbirliği ile uygulanmalı.

Birkaç haftadır “TAŞ TAŞ ÜSTÜNE” programımızda değişik bölgelerin avcılık federasyon başkanları ile MAK’a doğru başlığında MAK’tan beklenti ve önerilerini konuşuyoruz. Ancak görülen o ki bu sene de değişen bir şey pek olmayacak gibi. Zira, avcılarla birlikte hareket etmesi gerekenler onlar değilmiş gibi bakanlık yetkilileri planladıkları, yapmak istedikleri ve hazırladıkları MAK taslağında avcılara hep kapalı. Kendi başlarına kararlar veriyorlar, yanlışına doğrusuna bakmadan hüküm veriyorlar. Bu değişmedikçe de ne avcılardan kendileri memnun, ne avcılara onlardan memnun, ne de köylü memnun.

Onun için de yukarıda bahsettiğim gibi bir kazan-kazan formülü geliştirerek her üç tarafı da memnun edecek bir uygulamanın yollarını bulmamız gerektiği inancındayım.

Bu aşağıdaki önerimin de başlangıçta her ilde pilot bölgeler oluşturarak deneme yanılma metodu ile hatalarını da düzelterek uygulanabilirliği ve kapsamının da daha geniş alanlara yayılmasını öneririm.

Köy muhtar ve ihtiyar heyetleri ile avcılık derneklerine sorumluluk yükleyecek, Avcılık Dairesi ile işbirliği yaptıracak ve karşılığında da maddi gelir sağlayacakları bir öneri sunuyorum.

Uçar avlarının bazılarında limitler avcıyı kaçağa sevk edecek sayılardan makul sayılara çıkartılarak taban limitler belirlensin. Ayrıca bir de tavan sayısı belirlensin. Arasındaki beher adet için MAK tarafından bir ücret belirlensin. Taban sayının üstünde vuran o ücreti, avın yapıldığı yol üzerindeki en yakın köyün muhtarlığına makbuz karşılığında yatırsın. Muhtarlığın alacağı bu para köyün olsun. Yol kontrollerinde bedeli yatırılmamış fazla av için bedelin 10 katı ceza tahsil edilsin. Bu alınan ceza da yakalayan ekip ile avın yapıldığı köy muhtarlığı arasında paylaşılsın. Bu bir başlangıçtır, uygulamadaki yanlışlar bakanlık avcılık dairesi tarafından düzeltilir. MAK kararlarında bununla ilgili madde olur. Tabii ki av da bütün dünyada olduğu gibi haftada 7 güne çıkarılsın.  (Örnek: Keklik limiti 4 ad/gün olsun. Tavan sayı da 8ad/gün. Yıllık av pulu ile günlük 4 ad limiti vurulabilsin. Günde 8 vuran avcı, MAK tarafından belirlenecek Keklik için 15 TL/ad x 4ad.=60TL  bedeli en yakın köy muhtarlığına ödesin. Ödemeden giden yakalandığında 10 misli ceza ödesin) Tabii bu ödeme ile ilgili daha pratik öneriler de yapılabilir. Ama para kesinlikle doğrudan köy muhtarlığına makbuz mukabili ödensin.

Böyle bir uygulamaya başlanması, köylerin meralarındaki ava sahip çıkmalarına da bir başlangıç oluşturur bakanlıktan da gerekli bilgi desteği sağlanarak.  Arada tabii köylerin kendi avcılarının durumu var. Bu yukarıdaki önerim buna henüz bir çözüm getirmiyor. Ama, köylerin kendi meralarının ava cazip hale getirilmesi kazancı, kendi avcılarını da zaman içersinde bir nizama tabi tutacaktır diye düşünüyorum. Her şeyin bir seferde düzelmesini de beklememek lazım.

Benim çok önemli bulduğum bir önerimdi bu. Geçen sene MAK’da tartışılmasından pek de ümitli değildim. Nitekim tartışılmadı da. Ama bu önerimi zaman zaman masaya yatırıp, daha detaylandıracak tartışmaları hazırlamak istiyorum. Zira bana göre hemen kolaylıkla sadece Bakanlık ve MAK kararıyla yönetmelik, kanun gerekmeden uygulamaya geçirilebilecek bir öneri. Uygulamalarında görülecek aksaklıklar da çok kolaylıkla değiştirilebilecek, düzeltilebilecektir.

Bakanlık kazanacaktır, zira av ve yaban hayatında yeni ve çağdaş tarafların içinde yer aldığı bir yapılanmaya gidilecektir.

Avcılar kazanacaktır. Bu değişiklikle kendileri Avcılık dairesi ile işbirliğine girmiş olacaklar ve avcılıklarının kendi iyilikleri için yapılanmasında rol almış olacaklardır.

Köylümüz kazanacaktır. Çünkü kendi meralarındaki av kimsesizlikten kurtulacaktır. Kendi kontrolünde ve verdiği önem nispetinde de köy kasasına para akışı sağlanacaktır. Başta bundan fazla bir şey beklememelidir. Ancak verdiği değer, bakanlıktan alacağı üretim projeleri, av hayvanı arttırma çalışmaları ile de avcıların geldiği ve paralar bıraktığı meralara sahip olacaktır.

Ve tabii yaban hayatı kazanacak ve bu bakanlık, avcı ve köylü işbirliğinden yeni sürdürülebilir avcılık sayesinde korunmasındaki etkenler güçlenecektir.

Daha iyi bir avcılık hayatı ve daha verimli bir yaban hayatı için çalışalım.

Bu önerimi veya alternatif başka önerilerinizi yabantv.com'a forum bölümünde “AVCILIĞIMIZDA YENİDEN YAPILANMA” başlığı altında tartışalım.     

Gönder